Dükkanın Kiğı'nın belleğinde yeri
70 yaşındaki fotoğrafçı İbrahim Atilla Parkın, baba mesleğini sürdürerek ilçenin sosyal hafızasını koruyor. Dükkanın duvarlarını kaplayan fotoğraflar, yalnızca pozları değil, kaybedilen yakınlarını görmek isteyenlerin duygularını da taşıyor.
Arşivin kökeni ve kapsamı:
Parkın'ın ailesi fotoğrafçılığa 1926'da başladı; İbrahim Atilla Parkın mesleği 1974'te devraldı. Arşivde yer alan kareler 1940'lı yıllara kadar uzanıyor ve koleksiyonun büyüklüğü yaklaşık 10 bini aşkın fotoğraf olarak kaydediliyor. Kısa süreli matematik öğretmenliği sonrası baba mesleğine dönen Parkın, yıllar içinde ilçenin portrelerini ve gündelik yaşamını biriktirdi.
Ziyaretçiler için bir köprü:
Dükkan, bir fotoğraf stüdyosunun ötesinde, geçmişle bugün arasında bir köprü işlevi görüyor. Duvarlardaki fotoğraflarda dedelerini, aile büyüklerini veya yıllar önce kaybettikleri tanıdıklarını görenler duygulanıyor ve anılarını tazeliyor; bu nedenle mekan, ilçede adeta bir küçük müze niteliği taşıyor.
Parkın, 'Babamın mesleğini 1974 yılında ben devraldım. Yaklaşık bir asırdır fotoğrafçı olarak ilçede hizmet etmekteyiz' diyerek, Kiğı'nın 700 yıllık bilinen geçmişine vurgu yapıyor ve 'Bunu yaşatmak istiyorum. Sonuna kadar da yaşatacağım inşallah' sözleriyle mesleğini sürdürme kararlılığını ifade ediyor.
'Yazın gezmeye gelenlerin birçoğu, dedelerini görmeyen gençler, yeni nesil gelip burada dedelerini görmekte' diyen Parkın, ailelerin fotoğrafları görünce çok mutlu olduklarını ve kendisine teşekkür ettiklerini aktarıyor. Dükkan, böylece hem bireysel hafızalara hem de ilçenin kolektif geçmişine ışık tutmaya devam ediyor.
İBRAHİM ATİLLA PARKIN, 1940'LI YILLARA KADAR UZANAN 10 BİNİ AŞKIN FOTOĞRAF ARŞİVİYLE İLÇENİN GEÇMİŞİNE IŞIK TUTUYOR