Bilimi merkezine koyan afet yönetimiyle daha dirençli şehirler hedefleniyor

Bakan Mustafa Çiftçi, AFAD ağının gücünü vurgulayarak bilim merkezli bir afet yönetimiyle riskleri azaltıp daha dirençli şehirler inşa edeceklerini söyledi.

Yayın Tarihi: 07.09.2026 12:52
Güncelleme Tarihi: 07.09.2026 12:52

Bilimi merkezine koyan afet yönetimiyle daha dirençli şehirler hedefleniyor

Bilimi merkezine koyan afet yönetimiyle daha dirençli şehirler hedefleniyor

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul’da düzenlenen Avrupa Sismoloji Komisyonu 40. Genel Kurulu kapsamında yaptığı konuşmada, afet yönetiminde devlet sorumluluğu ile bilimin ortak çalışmasının altını çizdi. Programa, İstanbul Valisi Davut Gül ile birlikte, 60’ı aşkın ülkeden 750’nin üzerinde uzman ve araştırmacı katıldı.

Çiftçi, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremin sonuçlarına işaret ederek, bu tür büyük sarsıntıların etkilediği coğrafyayı ve insan kayıplarını hatırlattı: 11 il, yaklaşık 14 milyon kişi doğrudan etkilendi ve 53 binden fazla vatandaş hayatını kaybetti. Bu veriler üzerinden yaptığı değerlendirmede, depremin önlenemeyeceğini ancak depremin afete dönüşmesini engellemenin mümkün olduğunu vurguladı.

Devletin sorumluluğu ve bilimin rolü:

Çiftçi, güvenli şehir inşa etmenin yalnızca mühendislik meselesi olmadığını, aynı zamanda bir kamu ahlâkı olduğunu söyledi. Bir binanın sağlamlığının o binada yaşayacaklara karşı bir sorumluluk; bir okulun güvenliğinin ise gelecek kuşaklara karşı bir vazife olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, afet yönetimini müdahale odaklı olmaktan çıkarıp, risk azaltma ve hazırlık odaklı bir sisteme dönüştürmeyi amaçlıyor.

AFAD ağı ve uluslararası işbirliği:

Bakan Çiftçi, AFAD teşkilatının elimizdeki teknik kapasitenin somut örneği olduğunu belirtti. AFAD’ın bin 200’ün üzerindeki deprem gözlem istasyonu ile Avrupa’nın en geniş deprem gözlem ağını işlettiğini; çevremizdeki 24 ülkenin depremlerini çözümlendiğini ve verilerin 10 ülke ve 5 uluslararası sismoloji merkezi ile paylaşıldığını aktardı. Bu açıklama, afet biliminin sınırları aşan karakterine dair somut bir gösterge sunuyor: "fay hatları pasaport taşımaz" sözünü hatırlatarak, sismik çalışmalarda uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yaptı.

Çiftçi, bütün bu veriye dayalı altyapının, karar alma süreçlerinde bilimin merkezî bir role sahip olması gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi. Afet yönetimini tekil bir müdahale mekanizması olarak değil, risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirmeyi bir arada ele alan bütüncül bir sistem olarak görmek gerektiğini yineledi.

Pratik uygulamalar ve şehir ölçeğinde dönüşüm:

Konuşmada, bilimsel bildirilerin, yeni araştırmalara; araştırmaların yeni teknolojilere; teknolojilerin ise daha yüksek standartlara dönüşmesinin hedeflendiği belirtildi. Bu zincirin nihai amacı, elde edilen birikimin daha dirençli şehirler yaratmasıdır. Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde "Türkiye Yüzyılı" şehirlerinin bu anlayışla inşa edildiğini ifade etti.

İstanbul Valisi Davut Gül da kentte yürütülen saha çalışmaları hakkında bilgi verdi. Söz konusu süreçte, 2006’da kurulan İstanbul Proje ve Koordinasyon Birimi’nin özellikle 2000 yılından önce yapılan kamu yatırımlarına deprem dayanıklılık testi uyguladığı belirtildi. Yapılan değerlendirmede, yaklaşık bin 700 kamu binasından bin 535inin depreme dayanıksız olduğu tespit edilmiş; bunların güçlendirilebilenleri güçlendirildi, güçlendirilemeyenler ise yıkılıp yeniden yapıldı.

Bu kamu binalarının içinde eğitime ayrılanların sayısı öne çıkıyor: bin 430 tesis eğitim amaçlı olup, şu an İstanbul’daki eğitim tesislerinin tamamı en güçlü, en sağlam binalar olarak tanımlanıyor. Ayrıca kentte 1 milyon 350 bin bağımsız birimin elden geçirilme süreci ve yaklaşık 385 bin birimin "Yarısı Sizden Yarısı Bizden" kampanyasıyla yenilenme adımları detaylandı.

Vali Gül, bu çalışmaların hızının korunması halinde birkaç yıl içinde depremin kendisini engelleyemeyecek olsak da, depremin yol açtığı risklerin büyük oranda azaltılabileceğini söyledi. Kent ölçeğinde yapılan düzenlemelerin, acil durum lojistiği açısından da mahalle bazlı merkezler oluşturduğuna dikkat çekti.

Çiftçi konuşmasını, depremin insanlığın ortak kırılganlığını hatırlattığını; bilimin ise bu kırılganlığa karşı ortak akıl oluşturma imkânı sunduğunu belirterek tamamladı. "Deprem sınır tanımıyorsa, bilim de sınır tanımamalıdır. Risk ortaksa, bilgi ortaklaşmalıdır. Tehdit küreselse, dayanışmamız da küresel olmalıdır" sözleriyle uluslararası işbirliğinin önemine tekrar vurgu yaptı.

Toparlamak gerekirse, konuşmalar hem teknik kapasitenin güçlendirilmesine hem de kamu politikalarında bilimin daha merkezi bir konuma yerleştirilmesine odaklanıyor. Türkiye’deki saha uygulamaları ve AFAD ağının yaygınlığı, bu hedeflerin hayata geçirilmesi bakımından önemli bir altyapı sunuyor; ancak hedeflenen dayanıklılığa ulaşmak için süreklilik, standartların yükseltilmesi ve uluslararası işbirliğinin sürdürülebilirliği kritik kalmaya devam ediyor.

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz"

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz"

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!