Dr. Özge Çelik Büyükceran: Otizm Spektrum Bozukluğu her 31 çocuktan 1’inde görülüyor — Erken tanı ve müdahalenin önemi

Dr. Özge Çelik Büyükceran, CDC 2025 verilerine göre OSB'nin her 31 çocuktan 1'inde görüldüğünü, erken tanı ve çok disiplinli müdahalenin yaşam boyu işlevselliği etkilediğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 02.04.2026 12:15
Güncelleme Tarihi: 02.04.2026 12:15

Dr. Özge Çelik Büyükceran: Otizm Spektrum Bozukluğu her 31 çocuktan 1’inde görülüyor — Erken tanı ve müdahalenin önemi

Dr. Özge Çelik Büyükceran: Otizm Spektrum Bozukluğu her 31 çocuktan 1’inde görülüyor

Güven Çayyolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Özge Çelik Büyükceran, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) hakkında değerlendirmelerde bulundu. Büyükceran, OSB'nin genellikle erken çocukluk döneminde ortaya çıktığını belirterek, tanı ve müdahale süreçlerinin önemine dikkat çekti.

Yaygınlık ve erken dönemin önemi

Büyükceran, "Centers for Disease Control and Prevention tarafından 2025 yılında yayımlanan izlem verilerine göre, otizm spektrum bozukluğu her 31 çocuktan 1’inde görülmektedir" dedi. Erken çocukluk döneminin beyin gelişimi açısından kritik olduğunu, bu dönemde başlayan müdahalelerin çocuğun iletişim, sosyal etkileşim ve uyum becerilerinde belirgin kazanımlar sağladığını vurguladı.

Erken belirtiler ve tanı sürecini hızlandıran işaretler

Uzm. Dr. Büyükceran, OSB'nin temel olarak sosyal iletişimde güçlükler ve sınırlı, tekrarlayıcı davranış örüntüleri ile karakterize olduğunu ifade etti. Erken belirtiler arasında; isme tepki vermeme, göz teması kurmada zorluk, işaret edilen nesneye bakmama ve dil gelişiminde gecikme yer aldığını söyledi. Bu bulguların erken fark edilmesinin tanı sürecini hızlandırdığını belirtti.

Tanılama multidisipliner yaklaşımla yapılmalıdır

Büyükceran, otizm tanısının çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı tarafından konmasının ardından dil ve konuşma terapistleri, özel eğitim uzmanları ve diğer disiplinlerin katılımıyla multidisipliner bir yaklaşım gerektiğini belirtti. "Tanı, ayrıntılı gelişim öyküsünün alınması, çocuğun doğal ve/veya yapılandırılmış ortamlarda klinik gözlemi ve gerektiğinde standardize değerlendirme araçlarının kullanılması ile konulmaktadır" diye konuştu. Aileden alınan bilgilerle sosyal iletişim becerileri, oyun davranışı ve tekrarlayıcı örüntüler ayrıntılı şekilde değerlendirilmektedir.

Müdahale planları bireye özgü ve döneme göre yapılandırılır

Uzm. Dr. Büyükceran, tanı gecikmelerinin müdahale etkinliğini azalttığını vurguladı. "Erken çocukluk dönemi, beyin gelişimi açısından en yüksek nöroplastisite dönemidir" ifadesiyle, bu dönemde başlanan müdahalelerin uzun vadeli işlevsellik üzerinde belirgin etkileri olduğunu aktardı. Erken dönemde aile katılımını içeren, sözel olmayan iletişim becerileri, dil ve konuşma terapilerini içeren bireyselleştirilmiş programların öncelikli olduğunu; okul çağında sosyal beceri eğitimi, ergenlik ve erişkinlikte ise bağımsız yaşam ve mesleki becerilere odaklanıldığını belirtti.

Psikofarmakolojik yaklaşımlar eşlik eden sorunlara yöneliktir

Büyükceran, ilaç tedavilerinin otizmin çekirdek belirtilerinden ziyade eşlik eden klinik durumların yönetiminde yer aldığını söyledi. "Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kaygı bozuklukları, depresyon, uyku sorunları ya da şiddetli davranış problemleri varlığında ilaç tedavileri gündeme gelebilir" açıklamasında bulundu. Bu tedavilerin her zaman eğitsel ve psiko-sosyal müdahalelerle birlikte, destekleyici amaçla uygulanması gerektiğini vurguladı.

Sonuç: Uzm. Dr. Özge Çelik Büyükceran'ın değerlendirmesi, OSB'nin artan tanı oranları ve erken dönemde başlanan çok disiplinli müdahalelerin çocuğun yaşam boyu işlevselliği üzerindeki belirgin etkisine işaret etmektedir.

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR. ÖZGE ÇELİK BÜYÜKCERAN

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR. ÖZGE ÇELİK BÜYÜKCERAN

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.