Dağlarda öğrendiği sipsiyi yaşatan Halime Özke ve tehlikeye düşen bir gelenek

Beyağaçlı sipsi ustası Halime Özke, Teke çalgısı sipsiyi yaşatıyor; UNESCO 'Yaşayan İnsan Hazinesi' seçilen Özke, geleneğin sürmesinden endişe ediyor.

Yayın Tarihi: 21.09.2026 11:15
Güncelleme Tarihi: 21.09.2026 11:15

Dağlarda öğrendiği sipsiyi yaşatan Halime Özke ve tehlikeye düşen bir gelenek

Bir yaşam boyu süren miras:

Denizli’nin Beyağaç ilçesinde 1948 yılında doğan Halime Özke, Teke yöresinin küçük üflemeli çalgısı sipsinin en tanınmış temsilcilerinden biri olarak biliniyor. Özke, sipsi çalmayı henüz 7 yaşındayken öğrendiğini; çalgının yapımı ve icrasını dağlarda keçi güderken aile büyüklerinden edindiği bilgilerle geliştirdiğini anlatıyor.

Çevresindeki ablaların ve diğer icracıların melodilerini izleyerek kendini yetiştiren Özke, zamanla radyodan dinlediği türkülerle repertuarını genişletti. Sipsiyi gündelik yaşamda olduğu kadar düğün, sünnet, kına gecesi ve yayla şenlikleri gibi yöresel etkinliklerde de çaldı; bu sayede çalgı hem toplumsal ritüellerde hem de bireysel anılarda yer buldu.

"Eskiden burada yaşayan çok insan çalardı bunu. Herkes bazı sebeplerle zamanla bıraktı, ben tek kaldım. Beyağaç’ta yaşayan birkaç kişinin girişimiyle kurs açalım, bu kültürü gelecek nesillere aktaralım dedik ama aileler izin vermedi, o da öyle kaldı" sözleri, Özke’nin hem geleneğin yaygınlığının azaldığına hem de aktarıma dair girişimlerin aile içi tutumlar nedeniyle sekteye uğradığına ilişkin doğrudan tanıklığını yansıtıyor.

Gelecek kaygısı ve ulusal tanınma:

Özke, sipsi geleneğinin geleceği konusunda derin bir endişe taşıyor. Kendisinden sonra çalanların sayısının çok az olduğunu, öğrenenlerin büyük ölçüde kapanan atölyeler ve aile baskıları nedeniyle yollarına devam edemediğini vurguluyor: "Benden sonra çalan sadece oğlum var, ondan sonrası yok, kimse öğrenmiyor. O da düğünlerde yanımda dümbelek çalarken öğrendi".

Bilgi ve birikimiyle öne çıkan Özke, 2017 yılında UNESCO Bilim Kurulu tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ilan edildi. Bu kapsamda aldığı ödülünü ise 11 Şubat 2020 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapılan törende teslim aldı. Özke, tören anlarını şu sözlerle anlatıyor: "2020 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ankara’ya davet edildim. UNESCO Bilim Kurulu tarafından verilen Yaşayan İnsan Hazinesi unvanı plaketim bana onun tarafından verildi. Beni birkaç televizyon programında görmüşler, oradan da bu unvana laik görmüşler".

Halime Özke’nin hikâyesi, yerel bir ustanın bireysel çabasıyla yaşatılan bir kültürel pratikle aynı zamanda toplumdaki dönüşümlerin, aile içi kararların ve kuşaklar arası aktarım eksikliklerinin kesiştiği bir tablo sunuyor. Sipsi gibi küçük ve taşınabilir enstrümanların ayakta kalması, kentleşme, göç ve geleneksel rollerdeki değişimlerle doğrudan bağlantılı görünürken, Özke’nin çabası bu mirasın görünürlüğünü artırıyor; fakat sürdürülebilir aktarım için toplumsal katılımın şart olduğunu ortaya koyuyor.

DENİZLİ’NİN BEYAĞAÇ İLÇESİNDE 7 YAŞINDA ÖĞRENDİĞİ SİPSİYİ YILLARDIR YAŞATAN HALİME ÖZKE, TEKE...

DENİZLİ’NİN BEYAĞAÇ İLÇESİNDE 7 YAŞINDA ÖĞRENDİĞİ SİPSİYİ YILLARDIR YAŞATAN HALİME ÖZKE, TEKE YÖRESİNE AİT GELENEKSEL ÇALGISININ SON TEMSİLCİLERİNDEN BİRİ. UNESCO BİLİM KURULU TARAFINDAN 2017 YILINDA "YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ" İLAN EDİLEN ÖZKE, GELENEĞİN YENİ KUŞAKLARA AKTARILMAMASINDAN ENDİŞE EDİYOR.

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.