Erdoğan: Küresel sistem iflas etti; BM Güvenlik Konseyi gibi yapılar çözümün parçası olmaktan çıktı

Erdoğan, Bosphorus Diplomasi Forumu'nda küresel sistemin işlevini yitirdiğini ve BM Güvenlik Konseyi benzeri yapıların sorunla bütünleştiğini söyledi.

Yayın Tarihi: 27.09.2025 18:33
Güncelleme Tarihi: 27.09.2025 18:33

Erdoğan: Küresel sistem iflas etti; BM Güvenlik Konseyi gibi yapılar çözümün parçası olmaktan çıktı

Erdoğan Bosphorus Diplomasi Forumu'nda küresel sistemin 'iflasını' ve Türkiye'nin sorumluluğunu vurguladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genç Diplomasi Derneğinin himayesinde Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu'nda konuştu. Forumun "Tarihin Işığında Diplomasi" üst başlığı ve "Soğuk Savaş" teması çerçevesinde yaptığı konuşmada, uluslararası siyasetteki değişimlerin ağır bir dönem yarattığını belirtti.

Küresel sistemdeki kırılma ve yapısal eleştiri

Erdoğan, küresel rekabetin arttığını ve belirsizlik ile istikrarsızlığın yayıldığını ifade ederek, krizlerin barışçıl yollarla çözülemediğinde siyasi ve ekonomik mücadelelerin insani trajedilere dönüştüğünü söyledi. Enerji güvenliğinden gıda zincirlerine kadar birçok alanda meydan okumalar yaşandığını kaydetti.

"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi bu tür mekanizmaların gayesi, savaşları önlemek, çatışmaları durdurmak, insani felaketlerin önüne geçmekti." Erdoğan, bununla birlikte bugün bu tür yapıların "çözümün anahtarı olması gereken yapılar sorunun parçası haline dönüştüğünü" ve "atalete mahkum ve mecbur edildiklerini" belirtti.

Konuşmasında, İkinci Dünya Savaşı sonrası galipler eliyle kurulan düzenin artık işlev ve itibar kaybına uğradığını, evrensel değerlerin rafa kalktığını ve uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğini dile getirdi. "Küresel sistem iflas etti." sözünü hamaset amaçlı söylemediklerini vurguladı.

Türkiye'nin bölgesel sorumluluğu ve insani yaklaşım

Erdoğan, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın bu sistemin yükünü omuzladığını ve bölgedeki krizlerin insanlığın gündemini domine ettiğini ifade etti. Komşuların sıkıntıları karşısında Türkiye'nin uzak duramayacağını, tarihi ve vicdani sorumluluk gereği çözüm üretme ve liderlik etme görevi olduğunu belirtti.

"Gönül coğrafyasına sırtını dönmemiştir. Dünyanın neresinden gelirse gelsin yardım çağrılarına kulaklarını tıkamamıştır." Erdoğan, Türkiye'nin yardımı din, mezhep veya kökene bakmadan sürdürdüğünü vurguladı ve Gazze, Yemen, Suriye, Sudan, Somali gibi yerlerdeki kayıpların Türkiye için derin birer yara olduğunu söyledi.

Dış politika yaklaşımı ve diplomasi vurgusu

Erdoğan, dış politikayı sıfır toplamlı bir oyun olarak görmediklerini, barış, refah ve istikrarın paylaşıldıkça büyüdüğüne inandıklarını belirtti. Bu doğrultuda Türkiye'nin binlerce yıllık devlet aklı, 500 yıllık hariciye geleneği, büyüyen ekonomi ve kurumlarıyla bölgedeki yangınları söndürmeye çalıştığını aktardı.

Konuşmasında Hazreti Mevlana'ya atfedilen bir sözü referans alarak, diplomasi ve iç-dış siyasette paylaşımcı yaklaşımı savundu: "Bir mum, diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez." Erdoğan bu anlayışın, çatışmayı büyütmek yerine birlikte kazanma odaklı bir diplomasinin temeli olduğunu ifade etti.

Erdoğan, başkalarının trajedilerinden medet ummanın vicdansızlık ve fırsatçılık olduğunu belirterek, Türkiye'nin bu yoldan ayrılmayacağını vurguladı.

(Sürecek)

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı