beştepe'de 30 ağustos: zaferin anlamı ve birlik vurgusu

Erdoğan, Beştepe'deki 30 Ağustos özel programında Büyük Taarruz'un anlamını anlattı, milli birlik vurgusu yaptı; Girne'deki feribot kazası için taziye bildirdi.

Yayın Tarihi: 30.08.2026 21:17
Güncelleme Tarihi: 30.08.2026 21:17

beştepe'de 30 ağustos: zaferin anlamı ve birlik vurgusu

Beştepe'de 30 Ağustos özel programı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programı'nda konuştu. Program, Beştepe Millet Camii İmam-Hatibi Tayyip Hoş tarafından yapılan Kuran-ı Kerim tilaveti ve Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş tarafından yapılan duayla başladı.

Konuşmasının hemen başında, Girne açıklarında meydana gelen feribot kazası dolayısıyla üzüntüsünü dile getiren Erdoğan, kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır; sağ kurtulanlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Kazanın nedenlerinin tespiti ve ihmali olanlar hakkında hesap sorulması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarıyla işbirliği içinde gerekli adımların atılacağını bildirdi.

zaferin tarihsel çerçevesi:

Erdoğan, konuşmasında Büyük Taarruzun ve 30 Ağustos'un tarihsel önemine geniş yer verdi. 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'den başlatılan taarruzun, Gazi Mustafa Kemal komutasında yürütülen dört günlük yoğun çarpışmaların ardından Dumlupınar'da kesin bir zaferle sonuçlandığını hatırlattı. Bu zaferin Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açtığını, milletin varlığını tehdit eden işgalcilerin heveslerini kursaklarında bıraktığını vurguladı.

Konuşmasında Mehmet Akif Ersoy'un dizelerine atıfta bulunarak şehitlerimizi rahmet ve minnetle andı. Cumhurbaşkanı, 1071 Malazgirt Zaferi'nden itibaren Türk yurdunun korunmasının kesintisiz bir mücadele hikâyesi olduğunu belirterek 30 Ağustos'u işgalcilerin hüsranı, milletin bayramı olarak nitelendirdi.

milletin seciyesi ve bölgesel mesajlar:

Erdoğan, milletin tarihsel direncine dikkat çekerek Malazgirt, Çanakkale, Milli Mücadele ve 15 Temmuz gibi dönüm noktalarına işaret etti. Fedakârlıkla kazanılan istiklalin dış desteğe değil milletin kendi iradesine dayandığını, bu ruhun bugün de canlı olduğunu ifade etti. "Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır" sözleriyle devam eden değerlendirmesinde kahramanlık örneklerine atıflarda bulundu.

Bölgesel politikaya ilişkin olarak Türkiye'nin gönül ve kültür coğrafyasıyla işbirliklerini güçlendirme kararlılığını yineleyen Cumhurbaşkanı, sınırların fiziksel ayırıcı olduğunu ancak gönülleri ve insanları ayıramayacağını söyledi. Terörle mücadelede kaydedilen mesafe ve terörsüz bölge vizyonunun adım adım hayata geçirildiğini belirtti; Suriye başta olmak üzere bölgede umutların büyüyeceğini vurguladı.

Erdoğan, iç cephede birlik çağrısını yineleyerek siyasi görüş ve köken farkı gözetmeksizin "tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" anlayışı etrafında kenetlenmenin önemini vurguladı. Ülkenin ihtiyaç duyduğu Büyük Türkiye mutabakatına işaret ederek milletin birlik ve beraberlik içinde tarihî ufuklara yürüyeceğine olan inancını dile getirdi.

Programa Cumhurbaşkanı ve eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve çok sayıda davetli katıldı. Programda TCG Burgazada, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, Azerbaycan Görev Grup Komutanlığı, Suriye'nin kuzeyi, Libya Görev Grup Komutanlığı ve Türkiye'nin farklı askeri birliklerinden askerlerin selamlama mesajları yayımlandı.

Konuşmasını 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik ederek ve milletin birliğine vurgu yaparak tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin yolunun ve bahtının açık olmasını diledi.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, BEŞTEPE MİLLET KONGRE VE KÜLTÜR MERKEZİ'NDE DÜZENLENEN 30...

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, BEŞTEPE MİLLET KONGRE VE KÜLTÜR MERKEZİ'NDE DÜZENLENEN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI ÖZEL PROGRAMINA KATILDI.

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.