Bilal Erdoğan: "Biz sinmeyeceğiz, susmayacağız, Filistin’i unutmayacağız"
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Galata Köprüsü'nde düzenlenen Filistin’e destek eyleminde konuştu. Etkinlik, İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla gerçekleştirildi ve yeni yılın ilk sabahında Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nde kılınan sabah namazının ardından binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleşti.
Vatandaşlar ellerindeki Türk ve Filistin bayrakları ile boyunlarına bağladıkları kefiyelerle köprüye yürürken geniş güvenlik önlemleri alındı. Programda konuşan Bilal Erdoğan, Gazze başta olmak üzere Filistin’de yaşananları uluslararası hukukun ve insanlığın sınavı olarak nitelendirdi.
Bilal Erdoğan'ın değerlendirmeleri
Konuşmasında Gazze’de yaşananları kapsamlı biçimde ele alan Erdoğan, bu durumu yalnızca bir insani dram olarak değil, aynı zamanda küresel düzenin, uluslararası kurumların ahlaki iddialarının sarsıldığı bir kırılma olarak tanımladı. Erdoğan, Gazze’ye ilişkin ifadelerinde şu tespitleri paylaştı:
"Gazze’de yaşanan bir halkın kadınlarıyla çocuklarıyla yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldığı bir soykırımdır."
Erdoğan, öğrencisi oldukları uluslararası normların açık şekilde ihlal edildiğini belirterek Cenevre sözleşmelerine atıfta bulundu ve sivillerin hedef alınmasının, orantısız güç kullanılmasının açık savaş suçu olduğunu vurguladı. Ayrıca Gazze’de insani yardımın engellenmesinin ve kış şartlarında çadırlarda yaşam mücadelesi veren insanların durumunun bu politikaya dahil olduğunu söyledi.
Mücadele ve tazminat çağrısı
Gazze’nin yeniden inşasının mali yükünün mağdurlara değil, sorumlulara ait olması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Bu yıkımın maliyeti 3. ülkelere havale edilemez. Yıkan onarmalıdır." ifadelerini kullandı ve İsrail’in savaş suçlarından tazminatla yükümlü tutulması gerektiğini dile getirdi. Gazze ile Batı Şeria’daki durumu birbirinden ayrılamaz olarak nitelendirerek yerleşimci şiddetinin de sürdüğünü belirtti.
Erdoğan, Türkiye’nin konumuna dair değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı: "Türkiye artık güçlü Türkiye. Türkiye artık zulme karşı duran Türkiye. Türkiye artık Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeni dünya düzeninin kurucu aklı olma yolunda bir Türkiye." Bu çerçevede milliyetçilik anlayışını da "zulme karşı dimdik durma ahlakı" şeklinde tanımladı.
Boykot çağrısı ve eylemin devamı
Etkinlikte boykotun önemine dikkat çeken Erdoğan, ekonomik ve toplumsal boykotların zulmün normalleşmesine karşı güçlü bir tepki olacağını söyledi. Konuşmasında yaptığı çağrının özünü şu cümleler oluşturdu:
"Şimdi milletçe yaşlısıyla genciyle kadınıyla erkeğiyle bireysel olarak mücadelemizi boykotla sürdürmek zorundayız. Boykotu küçümsemeyeceğiz, ben ne yapıyorum sorusuna vereceğimiz en güçlü cevap olacaktır."
Konuşmasını tekrarlanan bir kararlılıkla sonlandıran Erdoğan, "Biz sinmeyeceğiz, susmayacağız, Filistin’i unutmayacağız. Unutturmayacağız. Gazze, Kudüs, Mescid-i Aksa özgür olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz." sözleriyle eylem ve dayanışmanın süreceğini vurguladı.
İLİM YAYMA VAKFI MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI VE TÜGVA YÜKSEK İSTİŞARE KURULU ÜYESİ BİLAL ERDOĞAN