Cumhurbaşkanı yardımcısı Yılmaz, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nda konuştu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı töreninde yaptığı konuşmada, Kıbrıs konusunda Türkiye'nin tutumunu ve Kıbrıs Türkü'nün taleplerini ayrıntılı şekilde dile getirdi.
Barış Harekatı, anmalar ve tarihsel vurgu
Yılmaz, konuşmasında Barış Harekatı'nın 52'nci yıldönümüne atıfta bulunarak, harekâtın Kıbrıs Türk halkına huzur, emniyet ve özgürlük sağladığını belirtti. Merhum Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş ile Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş gibi isimleri rahmet ve minnetle andı; şehitler, gaziler ve harekâta emeği geçenlere şükranını sundu.
Güvenlik, garantörlük ve bölgesel istikrar
Yılmaz, 1960 Garanti Antlaşması'na atıfla Türkiye'nin harekâtla tarihi ve hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini vurguladı. TSK varlığının yarım asrı aşan bir barış ve istikrar zemini oluşturduğunu, bu zeminde adanın kalkınma ve demokrasi yolunda ilerlediğini ifade etti.
Uluslararası boyut: eleştiriler ve talepler
Konuşmada Rum tarafı ve destekleyen çevrelere yönelik eleştiriler de yer aldı. Yılmaz, "Rum lobisinin Avrupa kurumlarını istismar ederek yürüttüğü dezenformasyon girişimlerini kınıyoruz" dedi ve bu tür girişimlerin Ada'nın güvenliğini zedeleyeceğini vurguladı. Ayrıca Birleşmiş Milletler kararları ve Rum tarafının Avrupa Birliği'ne kabulünün çözümsüzlüğü beslediğini belirtti.
Kıbrıs Türkü'nün egemenliği ve uluslararası tanınma talepleri
Yılmaz, uluslararası topluma çağrıda bulunarak Kıbrıs Türkü'nün bu toprakların Rumlar kadar sahibi olduğunun kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen bir devlet olarak tanınması, doğrudan uçuş ve doğrudan ticaret önündeki engellerin kaldırılması talepleri konuşmada öne çıktı. Yılmaz, iki ayrı halk ve iki ayrı devletin varlığına dayanan iş birliği zemininin bölgesel barışa katkı sağlayacağını belirtti.
Ekonomik ve kalkınma işbirlikleri
Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik işbirliğine vurgu yapıldı; Yılmaz, 9 Nisan 2026 tarihinde imzalanan 2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması çerçevesindeki projelerin hayata geçirildiğini aktardı. Eğitim, turizm, teknoloji, dijitalleşme ve altyapı alanlarında ortak projelerle KKTC'nin kalkınmasının hedeflendiği belirtildi.
Gelecek hedefleri ve kararlılık mesajı
Konuşmanın sonunda Yılmaz, "Kıbrıs hiçbir zaman bir Rum adası olmayacaktır" cümlesiyle siyasi duruşu özetledi. Türkiye'nin KKTC'ye desteğinin kararlılıkla sürdürüleceğini, gençlerin uluslararası platformlarla buluşturulması ve izolasyonların aşılması için çalışmaların devam edeceğini dile getirdi. Yılmaz, KKTC'nin uluslararası görünürlüğünün arttığını ve elde edilen kazanımların korunarak ilerletileceğini vurguladı.
Değerlendirme
Yılmaz'ın konuşması, hem tarihsel referanslarla Türkiye'nin garantörlük iddiasını tekrar teyit ediyor hem de KKTC'nin uluslararası meşruiyeti ve ekonomik entegrasyonuna yönelik somut talepleri öne çıkarıyor. Konuşma, siyasi eşitlik, doğrudan ekonomik bağlar ve tanınma taleplerini merkezine alarak Kıbrıs meselesinde mevcut çözüm perspektifine eleştirel bir alternatif sunduğunu gösteriyor.
Kaynak: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı konuşması
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı töreninde yaptığı konuşmada, "Uluslararası toplum, Kıbrıs Türkü'nün Rumlar kadar bu toprakların sahibi olduğunu artık kabul etmelidir" ifadelerini kullanarak, "Kıbrıs hiçbir zaman bir Rum adası olmayacaktır" dedi.