Çayeli Bakır’ta güvenlik: Öncelikten değere dönüşen yaklaşım
Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini saha uygulamalarından öte bir kurumsal kültürün merkezi haline getirdi. Kurum, güvenliği bir zorunluluk ya da geçici öncelik olarak değil, ortak ve kalıcı bir değer olarak konumlandırıyor; bu da bireysel farkındalığın kolektif bir refleks haline gelmesini sağlıyor.
Düşün! İş Emniyet programı ve 2025 sonuçları
Düşün! İş Emniyet programı 2023'ten bu yana uygulamada. Program, çalışanların işe başlamadan önce riskleri değerlendirmesini, ekip içinde güvenli çalışma alışkanlıklarını benimsemesini ve iş güvenliği farkındalığını içselleştirmesini hedefliyor. Bu yaklaşımın somut çıktıları arasında 2025 yılını kayıp zamanlı kaza olmadan tamamlamak yer alıyor. Programın yürürlüğe girmesinden bu yana yüksek seviyeli hadiselerde %55 azalma kaydedildi.
Çalışanların sürece katkısı da istatistiklere yansıdı: 2025 yılında 743 öneri ile katılımcı ve sürekli gelişen bir güvenlik kültürü ortaya çıktı. Ayrıca geçtiğimiz yıl verilen 1.300 saatlik eğitim, uygulamalı örneklerle desteklenerek güvenli davranışların kalıcılaşmasına katkı sağladı.
Tehlikeli işi reddetme politikası ve birey kart uygulaması
Çayeli Bakır’da tüm çalışanlar, tehlikeli olduğunu düşündükleri işleri reddetme yetkisine sahip. Bu politika, güvenlik kültürünü güçlendirirken emniyetli davranışların desteklenmesini sağlıyor. Son üç yılda 'Tehlikeli İşi Reddetme' oranı %30 artış gösterdi; yalnızca 2025'te 312 tehlikeli iş reddi kayda geçti.
Risk değerlendirmesi süreçlerinde öne çıkan araçlar arasında birey kart ve 'Dur ve Konuş' uygulamaları bulunuyor. 2025 yılında 61.103 birey kart doldurularak personele düşen ortalama birey kart sayısı yıllık 194 olarak kaydedildi. Aynı dönemde 13.153 kez 'Dur ve Konuş' uygulaması gerçekleştirildi. 'Dur ve Konuş' yaklaşımı, basit bir sohbetin riskleri görünür kılabileceği fikriyle ekip içi iletişimi ve farkındalığı artırmayı hedefliyor.
Sahada güvenlik kültürünü güçlendiren çalışan katkısı
Sahadaki uygulamalar, çalışanların aktif katılımıyla somut sonuçlar veriyor. Vardiya Amiri Abdulkadir Geylani Yalçın, çalışma ortamındaki ve çevredeki tehlike ile risklerin zamanında fark edilip bildirilmesinin olası kaza ve hadiselerin önüne geçtiğini vurguladı; 'Tehlike Bildirimi' uygulamasının daha emniyetli bir çalışma ortamı oluşturduğunu belirtti.
Tesis Operatörü Ünal Yazıcı, tehlike bildirimlerinin çalışma güvenliğine aktif katkı sunduğunu ve mobil uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin Çayeli Bakır’ın yerleşik emniyet kültürünün bir yansıması olduğunu ifade etti. Vardiya Amiri Niyazi Yılmaz ise 'Dur ve Konuş' uygulamasının riskleri önceden fark etmeye ve ekip içinde değerlendirmeye olanak tanıdığını söyledi. Mobil İş Makineleri Yeraltı Mekanik Teknikeri Emre Fakir de 'Dur ve Konuş' uygulamalarının bilinçli hareket etme kültürünü ve çalışanlar arası iletişimi güçlendirdiğini, yapılan bildirimlerin takdir edilmesinin motivasyonu artırdığını belirtti.
Kademeli denetimler ve sürekli iyileşme
Uygulamaların sahada etkin biçimde sürdüğünden emin olmak için son üç yılda 2.710 saha denetimi ve 783 kademeli denetim gerçekleştirildi. Çayeli Bakır yöneticileri ve uzmanları tarafından yapılan bu iç denetimler, iş güvenliği yönetim sisteminin sahadaki etkinliğini ölçüyor ve gelişim fırsatlarını ortaya çıkarıyor.
Genel olarak Çayeli Bakır’ın yaklaşımı, prosedürlerin ötesine geçen, çalışan katılımını merkeze alan ve hem fiziksel hem psikolojik güvenliği gözeten bir güvenlik kültürünün inşasını hedefliyor. Bu kültür, ölçülebilir sonuçlarla birlikte sahada sürdürülebilir emniyet uygulamalarını besliyor.
ÇAYELİ BAKIR, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ YALNIZCA SAHADAKİ UYGULAMALARLA SINIRLI TUTMAYAN, ÇALIŞAN KATILIMINI MERKEZE ALAN YAKLAŞIMIYLA GÜÇLÜ BİR KURUM KÜLTÜRÜNE DÖNÜŞTÜRÜYOR.