Bakan Bayraktar: Hürmüz krizi yeni enerji mimarisine ihtiyaç olduğunu gösterdi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizi değerlendirirken dünyada enerji tedarikindeki kırılganlığa vurgu yaptı ve çeşitlendirme ile yeni altyapı projelerinin önemini yineledi. Bayraktar, yabancı bir basın kuruluşuna verdiği röportajda hem bölgesel durumu hem de Türkiye’nin enerji altyapısını ve ekonomik etkileri anlattı.
Hürmüz değerlendirmesi
Bakan Bayraktar, küresel petrol talebinin günde 103 milyon varil olduğunu, Hürmüz’deki geçişlerin kapalı olması nedeniyle yaklaşık 20 milyon varillik bir arz açığı oluştuğunu söyledi. Başlayan ateşkesle birlikte durumun iyileşeceği umudunun arttığını, petrol fiyatlarında düşüş gözlendiğini ve geçişlerin yeniden başlamasıyla koşulların daha da düzeltilebileceğini belirtti. Bayraktar, nihai hedefin kalıcı barış olduğuna vurgu yaptı.
Boru hatları ve çeşitlendirmenin önemi
Kriz sırasında iki önemli boru hattının ayakta olmasının etkisini hatırlatan Bayraktar, bunların Suudi Arabistan’ın petrolünü doğudan batıya taşıyan hat ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden Fujairah Limanı’na 1.8 milyon varil taşıyan boru hattı olduğunu belirtti. Bu hatların varlığının, krizlerin etkisini hafifletmede kritik olduğunu ve krizlerin dünyayı yeni bir enerji mimarisi kurmaya zorladığını ifade etti.
Fiyat etkileri ve küresel riskler
Bayraktar, krizin etkilerinin doğuda arz yönünden, batıda ise fiyat yönünden farklılaştığını söyledi. Fiziki teslim edilecek bir kargo için varil fiyatının şu an 140 dolar seviyesinde olduğunu, bunun daha da yükselerek 200 dolara ulaşmasının küresel ölçekte istenmeyen bir senaryo olduğunu ve böyle bir durumda resesyon ve yüksek enflasyon risklerinin artabileceğini vurguladı.
Türkiye'nin altyapı kapasitesi ve bölgesel rolü
Bakan Bayraktar, Türkiye'nin uzun yıllara yayılan altyapı yatırımları sayesinde bölgede önemli bir merkez ülke konumuna geldiğini belirtti. Türkiye'nin nüfusunun 86 milyon, araç sayısının 34 milyon olduğunu, bu nedenle enerji güvenliğini sağlamak için yatırımlar yapıldığını söyledi. Türkiye’nin doğal gaz tedarikinde Mavi Akım ve Türk Akımı gibi Rusya bağlantıları, Azerbaycan’dan iki giriş noktası ve İran girişleri bulunduğunu; ayrıca birçok doğal gaz depolama alanı inşa edildiğini ve Avrupa bağlantı kapasitelerinin artırıldığını anlattı. Bayraktar, Türkiye’ye bugün yaklaşık 80 milyar metreküp gaz getirebilecek altyapı kapasitesi olduğunu, tüketimden fazla kapasitenin mevcut olduğunu ve fazla kapasitenin bölge ülkelerine ve Avrupa’ya satılabileceğini belirtti. Ayrıca, Suriye’ye Kilis üzerinden gaz verilmeye başlandığını da ifade etti.
Önerilen altyapı projeleri
Bayraktar, krizle birlikte öne çıkan üç ana proje önerisini şöyle sıraladı:
1. Türkmenistan gazının Hazar üzerinden Türkiye ve Avrupa’ya taşınması; bunun uygulanması gereken bir proje olduğuna dikkat çekti.
2. Irak-Türkiye boru hattının Basra'ya kadar uzatılmasının
hem Türkiye ve Irak hem da küresel petrol piyasaları için büyük önem taşıdığını belirtti.
3. Katar’dan Türkiye’ye doğal gaz boru hattı; Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden geçecek bu hattın teknik ve ticari olarak yapılabilir olduğunu ifade etti.
Bayraktar, bu projelerin enerji mimarisinde çeşitliliği artırarak mevcut krizi hafifletecek önemli adımlar olduğunu söyledi.
Krizin Türkiye ekonomisine maliyeti
Bakanın verdiği rakamlara göre petrolün varil fiyatında 1 dolarlık artışın Türkiye’ye maliyeti yaklaşık 400 milyon dolar. Eğer yıl ortalaması 100 dolar civarında olursa petrol ve akaryakıt tarafında Türkiye’ye ilave maliyetin 13-14 milyar dolar, doğal gaz tarafında ise 7-10 milyar dolar arasında olacağı öngörülüyor. Bayraktar, şu anda kısa ve orta vadede belirgin bir risk görünmediğini, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi ve fiyatların makul seviyelere gelmesi durumunda etkinin sınırlı kalacağını ifade etti.
Depo dolulukları ve yönetilebilirlik
Doğal gaz depolarının doluluk oranının %72 olduğunu, bunun Avrupa ortalaması olan %28'in oldukça üzerinde olduğunu belirtti. Ham petrol tanklarının da yüzde 50'den fazlasının dolu olduğunu ve Türkiye'nin petrol ihtiyacının yaklaşık %10'unun Hürmüz Boğazı’ndan geldiğini söyledi; bu oranın yönetilebilir olduğunu vurguladı.
BAKAN BAYRAKTAR, YABANCI BİR BASIN KURULUŞUNUN GÜNDEME İLİŞKİN SORULARINI CEVAPLADI.