53 yıllık hikâye:
1973 yazında, eski Göztepeli futbolcu Reşat Selamioğlu anısına düzenlenen dört takımlı turnuvanın finali; Göztepe ile Galatasaray arasında oynandı. Karşılaşma, yalnızca sahadaki sonucu değil, maç sonrasında yaşanan sıra dışı tavır nedeniyle Türk futbol tarihinde unutulmaz bir yere sahip oldu. 23 Ağustos 1973 tarihinde İzmir Atatürk Stadyumu’nda oynanan final, uzun yıllar konuşulacak bir görüntüyle sonuçlandı.
finalin dönüm noktası:
Mücadele 2-2 devam ederken, maçın 86. dakikasında hakemin verdiği penaltı kararı tartışma yarattı. Galatasaraylı Tuncay penaltıyı gole çevirerek skoru 3-2 yaptı ve İstanbul temsilcisi sahadan galip ayrıldı. Ancak karşılaşmanın hemen sonrasında hem oyuncular hem de iki kulübün yöneticileri, söz konusu penaltı kararının haksız olduğu görüşünde birleşti. Her iki taraf da, turnuvanın anısına ve Reşat Selamioğlu’na duyulan saygı nedeniyle kupayı tek başına sahiplenmek istemedi.
centilmence çözüm ve kupanın yarısı:
Bu ortak kanaat sonrası dönemin yöneticileri alışılmadık bir çözüm üretti. Kupaya sahip çıkmaktan kaçınan iki kulüp temsilcileri, ödülü tarihi Kemeraltı Çarşısı’na götürerek tam ortadan kestirdi. Ortaya konan bu çözümle kupanın bir yarısı Galatasaray'a verilirken, diğer yarısı Göztepe'ye kaldı. Olay, hem centilmenlik örneği hem de futbol hafızasında nadir görülen bir simge olarak değerlendirildi.
Göztepe'ye düşen yarım kupa günümüzde Gürsel Aksel Stadı içindeki Göztepe Müzesi'nde sergileniyor. Müze Müdürü Adil Artuner, bu olağanüstü anıyı İhlas Haber Ajansı’na (İHA) aktarırken, hem maçın hem de iki kulübün tavrının dönemin sportif kültüründe farklı bir iz bıraktığını vurguladı. Artuner, söz konusu olayın hem Reşat Selamioğlu’na duyulan saygının hem de spor etiğinin bir sembolü olarak görüldüğünü belirtti.
Bu hikâye, bir kupa kadar somut olmayan ama hafızalarda uzun süre yaşayacak bir mirasın doğuşunu anlatıyor: bir tartışma, iki kulübün ortak kararı ve futbol tarihine kazınan yarım bir madalya.
GÖZTEPE MÜZE MÜDÜRÜ ADİL ARTUNER