Prostat sağlığında farkındalık ve erken müdahale önem taşıyor
Fırat Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunç Ozan, prostat hastalıklarının toplumda geniş kitleleri etkilediğini ve özellikle erken tanı ile tedavi başarısının arttığını belirtti. Prostat sorunları iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor; iyi huylu olanlar prostat büyümesi ile prostatit, kötü huylu olan ise prostat kanseri olarak tanımlanıyor.
iyi huylu prostat sorunlarının belirti ve yönetimi:
Prostatit, genç yaş grubunda daha sık görülen bir tablo olup akut ya da kronik olarak seyredebiliyor. Akut prostatit genellikle ani başlayan, idrar yaparken yanma, kasık ağrısı ve idrar yapma güçlüğü ile karakterize gürültülü bir tablo. Zaman içinde kronikleşebilir; şikâyetler dönemsel olarak azalıp artabilmektedir. Tedavi seçenekleri arasında yaşam tarzı düzenlemeleri ve uygun farmakoterapi yer alıyor. Genç hastalar başlangıçta belirtileri hafife alabilse de idrar yapmada zorluk artınca hekim başvurusunda bulunuyorlar ve doğru yönetimle yaşam kalitesi iyileştirilebiliyor.
Öte yandan iyi huylu prostat büyümesi (BPH) daha çok 50 hatta 60 yaş üzeri erkeklerde görülüyor. Bu durumda başlıca yakınmalar idrar yapmada zorlanma, sık idrara çıkma ve bazen idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Tedavi genellikle önce ilaçla başlıyor; gerektiğinde kombinasyon tedavilerine geçilebiliyor. İlaçla yeterli yanıt alınamazsa cerrahi yöntemler gündeme geliyor; cerrahi seçenekler prostatın büyüklüğüne ve konumuna göre kapalı ya da açık teknikler olarak değerlendiriliyor.
prostat kanseri taraması ve erken tanının önemi:
Prostat kanseri, erkeklerde belirli yaşlardan sonra sıklığı artan bir kanser türü olup Prof. Dr. Ozan’ın vurguladığı gibi erken evrede tamamıyla tedavi olabilecek bir hastalık grubuna dahil ediliyor. Bu nedenle farkındalık kritik öneme sahip. Ozan, tüm 60 yaş üzeri erkeklerin semptomlarını dikkatle izlemeleri ve düzenli olarak üroloji kontrolüne gitmelerini; ayrıca 40 yaşından itibaren genel yıllık taramalara katılmalarını öneriyor.
Yıllık taramalar genellikle parmakla makat bölgesinden yapılan prostat muayenesi ve prostat spesifik antijen ölçümü olan PSA testi şeklinde yapılıyor. Bu taramalar sonucu şüphe duyulursa ek tetkikler istenebiliyor. Farkındalık arttıkça hastaların doktora başvurma sıklığı yükseliyor, erken tanı konan hasta sayısı çoğalıyor ve bunun sonucunda hastalıksız sağ kalım süreleri artıyor.
Sonuç olarak Prof. Dr. Tunç Ozan, prostat hastalıklarında hem iyi huylu hem de kötü huylu tabloların doğru değerlendirilmesi ve yaşa uygun taramaların düzenli yapılmasının, hastaların konforunu ve sağkalımını olumlu etkilediğini belirtti. Erken şüphe halinde ürolojiye başvurmanın önemine dikkat çekti.
PROF. DR. TUNÇ OZAN