Emine Erdoğan İstanbul'da "Bir Sofrada Miras" programına katıldı
İstanbul'da, "Türk Mutfağı Haftası" kapsamında düzenlenen "Bir Sofrada Miras" programına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi, büyükelçiler, konsoloslar ve sektör temsilcileri katıldı.
Etkinlik öncesinde Emine Erdoğan, organizasyon alanındaki "Birikim Mutfaktan", "AnadoludaKİLER", "Bereketli Hilal Sofrası", "Şark Sofrası", "Kardeşlik ve Birlik Sofrası", "Yörük Sofrası", "Karadeniz Sofrası", "Rumeli Sofrası", "Sıfır Atık Vakfı" ve "Milli Saraylar Başkanlığı" stantlarını ziyaret etti. Program, Siirt, Bursa, İzmir, Kafkas ve Trabzon halk oyunları gösterileriyle başladı.
Türk mutfağı: Medeniyetin sofradaki izleri
Programda konuşan Emine Erdoğan, İstanbul'u "yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası" olarak tanımladı ve Türk mutfağının güçlü bir medeniyet mirası olduğunu vurguladı. Erdoğan, yurtdışındaki temsilciliklere yapılan kutlamalara selam göndererek şunları söyledi:
"Mutfak, insanlık tarihinin en eski arşivlerinden biridir. Kurulan her sofrada bir toplumun inançlarını, kültürel kodlarını ve coğrafyayla kurduğu ilişkiyi satır satır okumak mümkündür."
Erdoğan, Türk mutfağının tarihsel yayılımını; Türkistan'dan Anadolu'ya, Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine, Balkanlar'a, Doğu Avrupa'ya, Orta Doğu'ya ve Kuzey Afrika'ya uzanan bir medeniyet yürüyüşü olarak niteledi ve bu hat boyunca kültürlerin birbirinden öğrenip zenginleştiğini belirtti.
Çok kültürlülük ve birlikte yaşamanın somut örnekleri
Emine Erdoğan, çok kültürlülüğün Türk mutfağının en ayırt edici vasıflarından biri olduğunu söyledi. Anadolu'nun; farklı din ve kimliklerin asırlar boyunca bir arada yaşayabildiği bir kültür iklimi sunduğunu, bunun en zarif tezahürünün Anadolu mutfağı olduğunu belirtti. Konuşmasında şu gözlemi paylaştı:
"Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir."
Erdoğan, örnekler vererek farklı yöre ve toplumların aynı sofrada nasıl buluştuğunu anlattı; haşlanmış buğdayın aşure, koliva veya anuşabur olarak pişirilmesinden, baklavanın yufka geleneğine uzanan tarihsel bağlantılara kadar kültürlerarası etkileşimin mutfak dilinde nasıl şekillendiğini ifade etti.
Sosyal bağlar, imece kültürü ve somut olmayan miras
Konuşmasında Türk sofralarının sadece beslenme değil, aynı zamanda sosyal dayanışma, aile bağları ve kolektif üretim biçimleri taşıdığını vurgulayan Erdoğan, imece usulü uygulamalara ve özel günlerde komşuluk dayanışmasına dikkat çekti. UNESCO'nun somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan keşkek'i bu dayanışma örneklerinden biri olarak işaret etti.
"Türk mutfağı, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatıdır."
Emine Erdoğan ayrıca Türk gastronomisinin imajını birkaç ikonik yemekle sınırlamamak gerektiğini, bunun yerine mutfağın "anlam, kültür ve değer mutfağı" kimliğinin öne çıkarılmasının önemine vurgu yaptı.
Devlet destekleri ve gastronomi politikaları
Bakan Mehmet Fatih Kacır, Anadolu'nun her bölgesinin özgün üretim bilgisini ve geleneksel yöntemlerini yansıtan bin 847 tescilli coğrafi işaret ve geleneksel ürüne sahip olunduğunu, Avrupa Birliği nezdinde tescilli 46 coğrafi işaretli ürünle Anadolu'nun lezzet hafızasının temsil edildiğini aktardı. Kacır, mutfak mirasının korunması ve tanıtılmasına yönelik projelere sağlanan desteği de paylaştı:
"Mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1 milyar 400 milyon lira destek sağladık."
Kacır ayrıca, Emine Erdoğan öncülüğündeki Anadoludakiler Projesi'yle yerel üreticinin görünürlüğünü artırma, özgün değerleri markalaştırma ve kadim birikimi yeni nesillere aktarma hedefinin sürdüğünü belirtti.
UNESCO girişimleri ve gastronomi turizminin potansiyeli
Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanter Sistemi'nde "Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller" başlığı altında 87 yaşayan miras unsurunun kayıtlı olduğunu, ayrıca 7 farklı mutfak kültürünün UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri'ne alındığını bildirdi. Ersoy, söz konusu aday dosyanın UNESCO'ya sunulduğunu ve 2028'de temsilî listeye kaydedilmesi beklendiğini aktardı.
Ersoy, Türkiye'nin coğrafi çeşitlilik, dört mevsime yayılan tarımsal üretim kapasitesi, yerel ürün zenginliği ve coğrafi işaretli değerleriyle gastronomi turizminde güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
Programın kapanışı
Etkinlikte Türk ve Osmanlı mutfağı örnekleri servis edildikten sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası bir konser verdi ve program, aile fotoğrafı çekimi ile sonlandı.
Ana bulgu: Etkinlik, Türk mutfağını sadece lezzetler bütünü olarak değil; tarih, paylaşım kültürü, çok kültürlülük ve sürdürülebilir tanıtım ekseninde değerlendiren bir perspektifi kamuoyuna sundu.
İSTANBUL’DA, "TÜRK MUTFAĞI HAFTASI" KAPSAMINDA DÜZENLENEN "BİR SOFRADA MİRAS" PROGRAMI GERÇEKLEŞTİ.