Erdoğan'dan BM kürsüsünde Filistin için dayanışma çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'nda, Abbas'ın salonda olamamasına rağmen Türkiye'nin Filistin'in 'özgür ve egemen devlet' sesini duyurmaya devam edeceğini açıkladı.

Yayın Tarihi: 22.09.2026 20:57
Güncelleme Tarihi: 22.09.2026 20:57

Erdoğan'dan BM kürsüsünde Filistin için dayanışma çağrısı

Erdoğan'dan BM kürsüsünde Filistin için dayanışma çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada mazlumların sesi olacak bir Genel Kurul temennisinde bulunarak oturumu açtı. Konuşmasında Genel Kurul Başkanlığı görevini tamamlayan Annalena Baerbock'a teşekkür etti, başkanlığı devralan Khalilur Rahman'a başarı diledi ve yaklaşık 10 yıldır BM Genel Sekreterliği görevini yürüten Antonio Guterres'e çabalarından dolayı teşekkür etti.

Filistin vurgusu:

Erdoğan, Filistin Devleti Başkanı Mahmud Abbas'ın üst üste iki yıldır salonda bulunamamasına değinerek bunun vicdanları yaraladığını söyledi. Konuşmasında "Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ayrıca, Filistin Devleti'ni henüz tanımamış ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısında bulundu.

Bu bölümde Erdoğan, Filistin meselesinin sadece bölgesel değil, uluslararası vicdanı ilgilendiren bir konu olduğunu vurgulayarak dayanışma ve tanıma çağrısını öne çıkardı. Sözleri, Genel Kurul kürsüsünden Filistin halkının hakları ve uluslararası hukuka vurgu yapan bir yaklaşım sergiledi.

Dünya barışı, çatışmalar ve BM eleştirisi:

Erdoğan, 26 Haziran 1945'te imzalanan Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın umut dolu sözlerine atıfla, "Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor" dedi. Son 12 ayın rapor edilen tablosuna işaret ederek, "geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti" değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasında çatışma bölgelerinin bilançosunu şöyle sıraladı: Gazze, Ukrayna, Rusya, Myanmar, Darfur, İran ve Lübnan başta olmak üzere toplam 250 bin insanın hayatını kaybettiğini, yüz binlercesinin yerlerinden edildiğini ifade etti. Gazze özelinde ise son üç yılda çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 74 bin kişinin "İsrail devlet terörünün kurbanı" olduğunu belirtti ve "Gazze halkı hâlen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor" dedi.

Erdoğan, Gazze ile ilgili çarpıcı ifadeler kullanarak bölgeyi "dünyanın en büyük çocuk kabristanı" ve "en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölge" olarak nitelendirdi. Sağlık altyapısına dair uyarıda bulunarak, Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlasının hizmet veremediğini hatırlattı.

Bu ağır tablo karşısında Erdoğan, "Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var" diyerek sert bir eleştiri yöneltti. Ayrıca, UNRWA gibi kurumlar üzerinden yürütülen faaliyetlerin hedef alındığını ve bunun bölgedeki insani yardım kapasitesini zayıflattığını savundu.

Uluslararası sistem ve gelecek kaygısı:

Erdoğan, Birleşmiş Milletler teşkilatının kuruluş amaçlarına atıfta bulunarak teşkilatın görevini icra edemeyecek hale getirildiği değerlendirmesinde bulundu: "Teşkilat, kan kaybetmeye devam etmektedir. Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletlere bağlamış olanlar derin bir hayal kırıklığı içindedir."

Konuşmasını uluslararası sisteme güvenin yeniden tesis edilmesi temasıyla ilişkilendirerek sonlandırdı. Bugünkü konfor ve güven ortamının kalıcı olmadığını hatırlatan Erdoğan, Genel Kurul temasını bu bağlamda "fevkalade isabetli" bulduğunu belirtti ve tüm tarafları çözüm arayışına çağırdı.

Genel Kurul konuşması, hem Filistin meselesine dair güçlü bir dayanışma mesajı hem de uluslararası kurumlara yönelik eleştirel bir değerlendirme içeren net bir siyasi duruşu ortaya koydu. Erdoğan'ın çağrıları, özellikle Filistin'in uluslararası tanınması ve insani yardım mekanizmalarının korunması konusunda dikkat çekici bir muhataplar listesi hedefliyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: "BİZLER, TIPKI GEÇEN YIL OLDUĞU GİBİ ÖZGÜR VE EGEMEN FİLİSTİN DEVLETİ'NİN...

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: "BİZLER, TIPKI GEÇEN YIL OLDUĞU GİBİ ÖZGÜR VE EGEMEN FİLİSTİN DEVLETİ'NİN SESİ OLACAK, FİLİSTİN HALKININ MÜCADELESİNİ BU KÜRSÜDEN DÜNYAYA DUYURMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Yazar
EDİTÖR

Mustafa Şahin

Adım Mustafa Şahin, 33 yaşındayım. İstanbul'da yaşıyorum. aksiyon.com.tr'de Gündem editörüyüm, uzmanlık alanım güvenlik ve savunma politikaları. Ciddi ve disiplinli biriyim. Okuyucularımıza derinlemesine analizler ve özel dosyalar hazırlamayı seviyorum.