Şimşek, 3’üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi’nde değerlendirmelerde bulundu
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) düzenlenen 3’üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi’nin oturumuna katılarak küresel sermaye akımları, kapsayıcı refah ve sürdürülebilir kalkınma modelleri hakkında konuştu. Oturum, Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Küresel sermaye akımları: near‑shoring ve artan korumacılık
Şimşek, gelişmekte olan piyasalara yönelen dış doğrudan yatırımlardan alınan payın son üç yılda %67’den %54’e gerilediğini belirterek bunun geçici değil, yapısal bir trend olarak görüldüğünü söyledi. Sermayenin büyük kısmının Batı’da yoğunlaştığını, bunun sonucunda friend‑shoring ve near‑shoring yaklaşımlarının ve korumacılığın arttığını vurguladı. Bu eğilimlerin, özellikle Müslüman çoğunluklu gelişmekte olan ülkelerin kalkınma finansmanına erişimini sınırladığını ifade etti.
İslami finansın reel ekonomi ile doğrudan ilişkisi
Şimşek, portföy sermaye akışlarının döngüsel ve kısa vadeli kazanç odaklı olduğunu, kalkınma için yeterli olmadığını belirtti. Buna karşılık İslami finansın reel sektörle doğrudan bağlantılı olduğunu; her maddi finansal işlemin gerçek bir varlıkla güvence altına alındığını ve risk‑kâr paylaşımına dayandığını hatırlattı. Bu yapının, kalkınma odaklı sermaye yönlendirmede önemli bir avantaj sağladığını söyledi.
Ölçeklendirme, ürün çeşitliliği ve Türkiye hedefi
İslami finans varlıklarının nominal ABD doları cinsinden 2000 yılından beri 48,5 kat arttığını, ancak küresel finansal varlıkların aynı dönemde 6 kat büyüdüğünü belirten Şimşek, "İslami finans olarak hala gideceğimiz ciddi bir yol var" dedi. Şimşek, bu alanın birçok ülke için fırsat taşıdığını; İran’ın önde, Türkiye’nin ise 9. sırada olduğunu ve hedefin ilk 5 içinde yer almak olduğunu vurguladı.
Bu hedefe ulaşmak için yapılması gerekenleri şöyle özetledi: ürün çeşitliliğini artırmak, yatırımcı çekmek için rekabetçi enstrümanlar geliştirmek, likiditeyi güçlendirmek ve sektörün yenilikçi olması. Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu enstrümanlar üzerinde çalıştığını; liderlik ve sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. Ayrıca Türkiye’nin COP31 organizasyonunda yer alacak olmasını, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odaklarının bir ideolojik yaklaşım değil gereklilik olduğunu ifade etmek için örnekledi.
Sonuç: Dayanıklılık ve yerel sermaye kullanımı
Şimşek, petrol ihracat fazlası olan ülkelerde bölgesel yatırımın olumlu örneklerine değinerek, elde edilen sermayenin yerel ve bölgesel kalkınma için etkin kullanılmasının önemini vurguladı. İslami finansın ölçeklenmesi, ürün inovasyonu ve likiditenin artırılması yönünde atılacak adımların, gelişmekte olan ve Müslüman ülkelerin ekonomik dayanıklılığını güçlendireceğini belirtti.
HAZİNE VE MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK, DÜN BAŞLAYAN 3’ÜNCÜ KÜRESEL İSLAMİ EKONOMİ ZİRVESİ’NİN BUGÜN Kİ OTURUMUNA KATILDI.