Bruksizm sadece dişle sınırlı bir problem değildir
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, hastalarda görülen diş sıkmanın genellikle daha geniş bir tabloya işaret ettiğini vurguluyor. "Diş sıkma (bruksizm), çoğu zaman yalnızca dişleri ilgilendiren bir sorun olarak değerlendirilse de güncel bilimsel veriler bunun çok daha karmaşık bir tablo olduğunu ortaya koyuyor. Stres, sinir sistemi, çene ve boyun kasları arasındaki fonksiyonel ilişki ile kas-iskelet sistemindeki biyomekanik dengesizlikler, diş sıkmanın ortaya çıkmasında ve devam etmesinde önemli rol oynayabiliyor" dedi.
Koca, diş sıkmanın tek başına bir hastalık olmadığını, çoğu zaman altta yatan problemlerin dışa vurumu olduğunu belirtiyor: "Diş sıkma tek başına bir hastalık değil, çoğu zaman altta yatan problemlerin dışa yansıyan bir belirtisidir. Sadece diş sıkmayı azaltmaya çalışıp stresi, boyun ve çene kaslarındaki gerginliği, miyofasiyal ağrıları ve postür bozukluklarını göz ardı edersek kalıcı başarı sağlamak zorlaşır".
Tanı ve değerlendirme:
Bruksizm tanısında tek bir parametreye dayanmak yerine kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini aktaran Koca, çene ekleminin hareket açıklığı, çiğneme kasları, boyun ve omuz kuşağı, miyofasiyal tetik noktalar, postür ve gerektiğinde dişlerin kapanış ilişkisinin birlikte incelenmesi gerektiğini söylüyor. "Çünkü çene eklemi, boyun ve omurga birbirini doğrudan etkileyen bir fonksiyonel zincirin parçalarıdır" ifadesiyle değerlendirmeyi özetliyor.
Hastalarda dikkat edilmesi gereken şikayetler arasında sabah çene yorgunluğu, baş ağrısı, boyun tutulması, çene ekleminden ses gelmesi ve diş aşınması yer alıyor; bu belirtiler yalnızca diş hekimliği değil, kas-iskelet sistemi yönünden de değerlendirme gerektiriyor.
Kişiye özel tedavi seçenekleri:
Koca, tedavinin hastaya özel planlanmasının önemini şu şekilde sıralıyor: manuel terapi ve osteopatik yaklaşımlarla çene, boyun ve omurgadaki hareket kısıtlılıklarının giderilmesi; nöral terapi ile sinir sisteminin düzenleyici mekanizmalarının desteklenmesi; akupunktur, kuru iğneleme, germe ve gevşeme egzersizleri, postür eğitimi ve yaşam tarzı düzenlemeleri. Uygun hastalarda çiğneme kaslarının aşırı aktivitesini azaltmak için Botoks enjeksiyonları da uygulanabilir.
Diş hekimliğinin tedavideki rolüne de dikkat çeken Koca, gerekli vakalarda oklüzal splint (gece plağı) uygulamasının dişleri korumak ve çene eklemine binen yükü azaltmak açısından faydalı olabileceğini; ancak bunun tek başına her hastada kalıcı çözüm sağlamasının beklenmemesi gerektiğini söylüyor.
Sonuç olarak Koca, "Kalıcı tedavi için görünen belirtiyi değil, onu ortaya çıkaran nedenleri tedavi etmek gerekir" diyerek, bruksizm yaklaşımının semptom giderme ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor.
FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON UZMANI PROF. DR. İRFAN KOCA, "DİŞ SIKMA (BRUKSİZM), ÇOĞU ZAMAN YALNIZCA DİŞLERİ İLGİLENDİREN BİR SORUN OLARAK DEĞERLENDİRİLSE DE GÜNCEL BİLİMSEL VERİLER BUNUN ÇOK DAHA KARMAŞIK BİR TABLO OLDUĞUNU ORTAYA KOYUYOR. STRES, SİNİR SİSTEMİ, ÇENE VE BOYUN KASLARI ARASINDAKİ FONKSİYONEL İLİŞKİ İLE KAS-İSKELET SİSTEMİNDEKİ BİYOMEKANİK DENGESİZLİKLER, DİŞ SIKMANIN ORTAYA ÇIKMASINDA VE DEVAM ETMESİNDE ÖNEMLİ ROL OYNAYABİLİYOR" DEDİ.