Doç. Dr. Umut Dişel: "Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi"

Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Umut Dişel, moleküler onkoloji, genetik profilleme ve sıvı biyopsinin kanser tedavisindeki rolünü anlattı.

Yayın Tarihi: 03.04.2026 09:52
Güncelleme Tarihi: 03.04.2026 09:52

Doç. Dr. Umut Dişel: "Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi"

Doç. Dr. Umut Dişel: "Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi"

Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Dişel, kanser tedavisinde yaşanan dönüşümü ve tedavi kararlarının artık tümörün genetik özelliklerine göre belirlendiğini vurguladı. Dişel, tedavide kişiselleştirilmiş yaklaşımların önemine dikkat çekti.

Moleküler onkoloji yaklaşımlarının yükselişi

Dişel, kanserin tek bir hastalık olmadığını belirterek, "Kanser tek bir hastalık değil; her bireyde farklı bir yüz gösteren, karmaşık biyolojik süreçler bütünüdür. Bu nedenle aynı organdan çıkan iki tümör bile tamamen farklı tedavi gerektirebilir" ifadelerini kullandı. Bu çerçevede moleküler onkolojinin hastalığın kökeni, davranışı ve tedaviye yanıtının anlaşılmasında merkezî bir rol oynadığını aktardı.

Yeni nesil dizileme ile hastaya özel haritalar

Dişel, tedavideki teknolojik ilerlemelere dikkat çekerek şunları söyledi: "Yeni nesil dizileme teknolojileri sayesinde tümör dokusundan elde edilen genetik materyalin kapsamlı analizi artık mümkündür. Bu sayede tümörün moleküler kimliği ortaya konulmakta ve her hastaya özel bir tedavi haritası çıkarılmaktadır". Bu yaklaşımın, tedavi kararlarını genel istatistiklerden ziyade bireyin tümör biyolojisine dayandırdığını belirtti.

Genetik profillemenin katkısı

Doç. Dr. Dişel, kişiselleştirilmiş tedavinin en önemli bileşenlerinden birinin genetik profilleme olduğunu ifade etti: "Genetik profilleme ile tümörde hedefe yönelik ilaçların etki edebileceği mutasyonlar, bağışıklık sistemiyle ilişkisi ve ilaçlara duyarlılığı belirlenebilmektedir. Bu da doğru ilacın doğru hastaya verilmesini sağlar. Yine bu sayede hastanın hangi tedaviden fayda görmeyeceğini de önceden öngörebiliyoruz. Böylece hem gereksiz tedavilerden kaçınılmakta hem de değerli zaman kaybının önüne geçilmektedir".

İmmünoterapi ve moleküler analizlerin birlikteliği

Dişel, immünoterapinin moleküler onkoloji ile entegrasyonunun bazı hastalarda uzun süreli yanıtlar sağlayabileceğini kaydetti: "Bağışıklık sistemini yeniden aktive eden bu tedaviler bazı hastalarda uzun süreli yanıtlar sağlayabilmektedir. Ancak hangi hastanın fayda göreceğini belirlemek için moleküler analizler büyük önem taşır".

Sıvı biyopsi ile daha konforlu takip

Sıvı biyopsi yöntemini değerlendiren Dişel, uygulamanın takibi kolaylaştırdığına işaret etti: "Sıvı biyopsi ile basit bir kan örneğinden tümöre ait genetik materyali analiz edebiliyoruz. Bu yöntem tedaviye yanıtı erken dönemde izlememize ve hastalığı daha konforlu şekilde takip etmemize imkan sağlar".

Tedavi paradigmasında dönüşüm

Dişel, tedavi yaklaşımındaki temel değişimi özetleyerek şunları dile getirdi: "Artık yalnızca hastalığın adıyla değil, tümörün genetik özellikleriyle mücadele ediyoruz. Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi". Ayrıca hedeflerinin, "her hastanın kendi biyolojisine en uygun tedaviyi, en az yan etkiyle ve en güçlü bilimsel kanıtlar eşliğinde sunmak" olduğunu vurguladı.

TIBBİ ONKOLOJİ UZMANI UMUT DİŞEL, ARTIK HASTALIĞIN ADIYLA DEĞİL, TÜMÖRÜN GENETİK ÖZELLİKLERİYLE...

TIBBİ ONKOLOJİ UZMANI UMUT DİŞEL, ARTIK HASTALIĞIN ADIYLA DEĞİL, TÜMÖRÜN GENETİK ÖZELLİKLERİYLE MÜCADELE ETTİKLERİNİ BELİRTEREK, "HER HASTA İÇİN FARKLI BİR YOL HARİTASI OLUŞTURMAK MÜMKÜN HALE GELDİ" DEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.