Erzurum'un sözlü mirasını koruma çağrısı: Aşık Kerem, Yunus Emre, Dede Korkut ve Köroğlu

Murat Ertaş, Aşık Kerem, Yunus Emre, Dede Korkut ve Köroğlu'nun Erzurum'un sözlü kültür mirasının önemli unsurları olduğunu ve korunması gerektiğini söyledi.

Yayın Tarihi: 10.08.2026 15:47
Güncelleme Tarihi: 10.08.2026 15:47

Erzurum'un sözlü mirasını koruma çağrısı: Aşık Kerem, Yunus Emre, Dede Korkut ve Köroğlu

Erzurum'un somut olmayan kültür varlıkları:

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurum'un yalnızca taşınmaz mirasa değil, kent tarihini biçimlendiren sözlü ve manevî kültür öğelerine de sahip çıkması gerektiğini vurguladı. Ertaş, bu kapsamda toplumun kolektif belleğinde yaşayan âşık, destan ve tasavvuf geleneğine mensup isimlerin genç kuşaklara aktarılmasının zorunlu olduğunu belirtti.

Ertaş, TDED şubesi tarafından yürütülen çalışmaların örneklerini hatırlatarak Aşık Kerem üzerinden başlatılan anlatım ve yayın faaliyetlerine dikkat çekti. EİT 2025 Turizm Başkenti Erzurum etkinlikleri çerçevesinde bir yıl boyunca gerçekleştirilen anlatımların yanı sıra, yönetim kurulu üyesi Selim Adım tarafından hazırlanan Âşık Kerem Erzurum’da isimli kitabın EBB yayınlarından yayımlandığını söyledi. Ayrıca Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından Kerem ile Aslı’nın buluştuğu noktaya bir anıt dikildiğini hatırlattı.

çalışmalar ve somut adımlar:

Ertaş, Aşık Kerem örneğinde olduğu gibi kent belleğini canlı tutacak etkinlik, yayın ve anıtlaşma çalışmalarının artırılması gerektiğini söyledi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi, STK'lar, üniversiteler ve kültür kuruluşlarının iş birliği ile sürekli anma programları, anlatı geceleri ve eğitim projeleri düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Bu çabaların hem yerel turizme katkı sağlayacağını hem de kültür mirasının sürekliliğini temin edeceğini belirtti.

köroğlu, dede korkut ve yunus emre bağlantıları:

Ertaş, Köroğlu'nun Türk destan geleneğinde geniş bir coğrafyaya yayılan bir figür olduğunu, Anadolu'dan Azerbaycan'a, Balkanlar'dan Türkistan'a kadar uzanan varyantları bulunduğunu söyledi. Bu bağlamda Erzurum'un Köroğlu anlatılarında merkezi bir konuma sahip olduğunu, kentteki bazı mekân adlarının ve halk anlatılarının bu bağlantıyı güçlü kıldığını aktardı. Ertaş, halk hikâyeciliğinin 1990'lara dek kahvehanelerde sürdüğünü ve 'Hekatçı Behçet Emi' olarak bilinen Behçet Mahir ile âşıkların Köroğlu hikâyelerini anlattığını hatırlattı.

Benzer biçimde Dede Korkut hikâyelerinin coğrafi dağılımına bakıldığında doğuda Nahçıvan, batıda Bayburt ve Trabzon, kuzeyde Abhaza ve Ahıska, merkezde ise Erzurum hattının öne çıktığını söyledi. Ertaş, Pasin Ovası ve Yağan yakınlarındaki Avnik Kalesi'nin (bugünkü adıyla Güzelhisar) Dede Korkut anlatılarında önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.

Yunus Emre ile ilgili somut izlerin de Erzurum'da bulunduğunu belirten Ertaş, Tuzcu'daki makamın ve Tuzcu kabristanındaki Yunus Emre ile hocası Taptuk Emre kabirlerinin yan yana oluşunun, köy adlarındaki 'Emre' kökenlerinin bu ilişkiyi desteklediğini söyledi. Bu veriler ışığında Yunus Emre'nin Erzurum ile güçlü bağları olabileceğini dile getirdi.

geleceğe taşınması için öneriler:

Ertaş, kent kültürünün canlı tutulması için yapılması gerekenleri şöyle özetledi: kurum, kuruluş, yerel yönetimler, üniversiteler ve STK'ların düzenli programlar, seriler, yayınlar ve anma etkinlikleri planlaması; okullarda ve kültür merkezlerinde sözlü tarih çalışmalarının desteklenmesi. Böylece Aşık Kerem, Yunus Emre, Dede Korkut ve Köroğlu gibi isimlerin yeni nesillere aktarılabileceğini ve Erzurum'un kültür turizmine kazandırılabileceğini söyledi.

Sonuç olarak Ertaş, somut olmayan kültür varlıklarının korunmasının sadece geçmişin hatırlanması değil, kent kimliğinin ve yerel ekonominin sürdürülebilirliği açısından da kritik olduğunu belirterek, kapsamlı ve sürekli projeler yürütülmesi çağrısında bulundu.

TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİ BAŞKANI MURAT ERTAŞ YAPTIĞI AÇIKLAMADA ERZURUM’UN SOMUT OLMAYAN...

TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİ BAŞKANI MURAT ERTAŞ YAPTIĞI AÇIKLAMADA ERZURUM’UN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜR VARLIKLARINA SAHİP ÇIKAMADIĞINI VURGULAYARAK, SADECE TARİHİ YAPILARIN VE DOĞAL GÜZELLİKLERİN DEĞİL ŞEHİR TARİHİNDE KÜLTÜREL HAYATIN EN ÖNEMLİ YAPICILARI OLAN İNSAN HAZİNESİNİN DE YENİ NESİLLERE TANITILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.