zirvede temel mesajlar:
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'ne katıldı. Bayraktar, konuşmasında enerji dönüşümünün yalnızca temiz enerjiye geçiş değil; eş zamanlı olarak enerji güvenliği ve ekonomik dayanıklılık gerektirdiğini vurguladı.
enerji dönüşümünde üç öncelik:
Bayraktar, enerji politikalarının eş zamanlı hedeflere yönelmesi gerektiğini belirterek "Aynı anda üç kritik amacı gerçekleştirmek zorundayız. Birincisi, enerji arz güvenliğini sağlamak. İkincisi, ekonomimiz açısından önemli bir kırılganlık olmaya devam eden ithal enerjiye bağımlılığımızı azaltmak. Üçüncüsü ise, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz başta olmak üzere iklim taahhütlerimizi yerine getirmektir." ifadelerini kullandı. Konuşmasında ayrıca son dönemdeki küresel dalgalanmalara; pandemi, tedarik zinciri aksamaları ve jeopolitik gerilimlerin etkilerine dikkat çekti ve Avrupa doğal gaz fiyatlarındaki yükselişi hatırlattı.
yenilenebilirler ve elektrifikasyon:
Bayraktar, Türkiye'nin "güneş, rüzgar, hidroelektrik ve jeotermal kaynaklar bakımından önemli bir potansiyele sahip" olduğunu belirtti ve yenilenebilir kurulu gücün hızlı artışına işaret etti. Ancak elektrik talebinin ulaşım, sanayi ve binaların elektrifikasyonu ile önemli ölçüde yükseleceğini; bu nedenle sadece üretim artışının yeterli olmayacağını söyledi.
Bu bağlamda enerji verimliliğini de stratejik bir kaynak olarak tanımlayan Bakan, mevcut Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nın 2024-2030 döneminde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngördüğünü; sanayi, binalar, ulaştırma, tarım ve enerji sektörlerini kapsadığını aktardı. Ayrıca 2030 ile sınırlı kalmayacak daha iddialı bir üçüncü eylem planı üzerinde çalışılacağını duyurdu.
şebeke, depolama ve nükleer:
Bayraktar, artan yenilenebilir üretimin sisteme entegrasyonu için iletim ve dağıtım şebekelerinde büyük ölçekli yatırımların şart olduğunu belirtti: "Elektrik şebekelerimizin daha büyük, daha güçlü, daha akıllı ve daha esnek hale gelmesi gerekiyor." Şebekelerin yenilenebilir projeleri, depolama çözümleri ve elektrikli araç şarj altyapısını destekleyebilmesi gerektiğini vurguladı.
Nükleer enerjiyi de karbon içermeyen elektrik portföyünün vazgeçilmez bir unsuru olarak tanımlayan Bayraktar, "Nükleer enerji; güvenilir, büyük ölçekli ve düşük karbonlu baz yük elektrik üretimi sağlamaktadır" dedi ve mevcut nükleer programın sürdürüleceğini, küçük modüler reaktörler dahil yeni teknolojilerin yakından takip edildiğini ekledi.
depolama ve ulaştırmada dönüşüm:
Ulaştırmada elektrikli araç sayısının hızla artacağına dikkat çeken Bakan, bunun ülke çapında yaygın şarj altyapısı gerektireceğini söyledi. Batarya depolamanın ise şebekeyi dengelemekte ve değişken yenilenebilir üretimin entegrasyonunda kritik rol oynayacağına vurgu yaptı.
kritik mineraller ve küresel rekabet:
Bayraktar, enerji sisteminde iletim hatları ve bataryalar için gerektiği kadar önemli olan bir diğer hususun kritik mineraller olduğunu belirtti: "Nasıl ki 1800’lü yıllarda bir 'altına hücum' yaşandıysa, bugün de kritik mineraller için küresel bir yarış yaşanmaktadır." Bu minerallere erişemeyen ülkelerin yenilenebilir enerjiden veri merkezlerine kadar birçok alanda geride kalacağına dikkat çekti ve madencilik projelerinin finansmanının stratejik önemine işaret etti.
iklim direnci ve finansman çağrısı:
Bakan, altyapının artık geçmişin iklim koşullarına göre değil "gelecek on yılların iklim gerçeklerine" göre tasarlanması gerektiğini vurguladı: "Bugün inşa ettiğimiz altyapı, geçmişin iklim şartlarına değil, gelecek on yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanmalıdır." Aşırı hava olaylarının üretim, iletim ve dağıtımı doğrudan etkilediğini belirterek iklim finansmanının sadece emisyon azaltımını değil, aynı zamanda iklim direncini ve uyum yatırımlarını da finanse etmesi gerektiğini söyledi.
Bu hedeflere ulaşmak için kamu kaynaklarının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Bayraktar, özel sektör sermayesi, uluslararası finans kuruluşları, kalkınma bankaları ve uzun vadeli kurumsal yatırımcıların harekete geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Riski azaltan ve sermaye maliyetini düşüren finansman mekanizmalarının önemine dikkat çekti ve gelişmekte olan ekonomilere uygun maliyetli, uzun vadeli iklim finansmanı erişiminin hayati olduğunu söyledi.
Konuşmasını, enerji dönüşümünün ölçeği ve aciliyetine dikkat çeken bir çağrı ile tamamlayan Bakan Bayraktar, doğru finansman mimarisi kurulduğunda daha güvenli, daha rekabetçi ve daha temiz bir enerji sistemi inşa edilebileceğini belirtti. Programa İstanbul Valisi Davut Gül ile çok sayıda yerli ve yabancı davetli katıldı.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI ALPARSLAN BAYRAKTAR