Erzurum'da pabuçlarıyla kurbağaların sesini susturan kadının mezarı

Erzurum Ulu Cami batı duvarı bitişiğindeki Pabuçlu Kadı kabri, kurbağaların sesini kesen pabuç kıssasıyla biliniyor; araştırmacı Taner Özdemir anlatıyor.

Yayın Tarihi: 01.11.2026 10:44
Güncelleme Tarihi: 01.11.2026 10:47

Erzurum'da pabuçlarıyla kurbağaların sesini susturan kadının mezarı

Pabuçlu Kadı'nın kabri ve konumu:

Erzurum Ulu Cami'nin batı duvarına bitişik alanda yer alan kabir, yerel hafızada Pabuçlu Kadı adıyla anılıyor. Mezar, şehrin manevi değerleri arasında sayılıyor ve adının çıkışına ilişkin anlatılan kıssa, bölge halkının hafızasında güçlü bir simge haline gelmiş durumda.

Araştırmacı-yazar Taner Özdemir, tarihi kabrin başında yaptığı açıklamada mezarın bulunduğu yeri ve adın nasıl yerleştiğini aktardı. Rivayete göre Osmanlı döneminde Erzurum'a kadı olarak atanan bu kişinin sade görünümü, ilk karşılaşmada beklenen saygıyı görmesini engelliyor; zamanla kent ileri gelenleriyle kurduğu ilişki ve gösterdiği olağanüstü hâller ise hayatına farklı bir boyut kazandırıyor.

Kurbağa kıssası ve pabuçların rolü:

Köy ağalarının Ulu Cami'ye yaptıkları iade-i ziyarette gündeme gelen mesele, şehir çevresindeki sazlıklardan yükselen kurbağa seslerinin uyku ve huzuru bozması üzerine başlıyor. Söylenenlere göre Karasu Nehri'nin taşmasıyla oluşan sazlıklarda geceleyin çıkan sesler halkı rahatsız etmektedir.

Özdemir'in aktardığı şekilde Kadı Efendi, gelen şikâyete tebessümle cevap veriyor ve meşhur sözüyle ilgilileri şaşırtıyor: "O iş kolay, ben de zor bir şey isteyeceksiniz sandım. Al şu benim pabuçlarımı o kurbağaların olduğu gölün kenarına bırak. Kurbağalara da de ki: Kadı şimdilik sadece pabuçlarını gönderdi, ilerleyen zamanlarda kendisi de bizzat buraya gelecek." Köylüler pabuçları sazlık kenarına koyduklarında, anlatıya göre kurbağaların sesi bir anda kesiliyor; sudan en ufak bir çıtırtı bile duyulmuyor.

Halk üzerindeki etkisi ve kabri korunması:

Yaşanan bu olay kısa sürede Erzurum ahâlisi arasında yayılıyor. Kıssanın duyulmasıyla birlikte, ilk dönemlerde sade kıyafeti ve görünüşü nedeniyle fazla dikkat çekmeyen kadı, halk nazarında büyük bir keramet sahibi olarak tanınıyor ve Pabuçlu Kadı olarak nam salıyor. Rivayette şahsın gerçek adı unutularak lakabı kalıcılaşıyor.

Kadı Efendi'nin Erzurum'a adanmışlıkla yaptığı hizmetler ve bıraktığı manevi miras, vefatının ardından da unutulmaması için mezarının onarılarak korunmasını beraberinde getiriyor. Bugün kabir, hem şehir kültüründe anlatılan bir öykü hem de yerel belleğin sakladığı kutsal bir mekân olarak ziyaret edilebiliyor.

Bu anlatı, sadece bir keramet hikâyesi olmanın ötesinde, Erzurum toplumunda kişisel tevazu, toplumsal saygı ve manevi otoritenin nasıl inşa edildiğine dair ipuçları sunuyor. Özdemir'in sahada aktardıkları, kıssanın metin ve mekân ilişkisini koruyarak günümüze taşındığını gösteriyor.

TARİHİ KABİR

TARİHİ KABİR

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.