TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum:
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Kesin Hesap Kanunu teklifinin genelini ve Sayıştay raporlarını milletvekillerine sundu. Komisyon Başkanı Mehmet Muş başkanlığında gerçekleşen toplantıda milletvekillerinin değerlendirmeleri dinlendi ve Yılmaz, teklifin temel yaklaşımını ayrıntılı şekilde açıkladı.
bütçenin üç ana önceliği:
Yılmaz, 2027 bütçesine "dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi" adını verdiklerini belirterek, küresel teknoloji ve dijital dönüşümün ekonomik yapıları yeniden şekillendirdiğini vurguladı. "Devletin kamunun çok daha aktif bir rol oynaması gereken bir döneme giriyoruz. Ama bunu iyi tarif etmek zorundayız" sözleriyle yeni dönemde kamunun görev tanımının güncellenmesi gerektiğini ifade etti.
Bütçede yerli ve milli üretimin artırılması, tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve uzun vadeli güvenilirlik kriterlerinin ekonomik kararların merkezine konması gerektiğine dikkat çekildi. Yılmaz, bu çerçevede dayanıklılığın yalnızca kısa vadeli bir önlem değil, uzun vadeli kalkınma perspektifinin parçası olduğunu söyledi.
ekonomik göstergeler ve mali disiplin:
Türkiye ekonomisinin son 25 yılda yıllık ortalama %5,3 büyüme kaydettiğini ve 2020-2025 döneminde de %5,2 ortalama ile küresel büyümenin üzerinde performans gösterdiğini hatırlatan Yılmaz, kamu maliyesine dair kritik verileri paylaştı. Kamu borcunun milli gelire oranının yaklaşık %22 olduğunu, gelişmiş ülkelerde bu oranın %90’ın üzerinde, gelişmekte olanlarda ise %70 civarında seyrettiğini belirtti ve bu düşük borçluluk oranını ülkenin önemli bir avantajı olarak nitelendirdi.
Rezervler ve bankacılık sektörüne dair de değerlendirme yapan Yılmaz, rezervlerin dış şoklara karşı bir destek oluşturduğunu ve rezerv büyüklüğünün yaklaşık 170 milyar dolar olduğunu söyledi. Bankacılık sisteminin sermaye yeterlik oranlarıyla sağlıklı yapıda olduğunun altını çizdi. Faiz giderlerinin ise deprem kaynaklı harcamalar nedeniyle bütçe içindeki oranının son dönemde %14 seviyelerine çıktığını, orta vadede azalmasını beklediklerini aktardı.
emeklilere yönelik öncelikler ve bütçe etkisi:
Yılmaz, 2027 bütçesinde özellikle emeklilerin önceliklendirildiğini vurguladı. "Bütçemizi hazırlarken emeklilerimize enflasyonla gelecek artışın daha üstünde bir imkan sağlamayı esas alarak bir bütçemizi hazırladık" diyerek, bu yaklaşımın bütçe açığı üzerindeki etkisini de kabul etti. Açığın bu yaklaşımla artış gösterdiğini, yıl sonu için beklenen açığın ve gelecek yıl planının buna göre şekillendiğini belirtti.
Yılmaz, bu desteğin sadece asgari emeklileri kapsamayacağını, daha geniş bir emekli kesimine dönük çalışmalar yapıldığını, ilgili kurumlarla teknik alternatiflerin değerlendirildiğini söyledi. Ayrıca otomatik enflasyon bağlantılı artışların ötesinde yasal düzenleme gerekeceğini belirtti ve adalet ile hakkaniyeti gözeten bir yaklaşım vurguladı.
tasfiye süreçleri ve yatırımcı ödemeleri:
Tasfiye edilen yatırım fonlarına ilişkin süreçler ve ödemeler hakkında bilgi veren Yılmaz, Resmi Gazete’de yayımlanan kanun sonrası üç şirketin olağan tasfiyesinin tamamlandığını ve ödemelerin sürdüğünü bildirdi. A1 Capital, Bulls, Pardus ve Hedef gibi şirketler ile altındaki fonların ödemelerinin gerçekleştirildiğini, 23 Ekim itibarıyla 93 fonda, 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödendiğini aktardı.
Olağanüstü tasfiye sürecinde 1 milyon liraya kadar olan ödemelerin İş Bankası ve Ziraat Bankası kanalıyla başlayacağını, en düşükten en yükseğe doğru sıralama ile kasım ortasına kadar sürecin tamamlanmasının planlandığını söyledi. Bu kapsamdaki geriye kalan 125 milyar lira net yatırım tutarının da ödemelerle birlikte karşılanabileceği öngörülüyor.
Finansmanın üç kaynaktan sağlanacağını belirten Yılmaz: fonların kendi nakit veya nitelikli varlıkları, haksız kazanç sağladığı tespit edilenlerden geri alınan tutarlar (dünkü rakamlarla 11 milyar liraye işaret edildi) ve yargı süreçleriyle tedbir konulan varlıkların TMSF’ye devri ve likit hale getirilmesi olarak sıraladı. Kanunla TMSF’ye hızlı likiditeye dönüştürme yetkisi verildiğini söyledi.
sermaye piyasaları, denetim ve yatırımcı koruması:
Sermaye piyasalarının desteklenmesi ve meşru yatırımcıların korunması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, piyasalara yatırım yapmanın suçmuş gibi gösterilmesinin yanlış olduğunu belirtti. "Hırsızlarla, yolsuzlarla, fon vurguncularıyla ve manipülatörlerle sonuna kadar mücadele edelim ama yatırımcıları da koruyalım" ifadeleri ile denetim ve adli süreçlerin eş zamanlı yürüdüğünü aktardı. Bu kapsamda Devlet Denetleme Kurulu görevlendirilmiş durumda ve adli mekanizmalar etkin şekilde çalışıyor.
komisyon kararı ve süreç:
Yılmaz’ın sunumunun ardından 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Kesin Hesap Kanunu Teklifi komisyonda oylanarak kabul edildi. Bakanlıklar ve ilgili kurumlarla yürütülen teknik çalışmaların sürdüğü, emeklilere yönelik düzenlemelerin kanunlaşması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.
Toplantıda dile getirilen yaklaşımlar bütçenin sosyal içerikli hedefleri ile ekonomik dayanıklılık ve dönüşüm eksenlerini birleştirmeye çalıştığını gösterdi. Yılmaz, eleştiri ve önerilere açık olduklarını ve yapıcı eleştirilerden istifade edeceklerini vurgulayarak, imkanların emekliler lehine kullanılacağını ve sermaye piyasalarının sağlıklı işlemesinin ülke kalkınması için önemini yineledi.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ, "2027 YILI BÜTÇEMİZDE ÖZELLİKLE EMEKLİLERİMİZİ ÖNCELİKLENDİRDİK. BÜTÇEMİZİ HAZIRLARKEN EMEKLİLERİMİZE ENFLASYONLA GELECEK ARTIŞIN DAHA ÜSTÜNDE BİR İMKAN SAĞLAMAYI ESAS ALARAK BİR BÜTÇEMİZİ HAZIRLADIK" DEDİ.