Doğayla kurulan yaşam ve sanat bağı:
Kütahya'nın Göveçci köyünde 1959'da doğan Halil Kırkıl, gündelik geçimini büyükbaş hayvancılıkla sağlar; ancak yaşamı boyunca doğayla iç içe olmanın verdiği gözlem gücünü resme dönüştürdü. Yaklaşık 36 yıldır süren resim serüveni, dağlarda koyun güderken ressam Hüseyin Yüce'nin çalışmalarını izlemesiyle başladı. 1985-1990 yılları arasında başlayan bu ilham, Kırkıl'ın doğa ve kırsal yaşamı betimleyen eserler üretmesine zemin hazırladı.
Dağlarda başlayan pratik ve gözlem süreci:
Kırkıl, hayvan otlatırken gördüğü peyzajları, köy yaşamını ve doğada karşılaştığı ayrıntıları not ederek, bu gözlemleri tuvale aktarıyor. Hayvancılık yaptığı süreç, ona hem zaman hem de doğayı yakından tanıma olanağı sağladı; bu da resimlerinde özgün bir gerçeklik duygusu oluşturuyor. Sanatın sabır ve emek istediğini söyleyen Kırkıl, yılların getirdiği disiplinle tekniklerini geliştirdiğini belirtiyor.
Ustalardan alınan öğütler ve kişisel motivasyon:
Ressam Hüseyin Yüce ile yaklaşık 20 yıl süren arkadaşlığı ve Kütahya'nın önemli ustalarından Ahmet Yakupoğlu ile kurduğu iletişim, Kırkıl'ın sanat yaşamında belirleyici oldu. Yakupoğlu'nun ona aktardığı öğüdün izini hiç unutmadığını söyleyen Kırkıl, o anı şu sözlerle aktarıyor: "Ben tabloda kitap bakıyordum, Yakupoğlu benim kitaba iyi baktığımı görmüş. Bana, 'Öyle bir resim yapacaksın ki duvara asılmayı hak edecek' dedi. Bunu hiç aklımdan çıkarmıyorum."
Kırkıl, gençlere yönelik tavsiyelerini de açık söylüyor: "Gayretin elinden hiçbir şey kurtulamaz." Hem geçimini sağladığı hayvancılık hem de yıllardır süren resim çalışmalarıyla Kırkıl, kırsal yaşamın ve doğanın izlerini tuvale aktarmaya devam ediyor; eserleri, yaşadığı coğrafyanın samimi gözlemlerini yansıtıyor.
KÜTAHYA'DA BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIKLA UĞRAŞAN 67 YAŞINDAKİ HALİL KIRKIL, BİR YANDAN GEÇİMİNİ HAYVANCILIKLA SAĞLARKEN DİĞER YANDAN 36 YILDIR DOĞAYA OLAN İLGİSİNİ RESİM SANATINA YANSITIYOR.