Depremin deniz altındaki tanıkları: Gölcük'ün batık kenti 27 yıllık sessizlik

17 Ağustos 1999'da Gölcük'te sulara gömülen Değirmendere'nin yapıları, 27 yıl sonra su altı ekosistemi olarak dalgıçlara ilk günkü görüntüyü sunuyor.

Yayın Tarihi: 16.08.2026 10:40
Güncelleme Tarihi: 16.08.2026 11:16

Depremin deniz altındaki tanıkları: Gölcük'ün batık kenti 27 yıllık sessizlik

17 Ağustos'un deniz altındaki izleri:

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde, kıyı boyunca bulunan yapılar fay hattının denize çekilmesiyle su altında kaldı. Değirmendere sahilinin yaklaşık 180 metre açığında, 18 ila 55 metre derinliğe ulaşan alanda otel, vapur iskelesi, çay bahçesi, sokak lambaları ve ev kalıntıları dalgıçların karşısına çıkıyor. Yıkılan binalar bugün deniz canlıları için yapay resif rolü üstlenmiş olsa da, su altı manzarası 27 yıl öncesinin izlerini canlı tutuyor.

dalgıçların bulguları:

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı dalgıçları ile Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) ekipleri, enkaz alanında yaptıkları dalışlarla hem yapısal kalıntıları hem de bu kalıntıların çevresinde oluşan su altı yaşamını görüntüledi. Kökünden sökülmüş çınar ağaçları, çay bahçesine ait şemsiyeler, seyyar satıcı tezgahları ve sokak lambaları dipte hâlâ yerinde dururken, çevreyi saran balık ve diğer deniz canlıları bunun üzerine yerleşmiş durumda.

DESSAT Başkanı ve su altı arama kurtarma eğitmeni Murat Kulakaç görüntüleri ve bölgedeki deneyimlerini paylaştı. Kulakaç, 1999'da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde arama kurtarma çalışmalarına katıldığını, emekliliğinin ardından DESSAT'ı kurduğunu belirterek, su altındaki gerçek görüntülerin kıyıda yıllar içinde onarılan hayatlarla çeliştiğini vurguladı: "Dışarıda hayat çok hızlı şekilde onarıldı ama gerçek görüntüler ilk günkü gibi su altında hâlâ tüm canlılığıyla duruyor."

hazırlık ve eğitim çalışmalarının önemi:

Kulakaç, bölgede arama kurtarma kapasitesini artırmak ve olası afetlere karşı hazırlıklı olmak için uzun yıllardır dalgıç eğitimi verdiğini aktardı. Kocaeli'de şu anda 8 tane dalış merkezi bulunduğunu, belediye ile AFAD başta olmak üzere kamu ve sivil aktörlerin hazırlık ve tatbikatlarını sürdürdüğünü söyledi. Bölgenin 1999'da karşılaştığı kaotik ve organizasyon eksikliğine dikkat çeken Kulakaç, enkaz içinde hava boşluklarında hayatını sürdüren mağdurlar olabileceği ihtimaline karşı müdahalenin önemini vurguladı ve olası blok çökmelerinde mahsur kalabileceklerin ilk saatlerde yaşama şanslarının kritik olduğunu belirtti.

Arama kurtarma ekipleri, tatbikatlar ve eğitimlerle müdahale kapasitesini yükseltmeyi amaçlıyor. Kulakaç, "Biz elimizden gelen her türlü tedbiri alacak şekilde hazırlıklar, tatbikatlar yaparak hazırlığımızı sürdürüyoruz" diyerek sürekli eğitimin gerekliliğini yineledi.

bölge dalış turizmine dönüşüyor:

Enkazın zaman içinde su altı ekosistemine dönüşmesi, Değirmendere'yi dalış meraklıları için önemli bir lokasyon haline getirdi. Kulakaç, hem yerli hem yabancı dalgıçların bölgeyi ziyaret ettiğini, arzu edenleri su altına daldırdıklarını ve çoğu ziyaretçinin enkaz görüntülerinin yarattığı duygusallıktan etkilendiğini aktardı. "Su altında maskesinden gözyaşlarını gördüğümüz arkadaşlarımız da oluyor" sözleri, alanın hem belgesel değeri hem de anı saklama yönünü ortaya koyuyor.

27 yıl sonra su altındaki bu görüntüler, deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğine ilişkin güçlü bir hatırlatma olarak kalıyor. Kulakaç, Türkiye'nin aktif bir deprem kuşağında yer aldığını hatırlatarak, ulusal ve bireysel düzeyde alınacak önlemler ve tamamlanacak eğitimlerle toplumun her türlü afete karşı daha hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.

17 AĞUSTOS 1999 MARMARA DEPREMİ'NDE KOCAELİ'NİN GÖLCÜK İLÇESİNDE SULAR ALTINDA KALAN VE BUGÜN...

17 AĞUSTOS 1999 MARMARA DEPREMİ'NDE KOCAELİ'NİN GÖLCÜK İLÇESİNDE SULAR ALTINDA KALAN VE BUGÜN DENİZ CANLILARINA YAPAY RESİF OLAN BİNALAR İLE EŞYALAR, DALGIÇLAR TARAFINDAN GÖRÜNTÜLENDİ.

Yazar
EDİTÖR

Mustafa Şahin

Adım Mustafa Şahin, 33 yaşındayım. İstanbul'da yaşıyorum. aksiyon.com.tr'de Gündem editörüyüm, uzmanlık alanım güvenlik ve savunma politikaları. Ciddi ve disiplinli biriyim. Okuyucularımıza derinlemesine analizler ve özel dosyalar hazırlamayı seviyorum.