Dikkat eksikliği ve hiperaktivite erken fark edilirse başarı artıyor
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukların yalnızca okul başarısını değil, sosyal ilişkilerini ve duygusal gelişimini de etkileyebilen nörogelişimsel bir bozukluk olarak öne çıkıyor. Medical Park Ordu Hastanesi’nden Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, belirtilerin sıklıkla "yaramazlık" veya "hareketlilik" olarak değerlendirildiğine dikkat çekerek, "Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri göz ardı edilmemeli. Erken tanı ve doğru destek sayesinde çocukların akademik başarıları, sosyal ilişkileri ve yaşam kaliteleri önemli ölçüde artırılabilir" dedi.
Belirtiler ve seyri
Psk. Yılmaz, DEHB’nin çocuklukta başlayıp yetişkinlikte de sürebilen bir tablo olduğunu belirtiyor. Belirtiler genellikle 3-4 yaşlarında fark edilse de daha erken dönemlerde de görülebiliyor. Bebeklikte huzursuzluk ve sakinleşme güçlüğü olan çocuklar ileride "yaramaz" ya da "ele avuca sığmayan" olarak tanımlanabiliyor. Okul çağında akran ilişkilerinde sorunlar, sınıf kurallarına uymama ve akademik başarıda düşüşle belirtiler daha belirgin hale geliyor.
Belirti çeşitliliği
Her çocukta DEHB aynı şekilde seyretmiyor. Psk. Yılmaz, bazı çocuklarda dikkat eksikliğinin, bazılarında ise hiperaktivite ve dürtüselliğin daha baskın olduğunu vurguluyor. Hiperaktivitesi belirgin olan çocuklar yerinde durmakta zorlanabilir, ders sırasında sık sık ayağa kalkabilir, kurallara uymakta güçlük çekebilir ve sabırsız davranışlar sergileyebilir.
Günlük yaşamda etkiler
Dikkat eksikliği baskın olan çocuklarda dikkat süresinin kısa olması okul ve günlük yaşamda belirgin sorunlara yol açıyor. Bu çocuklar ödevlerini tamamlamakta zorlanabilir, unutkanlık yaşayabilir, eşyalarını sık kaybedebilir ve planlama ile organizasyon becerilerinde güçlük çekebilir. Uzun yönergeleri takip etmekte zorlanmaları sık rastlanan bir belirtidir.
Aile yaklaşımı ve tedavi süreci
Psk. Yılmaz, ailelerin tutumunun tedavi ve gelişim sürecinde belirleyici olduğunu söylüyor. Günlük düzenin korunması, kuralların tutarlı uygulanması ve olumlu davranışların takdir edilmesi büyük önem taşıyor. Fiziksel cezadan kaçınılması, olumsuz davranışlarda önce çocuğun sakinleşmesinin beklenmesi ve sonrasında davranış üzerine konuşulması daha sağlıklı sonuçlar veriyor.
Erken tanının önemi
Yılmaz, ailelerin çocuklarında dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik veya dürtüsellik belirtileri gözlemlemeleri halinde uzman desteğini geciktirmemeleri gerektiğini belirtiyor. Erken tanı ve doğru destek sayesinde çocukların akademik başarıları, sosyal ilişkileri ve yaşam kaliteleri önemli ölçüde artırılabiliyor.
MEDİCAL PARK ORDU HASTANESİ’NDEN PSİKOLOG FERAHNAZ ŞEYMA YILMAZ