Böbrek taşı tedavisinde tek başına müdahale yeterli değil: Tekrarlama riski ve korunma önerileri

Op. Dr. Ersin Atabey, böbrek taşının metabolik bir hastalık olduğunu, taş çıkarılsa bile altta yatan nedenler devam ederse yeni taş oluşabileceğini vurguluyor.

Yayın Tarihi: 20.05.2026 12:08
Güncelleme Tarihi: 20.05.2026 12:12

Böbrek taşı tedavisinde tek başına müdahale yeterli değil: Tekrarlama riski ve korunma önerileri

Böbrek taşında tedavi kadar önleme de önemli

Medical Park Ankara Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ersin Atabey, böbrek taşının yalnızca ağrıya yol açan geçici bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini, tekrar etme eğilimi yüksek bir metabolik hastalık olduğunu belirtiyor. Dr. Atabey, taş çıkarılmış olsa bile altta yatan metabolik nedenler devam ettiği sürece yeni taş oluşabileceğine dikkat çekiyor.

Taş oluşumu nasıl gerçekleşir?

Op. Dr. Atabey, böbrek taşlarının idrarda bulunan bazı minerallerin yoğunlaşması ve kristalleşmesiyle meydana geldiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yapıyor: "Kalsiyum, oksalat, fosfat ve ürik asit gibi maddeler zamanla sert taş yapısına dönüşebilir. Temel sorun çoğu zaman idrarda taş oluşturan maddelerin fazla, idrar hacminin ise az olmasıdır."

Risk faktörleri

Dr. Atabey, böbrek taşı oluşumunda birden çok risk faktörünün etkili olduğunu söylüyor. En önemli risk faktörü yetersiz su tüketimi olmakla birlikte, fazla tuz kullanımı, aşırı hayvansal protein tüketimi, obezite, diyabet, metabolik sendrom, ailede taş öyküsü ve daha önce taş düşürmüş olma riski artıran diğer etkenler arasında yer alıyor.

Ayrıca sık terleme, koyu renkli idrar, oksalattan zengin beslenme, gut hastalığı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve bazı bağırsak hastalıkları da taş oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.

Belirtiler ve klinik tablo

Taşlar bazen uzun süre belirti vermeden böbrek içinde kalabilir. Dr. Atabey, en tipik belirtinin taşın böbrekten idrar kanalına hareketiyle başlayan ani ve şiddetli yan ağrısı olduğunu vurguluyor. Bu ağrıya bulantı, kusma, idrarda kanama, sık idrara çıkma hissi ve idrar yaparken yanma eşlik edebilir.

Ağrı genellikle belin yan tarafında başlar; taş aşağı indikçe ağrı alt karın, kasık, testis veya vajinal bölgeye yayılabilir ve hastalar çoğu zaman yerinde duramayacak kadar şiddetli ağrı hisseder.

Tedavi seçenekleri

Her böbrek taşında ameliyat gerekmez. Özellikle küçük ve tıkanıklık oluşturmayan taşlar için bol sıvı tüketimi, ağrı kontrolü ve bazı ilaç tedavileri ile taşın kendiliğinden düşmesi mümkündür. Ancak ateş, enfeksiyon, şiddetli ağrı, böbrekte tıkanıklık, böbrek fonksiyonlarında bozulma veya taşın büyük olması gibi durumlarda müdahale gerekebilir.

Tedavi yöntemi taşın boyutu, yeri, sertliği ve hastanın genel durumuna göre belirlenir. Küçük taşlarda takip ve medikal tedavi uygulanabilirken; dışarıdan ses dalgaları ile taş kırma, endoskopik lazer tedavileri ve büyük böbrek taşlarında perkütan cerrahi yöntemleri de seçenekler arasındadır. Dr. Atabey, özellikle 2 santimetreden büyük böbrek taşlarında perkütan nefrolitotomi (PCNL) yönteminin etkili bir seçenek olduğunu belirtiyor.

Tekrarlama riski ve korunma

Böbrek taşının tekrar etme eğiliminin yüksek olduğuna dikkat çeken Dr. Atabey, "Taş çıkarılmış olsa bile altta yatan metabolik nedenler devam ettiği sürece yeni taş oluşabilir. Bu nedenle sadece taşı tedavi etmek yeterli değildir." diyor. Yetersiz sıvı tüketimi, yüksek tuz alımı, fazla hayvansal protein tüketimi ve bazı metabolik hastalıklar taş oluşumunu tekrarlayabilir.

Günlük yaşamda alınabilecek en önemli önlemin yeterli su tüketimi olduğunu vurgulayan Dr. Atabey, idrar renginin gün boyunca açık kalacak düzeyde sıvı alınmasının gerektiğini belirtiyor. Ayrıca fazla tuz tüketiminden kaçınılması, aşırı hayvansal protein tüketilmemesi, dengeli beslenme ve taş düşüren hastalarda taş analizinin yapılmasının önemine değiniyor.

Yaygın yanlışlar

Hastaların sık yaptığı yanlışlardan birinin kalsiyumu tamamen kesmek olduğunu söyleyen Dr. Atabey, "Birçok hasta kalsiyum taşı varsa süt ve yoğurdu bırakması gerektiğini düşünüyor. Oysa gereksiz kalsiyum kısıtlaması bazı hastalarda taş riskini artırabilir. Asıl önemli olan tuz tüketiminin azaltılması ve yeterli sıvı alınmasıdır."

Dr. Atabey, son olarak şu değerlendirmeyi yapıyor: "Böbrek taşının yalnızca ağrı yapan bir hastalık olmadığını; asıl başarının taşı kırmak ya da çıkarmak değil, yeni taş oluşumunu önlemek olduğunu" vurguluyor.

ÜROLOJİ UZMANI OP. DR. ERSİN ATABEY

ÜROLOJİ UZMANI OP. DR. ERSİN ATABEY

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.