Uzman uyarısı
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Dilay Karabulut, kalp sağlığına ilişkin uyarılarda bulundu. Karabulut, genetik yatkınlığın kalp hastalıklarında çok önemli bir faktör olduğunu; göğüs ağrısının kardiyak bir belirtisi olabileceğini ancak aynı zamanda kalp dışı hastalıklarda da görülebileceğini belirtti.
Karabulut, diyabetik hastalarda sinirlerdeki harabiyet ve hissizlik nedeniyle sessiz kalp krizi tablosuyla daha sık karşılaştıklarını vurguladı ve diyabetli her hastanın düzenli olarak kardiyoloji polikliniğinde muayene olması gerektiğini söyledi.
Belirtiler ve erken müdahale
Kalp krizinde ortaya çıkabilecek semptomlar arasında göğüste şiddetli baskı, sol kola ve çeneye yayılan ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ve baş dönmesi yer alıyor. Karabulut, göğüs ağrısının niteliğinin detaylı sorgulanmasının önemine dikkat çekti: ağrının göğsün ortasından boyuna, çeneye veya kola yayılması koroner arter hastalığına işaret edebilir.
Erken müdahalenin hayati olduğunu belirten uzman, eğer kalp krizi şüphesi varsa hastanın hemen anjiyografi laboratuvarına alınmasının ve tıkalı damarın olabildiğince erken açılmasının kalp kası dokusunu kurtarmada belirleyici olduğunu söyledi.
Diyabetik hastaları daha yakın takip ettiklerini ifade eden Karabulut, diyabetik hastaları 6 ayda bir kontrol ettiklerini, gerekirse tomografik anjiyografi (sanal anjiyografi) ile kalp damarlarının izlenebildiğini aktardı.
Korunma ve yaşam tarzı önerileri
Kalp sağlığını korumak için uzmanın öne çıkardığı başlıca öneriler şunlar:
Günde en az 30 dakika orta düzeyde egzersiz (yürüyüş, hafif koşu, yüzme gibi) düzenli olarak yapılmalı.
Akdeniz tipi diyet tercih edilmeli; doymuş yağlardan fakir, doymamış yağlardan ve sebze-meyveden zengin beslenme öneriliyor. Diyetisyen takibiyle beslenme planı oluşturulması tavsiye ediliyor.
Sigara kullanımı, hipertansiyon, obezite ve yüksek kolesterolün kalp hastalıkları riskini artırdığı hatırlatıldı. Sigaranın hem kan basıncını hem kalp atım hızını artırdığı ve kronik inflamasyon yoluyla damarlar üzerinde olumsuz etkileri olduğu vurgulandı.
Kahve ve kafein içeriği konusuna değinen Karabulut, aritmisi veya çarpıntı atakları olan hastaların kafeine karşı dikkatli olması gerektiğini; şuruplu kahve ve enerji içeceklerinin önerilmediğini söyledi.
Sonuç olarak, özellikle aile öyküsünde erken yaşta koroner arter hastalığı veya kalp krizi bulunan kişiler ile diyabetli hastaların düzenli kardiyoloji muayenesi, yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde görüntüleme ile erken tanı takibi yapmaları gerektiği vurgulandı.
Uzmanlar uyarıyor: "Diyabetik hastalarda sessiz kalp krizi tablosuyla daha sık karşılaşabiliyoruz"