Deniz Göktaş’ın savcılık ifadesi: 'hakaret ya da aşağılama kastım yok'

Komedyen Deniz Göktaş, sözlerinin mizah amaçlı olduğunu belirtti; savcılık ifadesinin ardından iki suçtan tutuklanmasına karar verildi.

Yayın Tarihi: 03.07.2026 15:41
Güncelleme Tarihi: 03.07.2026 15:41

Deniz Göktaş’ın savcılık ifadesi: 'hakaret ya da aşağılama kastım yok'

Soruşturmanın kapsamı ve savcılık ifadesi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada komedyen Deniz Göktaş, hakkında yöneltilen 'dini değerleri alenen aşağılama' ve 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamalarıyla savcılıkta ifade verdi. Göktaş, gösterisinde kullandığı ifadelerin mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek üzerine atılı suçlamaları reddetti.

Gösterideki sözler ve Göktaş’ın savunması

Savcılık tarafından sorulan gösteride geçen sözler arasında yer alan 'Hala korkuyorum, canlı bombalar ama en çok tutan canlı bomba olmalı. Normal bombalardan Taksim’e, meydanlara, kalabalık yerlere gitmeden kaçabilirsin. Ancak oruç tutan bombaların nerede patlayacağı belli olmaz' ifadelerine ilişkin Göktaş, bu sözlerin terör saldırıları nedeniyle toplumda oluşan korkuyu mizahi bir dille aktarma amacı taşıdığını savundu. Göktaş, 'Ben burada sokağa çıkarken duyduğum korkudan bahsediyorum. Psikoloji mezunuyum. Toplumun korktuğu konuları mizahi bir dille anlatmaya çalışıyorum. Toplumda canlı bomba olabilecek kişilerden korkulduğunu düşündüğüm için kelime oyunu yaparak bu ifadeleri kullandım. Amacım mizah üretmekti' dedi.

Gösteride Cumhurbaşkanı'na ilişkin geçen 'Ben Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç sevmedim ama karizmatik bir lider. Bir gün çok iyi bir video denk geldi, dedi ki ‘30 yıldır niye kendini kısıtlıyorsun, kendin ol Tayyip’' ifadelerine dair Göktaş, bunun kişisel gelişim videolarına gönderme yapan bir espri olduğunu belirterek 'Burada herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastım yoktur' şeklinde ifade verdi.

Gösteride geçen 'Siz diktatör müsünüz?' ve 'Ben diktatör olsaydım' ifadeleri de sorgulandı. Göktaş bu bölümlerin bağlam içinde değerlendirildiğini söyledi.

Kitaplar, 'FETÖ projesi' ifadesi ve çocukluk anısı

Kitaplarla ilgili kullandığı ifadelerin kutsal kitaplara yönelik olmadığını belirten Göktaş, 'Kastettiğim Kur’an-ı Kerim’in çevirisi değildi. Kutsal kitapları hedef alan bir söylemim olmadı' dedi. Gösteride geçen 'FETÖ projesi' ifadesine ilişkin olarak ise bunun bir izleyicinin gösteri hakkındaki yorumu olduğuna gönderme olduğunu, söz konusu tanımı mizahi şekilde kullandığını savundu.

Kurban Bayramı'na ilişkin anlattığı çocukluk anısının da suçlama konusu yapılmasına karşı Göktaş, 'Yaklaşık 7 yaşımdayken dedem kurban keserken elindeki bıçaktan korkuyordum o ana ilişkin yaşadığım olayı anlattım, bu yalnızca çocukluk anısından ibarettir' diye konuştu.

Avukatların argümanları

Göktaş’ın avukatları, gösterinin 2023 yılının ekim ayından bu yana yaklaşık 198 kez sahnelendiğini, Mersin, Adana, Artvin ve Trabzon başta olmak üzere birçok ilde binlerce kişinin izlediğini ve bugüne kadar gösteriye ilişkin herhangi bir suç duyurusu ya da adli işlem yapılmadığını belirtti. Avukatlar, müvekkilin yurt dışından kendi isteğiyle Türkiye’ye döndüğünü vurgulayarak kaçma şüphesinin bulunmadığını savundu.

Ayrıca dosyadaki tek delilin kamuoyuna açık video kaydı olduğunu belirterek delil karartma ihtimalinin düşük olduğunu ve bu nedenle tutuklama talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu dile getirdiler. Avukatlar, 'diktatör' ifadesinin siyasal literatürde kullanılan bir kavram olduğunu belirterek bu sözcüğün hakaret niteliği taşımadığını savundu.

Hakimlik kararı

Savcılık ifadesinin tamamlanmasının ardından Göktaş, 'dini değerleri alenen aşağılama' ve 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlarından sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sulh ceza hakimliği, Göktaş’ın bu iki suçtan tutuklanmasına karar verdi.

Deniz Göktaş’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Hakaret ya da aşağılama kastım yok"

Deniz Göktaş’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Hakaret ya da aşağılama kastım yok"

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.