Denizli'de sektör aktörleri bir araya geldi
Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) organizasyonunda, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ev sahipliğinde ve Denizli Sanayi Odası (DSO) iş birliğinde gerçekleştirilen TEKSPEKTİF programı, bölgedeki tekstil ve hazır giyim şirketlerini bir araya getirdi. Etkinlikte hem mevcut durumun analizi yapıldı hem de sektörel iş birlikleri ve geleceğe dönük adımlar tartışıldı.
Program katılımcıları, son dönemdeki üretim, ihracat ve sipariş dinamiklerini değerlendirirken özellikle sipariş kayıpları ve artan üretim maliyetleriin üretim zincirine etkileri üzerinde durdu. Denizli özelinde tekstil ve konfeksiyonun birbirinden ayrılamaz bir ekosistem oluşturduğu vurgulandı.
sektörün kriz noktaları ve ortak yaklaşım:
DENİB Başkanı Osman Uğurlu, sektörün karşı karşıya olduğu daralma ve rekabet gücü kaybını değerlendirirken konfeksiyondaki daralmanın kumaştan boyahaneye, dokumadan ipliğe kadar tüm zinciri etkilediğini belirtti. Uğurlu, “Çözüm yine bu salonun içinde” diyerek, sorunların ancak sektör paydaşlarının birlikte hareket etmesiyle çözülüp uygulanabilir öneriler üretilebileceğini vurguladı.
DETGİS Başkanı Halil Erdoğan ise sektörün üretim gücü, ihracat performansı ve istihdam kapasitesine dikkat çekerek maliyet-kur dengesi, finansmana erişim ve küresel rekabet koşullarının firmaları yeni arayışlara ittiğini ifade etti. Erdoğan, sektörün sadece daha fazla üretmeyi değil, daha fazla katma değer üretmeyi hedeflemesi gerektiğini ve TEKSPEKTİF’in bu ihtiyaçları görünür kılma amacını taşıdığını belirtti.
panelde öne çıkan çözüm önerileri ve 2030 vizyonu:
Programın panel bölümünü DSO Başkanı Selim Kasapoğlu yönetti. Panelde TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz ve TGSD Başkanı Toygar Narbay da yer aldı. Tartışmalarda, Türkiye’nin sahip olduğu üretim tecrübesinin korunmasının ve sanayi altyapısının güçlendirilmesinin önemine işaret edildi. Katılımcılar, uluslararası rekabette korunma ve güçlenme yolları olarak verimlilik artışı, katma değeri yüksek ürünlere yönelim ve pazar çeşitliliğinin artırılmasını öne çıkardı.
Kasapoğlu, sektörün yaşadığı sıkıntıların genel sanayi üretimi sorunlarından bağımsız ele alınamayacağını, bu nedenle politika, finansman ve üretim pratiklerinin eş zamanlı olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Panelde, 2030 hedeflerine ulaşmak için değişen küresel taleplere daha hızlı cevap verebilen üretim modelleri geliştirilmesi gerektiği ve bunun için yenilikçi iş birlikleri ile teknolojik yatırımların şart olduğu ifade edildi.
Etkinlik, katılımcıların sorunları açıkça konuştuğu, somut çözüm önerileri üzerinde fikir üretildiği ve yeni iş birlikleri için zemin oluşturduğu bir platform olma niteliği taşıdı. Sektör temsilcileri, sahip olunan üretim kapasitesi, tecrübe ve insan kaynağıyla zorlu sürecin aşılabileceği konusunda hemfikir oldu ve ortak akıl ile hareket etme çağrısını yineledi.
TEKSPEKTİF, Denizli tekstil ekosisteminin kısa vadeli sıkıntılarını tartışmakla kalmayıp, 2030’a uzanan süreçte katma değerli üretim ve rekabet gücünü artırmaya odaklanan stratejik bir perspektif sunmayı amaçlıyor.
SEKTÖR TEMSİLCİLERİNİ DENİZLİ'DE BULUŞTURAN TEKSPEKTİF PROGRAMINDA, TEKSTİL VE HAZIR GİYİMDEKİ SİPARİŞ KAYIPLARI İLE ARTAN MALİYETLER ELE ALINDI. "ÇÖZÜM YİNE BU SALONUN İÇİNDE" MESAJININ VERİLDİĞİ ETKİNLİKTE, SEKTÖRÜN 2030 HEDEFLERİ VE KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VİZYONU KONUŞULDU.