Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi'ndeki toplantıda Türkiye ekonomisinin 23 yıllık performansını değerlendirdi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen "2025 Yılı Değerlendirme ve 2026 Yılı Hedeflerine İlişkin Bilgilendirme Toplantısı" nda yaptığı sunumda, Türkiye ekonomisinin son 23 yıldaki dönüşümünü ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri paylaştı. Sunum sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yılmaz, hem geçmiş performansı hem de orta vadeli beklentileri ayrıntılı şekilde değerlendirdi.
23 yıllık büyüme performansı
Yılmaz, genel tabloya bakıldığında dünyanın son 23 yılda ortalama yüzde 3.5 büyüdüğünü, Türkiye’nin ise ortalama yüzde 5.4 büyüyerek dünyadan yıllık ortalama 1.9 puan fazlasını gerçekleştirdiğini belirtti. Bu farkın, Türkiye’nin dünya ekonomisindeki payının arttığını gösterdiğini vurguladı ve "Son 23 yılın performansı çok açık, Türkiye son 23 yılda büyük bir dönüşüm, değişim ve gelişim yaşadı" şeklinde özetledi.
2020-2024 dönemi: pandemi sonrası büyüme
2020-2024 dönemine dikkat çeken Yılmaz, pandemi sonrası ekonomide kümülatif performansa işaret etti. 2019’u 100 kabul edersek, Türkiye ekonomisinin 2020-2024 döneminde 130 puana ulaştığını, dünya ekonomisinin ise 115 puan olduğunu söyledi. Buna göre son beş yılda Türkiye’nin dünyanın iki katı oranında daha fazla büyüdüğünü ifade etti ve zor dönemde Türkiye’nin performansının uluslararası mukayesede güçlü olduğunu belirtti.
Milli gelir ve kişi başına gelir beklentileri
Yılmaz, son 23 yıldaki performans sayesinde 2025 yılında milli gelirin 1,5 trilyon doları aşmasının beklendiğini söyledi. 2002 yılında milli gelirin 238 milyar dolar olduğunu hatırlatan Yılmaz, 2023'te ilk kez 1 trilyon doları aştıklarını ve 2025'te 1,5 trilyon doları geçmeyi öngördüklerini aktardı. Kişi başına gelirin OVP rakamına göre 17.748 dolar civarında olduğunu, milli gelirde son çeyreğin verilerinin Mart ayında yayınlanmasıyla rakamların netleşeceğini belirtti.
Cari açığın gerilemesi ve risk yönetimi
Yılmaz, son üç yılda cari işlemler açığının düşmesini orta vadeli program açısından en önemli başarılardan biri olarak nitelendirdi. Cari açığın azalmasının dış finansman ihtiyacını düşürdüğünü ve böylece risklerin azaldığını vurguladı. Bu yıl için beklenen cari açığın yaklaşık yüzde 1.4 civarında olduğunu ve önümüzdeki yıllarda benzer seviyelerde kalmasını beklediklerini söyledi.
Kamu borç stoku ve mali sağlamlık
Devletlerin pandemi sonrası artan borç stoklarına işaret eden Yılmaz, gelişmiş ülkeler dahil birçok ülkede yüksek kamu borç stokunun önemli bir sorun olduğunu söyledi. Buna karşın Türkiye’nin kamu borç stoku sorunu olmayan nadir ülkelerden biri olduğunu belirterek bunun geleceğe yönelik önemli bir güç kaynağı olduğunu ifade etti.
2026 makro hedefleri
Yılmaz, 2025 yılı performansına ilişkin beklentilerin ardından 2026 için öngörülen makro çerçeveyi paylaştı. Buna göre 2025 yılında yıl genelinde büyüme tahmini yaklaşık yüzde 3.3 olup, 2026 için reel büyüme beklentisi yüzde 3.8 düzeyinde. Tahminlerin gerçekleşmesi halinde 2026 yılında toplam milli gelirin 1,7 trilyon dolar seviyesine yaklaşması ve kişi başına gelirin 19 bin dolar civarına yükselmesi bekleniyor. Diğer hedefler arasında toplam mal ve hizmet ihracatının 410 milyar dolar, turizm gelirinin 68 milyar dolar, ilave istihdamın 700 bini aşması, işsizlik oranının yaklaşık yüzde 8.4 seviyesinde tek haneli kalması ve yıllık enflasyonun yüzde 20'nin altına düşürülmesi yer alıyor.
Yılmaz, rakamsal beklentilerin kesinleşmesinin dördüncü çeyrek verilerinin açıklanmasıyla netleşeceğini belirterek, bu çerçeveyi 2026’ya ilişkin makro politika hedefleri olarak nitelendirdi.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ, "GENEL TABLOYA BAKTIĞIMIZ ZAMAN DÜNYA BÜYÜMESİ SON 23 YILDA ORTALAMA YÜZDE 3.5 OLMUŞ. TÜRKİYE'NİN ORTALAMA BÜYÜMESİ YÜZDE 5.4 OLMUŞ. TÜRKİYE HER YIL DÜNYADAN 1.9 PUAN DAHA FAZLA BÜYÜMÜŞ. DÜNYA EKONOMİSİNDE ALDIĞIMIZ PAY YÜKSELMİŞ BU RAKAMLAR BU ANLAMA GELİYOR. SON 23 YILIN PERFORMANSI ÇOK AÇIK, TÜRKİYE SON 23 YILDA BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM, DEĞİŞİM VE GELİŞİM YAŞADI." DEDİ.