Erdoğan: Dışişleri Bakanlığı Yerleşkesi Temel Atma Töreni'nde 'Haklının güçlü olduğu bir dünya' vurgusu

Erdoğan, Bağlıca'daki temel atma töreninde Türkiye'nin 'haklının güçlü olduğu bir dünya' anlayışını, bölgesel dayanışma ve dış politika ilkelerini anlattı.

Yayın Tarihi: 17.09.2025 15:58
Güncelleme Tarihi: 17.09.2025 15:58

Erdoğan: Dışişleri Bakanlığı Yerleşkesi Temel Atma Töreni'nde 'Haklının güçlü olduğu bir dünya' vurgusu

Erdoğan, Dışişleri Bakanlığı Yerleşkesi Temel Atma Töreni'nde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bağlıca'daki Dışişleri Bakanlığı Yerleşkesinin Temel Atma Töreni'nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin dış politika önceliklerini ve uluslararası siyaset anlayışını paylaştı.

Uluslararası siyaset ve Türkiye'nin bakışı

Erdoğan, dünyanın giderek daha değişken, belirsiz ve öngörülmez hale geldiğini belirterek, "İçinde bulunulan bölgede her sabah gözlerin yeni bir krize açıldığını" söyledi. Hükümet olarak bu krizleri, çatışmaları ve belirsizlikleri milletin ali menfaatlerine halel getirmeden yönetmeye çalıştıklarını ifade etti.

"Türkiye, güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir dünyaya inanmakta ve böyle bir dünyanın mücadelesini vermektedir" sözleriyle ülkenin uluslararası ölçekteki duruşunu özetledi.

Diplomasi, işbirliği ve bölgesel çabalar

Erdoğan, Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya, Avrupa'dan Asya Pasifiğe kadar geniş bir coğrafyada istikrar ve işbirliğinin kökleşmesi için samimiyetle çaba harcadıklarını belirtti. Konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Gerektiğinde sesimizi yükseltiyor, hakkı haykırıyoruz. Gerektiğinde çatışan tarafları aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Gerektiğinde mekik diplomasisiyle krizleri daha fazla büyümeden çözmeye çalışıyoruz. Kimi zaman yumuşak gücümüzü kimi zaman da sert güç yeteneklerimizi kullanarak gelişmeleri ülkemiz lehine yönlendiriyoruz. Neticede her daim hakkın, hukukun, huzurun ve adaletin yanında yerimizi alıyoruz. Şunu dost düşman fark etmeksizin artık herkes gördü ve kabullendi."

Erdoğan, "Dünya beşten büyüktür tespitimiz, bu mücadelenin küresel ölçekte adeta sembolü haline dönüşmüştür" diyerek Türkiye'nin dost ve müttefiklerine yönelik dayanışma vurgusunu yineledi.

Yardım, savunma sanayi ve ikili işbirlikleri

Cumhurbaşkanı, deprem, sel gibi afetlerin yanı sıra egemenliği hiçe sayan mütecaviz eylemlere karşı Türkiye'nin hassasiyetini farklı vesilelerle ortaya koyduğunu belirtti. "Başları dara düştüğünde dost ve kardeşlere yardım elini uzatıyoruz" ifadesiyle Türkiye'nin yardım, savunma sanayi desteği ve ekonomik işbirliklerine atıf yaptı.

Diplomasi dili, kararlılık ve provokasyonlara karşı tutum

Erdoğan, dış politikanın önceliklerinin istikrarı korumak, huzuru büyütmek, barışı sağlamak ve kardeşlik bağlarını güçlendirmek olduğunu vurguladı. "Bizim boş lafla, mugalatayla, ucuz polemikle işimiz olmaz" diyerek şu noktaları aktardı:

"Bugün Türkiye, hem içeride hem bölgesinde kendi oyununu kurma ve bunu kimin ne dediğine bakmadan uygulama kudretine sahip bir ülkedir. Tıpkı usta bir satranç oyuncusu gibi her hamlemizi en ince detayına kadar planlıyor ardından soğukkanlılıkla hayata geçiriyoruz. Hiçbir tahrik bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır. Allah'ın izniyle tuzağa düşmeyiz, provokasyona gelmeyiz. Mikrofon ve klavye kabadayılarının kuru tehditlerine prim vermeyiz. Unutmayın, diplomasinin dili nezakettir. Türkiye'nin dış siyaseti de barış odaklıdır. Fakat bu demek değildir ki hadsizlikler karşısında susacak, sinecek veya geri adım atacağız. Asla."

Dayanışma ve Kudüs vurgusu

Zulme ve zalime boyun eğmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail'in vahşi saldırıları altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazzeli mazlumların yanında olmamızı kimse engelleyemez" dedi. Suriye'den Yemen'e, Lübnan'dan Katar'a kadar İsrail saldırılarından etkilenen tüm kardeşlerle dayanışma içinde olunacağını söyledi.

Erdoğan, asırlarca İslam'ın bayraktarlığını üstlenen bir millet olarak 400 yıl Kudüs-ü Şerif'e hizmetkarlık yapmanın şerefini yaşadıklarını belirterek, şu ifadeyi paylaştı: "'La ilahe illallah, İbrahim Halilullah' ifadesinde anlamını bulan hürmet, hikmet, hoşgörüyle bu övülmüş şehri tüm inanç mensupları için yüzyıllar boyunca bir barış ve esenlik yurdu haline biz getirdik."

(Sürecek)

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı