Erken tanı ve çağdaş tedaviler çocukluk çağı lösemilerinde yaşamı kurtarıyor

Prof. Dr. Volkan Hazar, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası'nda erken tanı, modern tedavi protokolleri ve toplumsal desteğin çocukluk lösemilerinde hayat kurtardığını vurguladı.

Yayın Tarihi: 02.11.2026 10:13
Güncelleme Tarihi: 02.11.2026 10:13

Erken tanı ve çağdaş tedaviler çocukluk çağı lösemilerinde yaşamı kurtarıyor

giriş:

Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Çocuk Onkolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Volkan Hazar, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında çocukluk çağı lösemilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hazar, erken tanı ve çağdaş tedavi yaklaşımlarının hastaların yaşam süresi ve kalitesi üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekti.

löseminin çocukluk çağındaki yeri:

Prof. Dr. Volkan Hazar, çocukluk çağı kanserleri içinde en sık görülen türün lösemi olduğunu belirtti. Hazar, löseminin kemik iliğinde kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıktığını ve her yaşta görülebilse de özellikle 2-5 yaş arasındaki çocuklarda daha sık rastlandığını ifade etti. Ayrıca çocukluk çağı lösemilerinin yaklaşık yüzde 80'inin akut lenfoblastik lösemi (ALL) olduğunu aktardı.

tanı ve uyarıcı belirtiler:

Erken dönemde hastalığın fark edilmesinin tedavi başarısında büyük rol oynadığını vurgulayan Hazar, ailelerin dikkat etmesi gereken belirtileri sıraladı: dinlenmeyle geçmeyen halsizlik, ciltte solukluk, nedeni açıklanamayan veya uzun süren ateş, vücutta kolay morarmalar, sık tekrarlayan burun ya da diş eti kanamaları. Ayrıca kemik ve eklem ağrıları, karın bölgesinde belirgin şişlik ve boyun, koltuk altı ya da kasık bölgesinde lenf bezi büyümeleri de dikkat gerektiren bulgular arasında yer alıyor.

Hazar, bu şikayetlerin her zaman lösemiye işaret etmediğini, farklı hastalıklardan da kaynaklanabileceğini ancak belirtiler uzun sürüyorsa ya da birden fazla şikayet bir arada bulunuyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Erken değerlendirme ve doğru tanı sürecinin önemi bir kez daha altını çizdi.

tedavi yaklaşımları:

Hazar, modern tedavi yöntemleri sayesinde çocukluk çağı ALL tanılı çocuklarda uzun süreli sağkalım oranlarının yüzde 85-90 seviyelerine ulaştığını söyledi. Bu başarıda uygun kemoterapi protokolleri, hastanın risk grubuna göre düzenlenen tedaviler ve kapsamlı destekleyici bakım uygulamalarının rolü büyüktür. Gerekli durumlarda hedefe yönelik tedaviler ve bağışıklık sistemine yönelik yöntemlerden de yararlanılabildiği vurgulandı. Tedavi başarısının, löseminin türüne, biyolojik özelliklerine ve tedaviye verilen yanıta göre değişebildiği not edildi.

sosyal destek ve bağışların önemi:

Hastalık sürecinin yalnızca ilaç tedavisinden ibaret olmadığını belirten Hazar, enfeksiyonlardan korunma, dengeli beslenme ve psikososyal desteğin tedavi sürecinin ayrılmaz parçaları olduğunu ifade etti. Çocukların eğitimden, oyundan ve sosyal yaşamdan mümkün olduğunca koparılmaması gerektiğini söyledi. Ayrıca löseminin bulaşıcı bir hastalık olmadığını ve hastalığın ortaya çıkmasında aile davranışlarının sorumluluğu bulunmadığını özellikle vurguladı.

Kan, trombosit ve kök hücre bağışlarının lösemiyle mücadelede hayati bir yerde olduğunu hatırlatan Hazar, toplumun bilinçlenmesi ve gönüllü bağışların artmasının önemine dikkat çekti. Sağlık çalışanları, aileler ve toplumun birlikte hareket etmesinin tedavi sürecine katkı sağlayacağını belirterek, toplumsal dayanışmanın hasta çocukların tedavi sürecini güçlendireceğini söyledi.

PROF. DR. VOLKAN HAZAR

PROF. DR. VOLKAN HAZAR

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!