Beyaz Saray: Marinera (Bella-1) ve Sophia tankerlerine ilişkin açıklama
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD’nin Kuzey Atlantik’te el koyduğu Rus bandıralı petrol tankerleri Marinera (daha önce Bella-1 olarak biliniyordu) ve Sophia hakkında basın mensuplarına bilgi verdi. Leavitt, operasyonun Adalet Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Savunma Bakanlığı desteğiyle yürütüldüğünü belirtti.
Beyaz Saray değerlendirmesi ve doğrudan alıntılar
Leavitt, el konulan geminin yaptırımlı petrol taşıyan bir Venezuela "gölge filo" gemisi olduğunu ve bu bağlamda hareket edildiğini söyledi. Leavitt’in sözleriyle: "El konulan gemi, yaptırımlı petrol taşıyan bir Venezuela ‘gölge filo’ gemisiydi. Sahte bayrak taşıdığı için vatansız kabul edildi".
El koyma işlemi ve hukuki süreç
Leavitt, geminin ABD Federal Mahkemesi tarafından verilen arama ve el koyma kararı uyarınca Kuzey Atlantik’te tutulduğunu aktardı. Leavitt, operasyonun sabah saatlerinde gerçekleştiğini ve bu kararın, geminin mürettebatının federal hukuk kapsamında soruşturma ve kovuşturmaya tabi olacağı anlamına geldiğini ifade etti: "Gemi hakkında yargıya ait bir el koyma kararı bulunuyor. Bu da mürettebatın federal hukuku ihlal kapsamında yargılanmaya tabi olduğu anlamına geliyor. Gerekirse, yargılama için ABD’ye getirilecekler".
Sophia tankerinin durumu ve eşlik
Leavitt, ayrıca Sophia isimli başka bir geminin de Savunma Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı ile koordinasyon içinde ele geçirildiğini belirtti. Sophia için "vatansız ve yaptırımlara tabi olan bir ‘gölge filo’ tankeri" tanımlaması yapıldı. Leavitt, olayın uluslararası sularda, herhangi bir çatışma yaşanmadan gerçekleştiğini ve ABD Sahil Güvenliğinin Sophia’ya nihai işlemler için eşlik ettiğini söyledi.
Venezuela politikası ve petrol anlaşması
Leavitt, Trump yönetiminin Karakas ile yakın temas halinde olduğunu, ABD’nin "azami nüfuza" sahip olduğunu ve "Geçici yetkililerle yakın koordinasyonumuz devam ediyor ve onların kararları ABD tarafından dikte edilmeye devam edecek" şeklinde konuştu. Leavitt, ABD’nin Venezuela’dan alacağı petrolün hem ABD halkına hem de Venezuela halkına fayda sağlayacağını belirterek, alınacak 30 ila 50 milyon varil petrolün bu sürecin "ilk eylemi" olduğunu ifade etti. Leavitt ayrıca, petrole ilişkin gelirlerin ABD ve Venezuela halkı için kullanılacağını söyledi.
Maduro ve olası askeri seçenekler
Leavitt, ABD’nin Venezuela’daki işçilere güvende olacaklarına dair güvencenin nasıl sağlanacağı sorusuna yanıt vererek, Başkan Trump’ın gerektiğinde askeri güç kullanma hakkını saklı tuttuğunu belirtti ve ABD halkının çıkarlarına en uygun kararların alınacağını söyledi. Leavitt, Nicolas Maduro hakkında da diplomatik yollarla anlaşma çabalarının sürdüğünü, Maduro’yu "gayri meşru bir diktatör" olarak nitelendirdiğini ve metinde belirtildiği üzere Maduro'nun "şu anda New York’ta bir hapishane hücresinde tutulduğunu" ifade etti.
Rusya ilişkileri ve gerilim
Rusya’nın Bella tankerini korumak amacıyla denizaltı göndermesi iddiası ve bu denizaltıyla bir temas olup olmadığı yönündeki soruya Leavitt, tekrardan gemilerin yaptırımlı petrol taşıyan Venezuela ‘gölge filo’suna ait olduğunu belirterek yanıt verdi. Leavitt, "Sahte bayrak taşıdığı için gemi vatansız kabul edildi" ifadesini yineledi ve mürettebatın kovuşturmaya tabi tutulacağını kaydetti.
Leavitt, ayrıca gemilere el koyma işleminin yasa dışı petrol taşıyan tüm 'gölge filo' gemilerine yönelik ambargonun uygulanması anlamına geldiğini ve yalnızca ABD tarafından belirlenen meşru ticarete izin verileceğini vurguladı.
ABD BAŞKANI DONALD TRUMP’IN BASIN SÖZCÜSÜ KAROLİNE LEAVİTT, BEYAZ SARAY’DA BASIN MENSUPLARININ SORULARINI YANITLADI.