Circularity projesi kapanışında elektronik atıkların ekonomiye kazandırılması hedefi paylaşıldı
Her yıl milyonlarca akıllı telefon, bilgisayar ve ev aleti kullanım ömrünü tamamlayarak devasa bir "elektronik atık" dağına dönüşüyor. Modern dünyanın en hızlı büyüyen atık problemine karşı geliştirilen Circularity projesi, teknolojiyi çöpe değil, döngüye dahil etmek için bilimsel bir yol haritası sundu.
Proje kapsamı ve paydaşlar
Proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmiş ve Belmont Forum kapsamında fonlanmıştır. Kapanış etkinliği Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’den Yaşar Üniversitesi’nin yanı sıra Almanya, Japonya, Tayland ve Tayvan’dan beş üniversitenin paydaşlığında yürütülen çalışma; telefon ve elektrikli araba bataryaları gibi atıkları hammaddeye dönüştürmeyi hedefliyor.
Türkiye Koordinatörü Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu liderliğindeki proje ekibinde; Prof. Dr. Erhan Ada, Dr. Öğretim Üyesi Yeşim Deniz Özkan Özen, Dr. Öğretim Üyesi Mürüvvet Deniz Sezer ile araştırmacılar Çisem Lafcı ve Yalçın Berberoğlu yer aldı.
Türkiye'de e-atık verileri
Proje kapsamında elde edilen veriler, Türkiye’nin 80 milyonu aşan nüfusuyla Batı Asya’nın en fazla elektronik atık üreten ülkelerinden biri olduğunu gösteriyor. Türkiye’de kişi başı e-atık arzı 18,3 kilogram seviyesine ulaşırken, yıllık toplam atık miktarı ise 1 milyon tonun üzerine çıktı. Araştırmalar, geleneksel "al-kullan-at" modelinin sürdürülemez olduğunu; artan atık miktarı karşısında geri dönüşüm tesislerinin kapasitesinin yetersiz kaldığını işaret ediyor.
Cihaz ömürleri ve tüketim eğilimleri
Projeye göre dünyada en hızlı büyüyen e-atık kaynağı akıllı telefonlar. Gelişmiş ülkelerde bir cihazın kullanım süresi 2 yılın altına, gelişmekte olan ülkelerde ise 3 yıla kadar düşmüş durumda. Bu eğilim, teknolojik döngünün hızla atık yığınına dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Geleceğin tehdidi: elektrikli araç bataryaları
Proje, elektrikli araç bataryalarının gelecekte oluşturabileceği atık yükünü de ele aldı. Paydaş kurumlardan Almanya Bayreuth Üniversitesi’nin paylaştığı verilere göre, 2024 itibarıyla Almanya yollarındaki bataryalı elektrikli araç (BEV) stoğu 1.651.000'in üzerine çıktı. Bu araçların bataryalarının gelecekte devasa bir atık havuzu oluşturmaması için döngüsel ekonomi modellerinin bugünden kurulması gerektiği vurgulanıyor.
Yetkili açıklamaları
Proje Koordinatörü ve Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu üniversitenin bu alandaki rolünü şöyle özetledi: "Üniversitemiz için döngüsel ekonomi, TÜBİTAK raporları ve küresel analizlerle tescillenmiş en güçlü kaslarımızdan biridir. Projemiz, 2023 yılında Belmont Forum tarafından fonlanan ve dünyada bu alanda seçilen sadece 7 projeden biri olma özelliğini taşıyor. ’Üret, tüket ve at’ mantığına dayanan lineer sistemlerin tıkandığı bu dönemde; lojistik penceresinden bakarak bu yapıyı döngüsel bir modele çevirmek için gayret gösteriyoruz. Amacımız gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır."
Etkinliğe katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Daire Başkanı Sabriye Ayhan ise üniversitelerin süreçteki önemine değinerek şunları söyledi: "Bakanlık olarak politikalarımızı üniversitelerimizin bilimsel rehberliğiyle yürütüyoruz. Döngüsel ekonomi artık çevresel bir tercihin ötesinde, küresel bir ekonomik zorunluluktur. ’Al-kullan-at’ modelinin yerini; kaynağın verimli kullanıldığı, atığın tekrar üretime dahil edildiği ve sektörel rekabetçiliğin arttığı yeni bir sistem almaktadır."
Sonuç olarak, Circularity projesi kapanışında paylaşılan veriler ve öneriler, elektronik atıkların yönetiminde işletme, politika ve teknoloji odağında entegre yaklaşımların gerekliliğini vurguluyor.
TÜRKİYE KOORDİNATÖRÜ PROF. DR. YİĞİT KAZANÇOĞLU LİDERLİĞİNDEKİ PROJE EKİBİNDE; PROF. DR. ERHAN ADA, DR. ÖĞRETİM ÜYESİ YEŞİM DENİZ ÖZKAN ÖZEN, DR. ÖĞRETİM ÜYESİ MÜRÜVVET DENİZ SEZER İLE ARAŞTIRMACILAR ÇİSEM LAFCI VE YALÇIN BERBEROĞLU YER ALDI.