15 Eylül hatırlatması: belirtileri önemseyin
VM Medical Park Samsun Hastanesi Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Şahin Balçık, 15 Eylül Dünya Lenfoma Farkındalık Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, lenfomanın erken tanısının tedavi başarısı ve uzun dönem yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Lenfoma halk arasında "lenf kanseri" olarak anılsa da, temelinde lenfosit adı verilen kan hücrelerinin lenf bezlerinde kontrolsüz çoğalması yatıyor ve hastalık her yaşta, çocukluk çağında da görülebiliyor.
Belirtiler ve ayırt edici işaretler:
Doç. Dr. Balçık, lenfomanın sık görülen belirtilerinin başka sorunlarla karışabileceğine dikkat çekti ve şu bulguların ciddiye alınmasını önerdi: boyun, koltuk altı veya kasıkta enfeksiyonla ilişkilendirilemeyen ağrısız şişlikler, açıklanamayan ateş, pijama veya çarşaf değiştirmeyi gerektirecek düzeyde gece terlemeleri ve diyet uygulanmadığı halde yaklaşık 6 ay içinde vücut ağırlığının yüzde 10 kadar istemsiz kaybı. Bu bulguların tek başına lenfoma anlamına gelmediğini, ancak kalıcılık veya ilerleme halinde hekime başvurmanın önemini hatırlattı.
Tanı erken dönemde konduğunda avantajlar:
Erken başvurunun hastalık evresinin saptanmasını kolaylaştırdığını belirten Doç. Dr. Balçık, erken evrede tanı alan uygun hastalarda daha az sayıda tedavi kürüyle başarılı sonuçlara ulaşılabildiğini, bunun da tedaviye bağlı uzun dönem yan etkilerin azalması anlamına geldiğini söyledi. Bu nedenle hastaların şikayetleri fark ettiklerinde zaman kaybetmeden değerlendirme isteyerek hareket etmelerini önerdi.
Lenf bezlerindeki büyümenin nedeninin enfeksiyon, inflamasyon veya başka kronik durumlar olabileceğini, bu nedenle tek bir muayene ve gerektiğinde görüntüleme ve kan tetkikleri ile izleme yapılmasının doğru yaklaşım olduğunu vurguladı.
Tedavi yaklaşımlarında gelişmeler sürüyor:
Lenfomalar genel olarak Hodgkin ve Hodgkin dışı gruplarda sınıflandırılıyor. Doç. Dr. Balçık, son yıllarda tanı ve tedavi seçeneklerinde önemli ilerlemeler olduğunu, kemoterapinin yanında hedefe yönelik ilaçların ve hücresel tedavi yöntemlerine yönelik çalışmaların tedavi yelpazesini genişlettiğini ifade etti. Bu seçeneklerin hastalığın türü ve evresine göre tek başına veya kombine olarak kullanılabildiğini belirtti.
Sonuç olarak Doç. Dr. Balçık, uzun süren veya ilerleyen şikayetler söz konusu olduğunda hekime başvurmanın erken değerlendirme ve etkin tedavi şansını artıracağını söyledi. Boyun, koltuk altı veya kasıkta geçmeyen şişlik, nedeni açıklanamayan ateş, yoğun gece terlemesi ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtileri olanların tıbbi değerlendirme yaptırması önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
DOÇ. DR. ÖZLEM ŞAHİN BALÇIK