Gelenek nehirde yeniden canlandı
Denizli'nin Çal ilçesinde 853 yıldır sürdürülen ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesinde yer alan Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı, bu yıl da Aşağıseyit Mahallesi'nde düzenlendi. Etkinliğe 63 çoban katılarak Büyük Menderes Nehri'nin sularına girip sürüleriyle birlikte rekabet etti. İzleyiciler, yüzyıllardır aktarılan ritüeli ilgiyle takip etti.
Geleneğin kökeni ve ritüelin anlamı:
Yarış ve tören, bir çobanın bir bey kızına duyduğu ancak kavuşamadan sonlanan hüzünlü aşk hikâyesinin simgesi olarak nesiller boyunca aktarıldı. Bugün ise etkinlik hem sporî rekabet hem de toplumsal bir buluşma niteliği taşıyor; nehirde koyun geçirme, çobanların beceri ve dayanıklılığını sergilediği geleneksel bir sınav olarak öne çıkıyor.
Ödüller, bağışlar ve dayanışma:
Yarışmanın sonunda dereceye girenler açıklandı. Orhan Karakoç "Mor Fişek" adlı koyunu ile birinci, Zekeriya Karakoç "Deli Yürek" ile ikinci, Necip Yatıcı "Aşkar" ile üçüncü oldu. Dereceye girenlere altın ödülleri verildi; yarışmanın en duygusal anlarından biri ise ikinci olan Zekeriya Karakoç'un ödül altınını DMD kas hastası Erkan Yeşiltaş'a bağışlaması oldu.
Etkinlikte ayrıca katılımcılara yem ödülü takdim edildi. Bazı çobanlar ve Aşağıseyit Mahallesi Muhtarı Saffet Oğuz da destek göstererek bir koyunu ve yem bağışlarını Erkan Yeşiltaş'a ulaştırdı. Bu katkılar, festivalin yalnızca rekabet değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve paylaşma platformu olduğunu gösterdi.
Böylece 853 yıllık gelenek, Büyük Menderes'in sularında hem heyecanlı bir yarışa hem de insan odaklı bir dayanışma örneğine tanıklık etti.
DENİZLİ’DE 853 YILDIR YAŞATILAN VE UNESCO SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS LİSTESİ’NDE YER ALAN SUDAN KOYUN GEÇİRME VE ÇOBAN BAYRAMI’NDA 63 ÇOBAN BÜYÜK MENDERES’İN SULARINA GİRDİ.