Bahçeli: İsrail'in uluslararası hukukla sınırlandırılması zorunludur

Bahçeli, İsrail'in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi gerektiğini vurguladı; Türkiye barıştan yana ama egemenliğini kararlılıkla savunacak.

Yayın Tarihi: 21.08.2026 13:22
Güncelleme Tarihi: 21.08.2026 13:22

Bahçeli: İsrail'in uluslararası hukukla sınırlandırılması zorunludur

Bahçeli'den israile yönelik kapsamlı uyarı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli yazılı açıklamasında, bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden uygulamalar karşısında İsrail'in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesinin ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini söyledi. Bahçeli, 18 Ağustos tarihinde İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne yönelik saldırıyı örnek göstererek bu tür eylemlerin devletlerin egemenlik haklarına ve uluslararası hukuka açıkça aykırı olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'nin duruşu ve güvenlik vurgusu:

Bahçeli, Türkiye'nin savaş arayan bir ülke olmadığını ancak milli güvenlik tehditlerine karşı caydırıcı bir refleks göstereceğini ifade etti. Açıklamada, Türkiye'yi tahrik edici söylemlerden ve ülkenin sabrını sınamaya dönük girişimlerden vazgeçilmesi gerektiği belirtildi. Bahçeli, Türkiye'nin dış politikasının barış, kardeşlik ve adalet ekseninde olduğunu, komşularının istikrarını kendi güvenliğinin ayrılmaz parçası saydığını vurguladı.

İsrail'in Suriye, Lübnan, Gazze ve İran ekseninde izlediği politikaların bölgesel dengeleri bozduğu eleştirisi yapılan açıklamada, hükümetin özellikle son dönemdeki askeri ve siyasi tercihlerinin bölge için ciddi güvenlik sorunları yarattığı ifade edildi. Bahçeli, Netanyahu yönetiminin dini söylemlerini siyaset aracı haline getirmesini de eleştirerek bunun hem dinlerin evrensel değerlerine hem de Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyeceğini söyledi.

Bölgesel çözüm önerileri ve önerilen mekanizmalar:

Açıklamada Bahçeli, kalıcı barış için bir dizi girişim ve mekanizma önerdi. Bunlar arasında Mekke Anlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığının genişletilmesi; bu yapının 'Kudüs Paktı'na dönüşerek İslam ülkelerinin ortak güvenlik ve savunma inisiyatifi haline getirilmesi yer aldı. Ayrıca, ABD, Rusya, Çin ve AB'nin katılımıyla oluşturulacak bir Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi ve Birleşmiş Milletler himayesinde düzenlenecek bir Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı çağrısı yapıldı.

Bahçeli, ateşkesin denetimi için tarafsız bir Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu kurulmasını, sürekliliği olan çok taraflı arabuluculuk yapıları ile Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu oluşturulmasını ve kademeli diplomatik baskı ile teşvik mekanizmalarının devreye sokulmasını önerdi. Buna ilaveten, İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskıların artırılması gerektiğini savundu; aynı zamanda ateşkes, yerleşim faaliyetlerinin durdurulması ve müzakere sürecine dönülmesi halinde diplomatik teşviklerin de gündeme alınmasını teklif etti.

İsrail'in izolasyonu ve uluslararası sorumluluk çağrısı:

Bahçeli, Netanyahu yönetiminin tasfiyesinin önemine değinmekle birlikte esas olanın yapısal ve politik iklimin değişmesi olduğunu belirtti. Uluslararası toplumun, başta büyük güçlerin İsrail'e verdiği şartsız desteği sonlandırması; Birleşmiş Milletler sisteminin etkinliğinin güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca açıklamada, İsrail'in BM üyeliğinin askıya alınması, ekonomik yaptırımlar ve dünya Museviliğinin kurumlarıyla dayanışma çağrıları gibi pek çok öneri yer aldı.

Bahçeli, meselenin sadece Filistin halkına yönelik insani ve ahlaki bir sorumluluk olmadığını; Türkiye açısından Suriye, Lübnan, Doğu Akdeniz ve enerji koridorlarına dair stratejik sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Bu nedenle Türkiye'nin güvenlik perspektifinin bölgesel ve bütüncül olması gerektiğini anlattı ve İsrail'in etkisizleştirilmesi ifadesini, bir halkın ortadan kaldırılmasını değil hukuka aykırı eylemlerin siyasi, ekonomik, diplomatik ve hukuki araçlarla sınırlandırılmasını kastederek açıkladı.

Türkiye'nin rolü ve son mesaj:

Bahçeli, Türkiye'nin barış üretme kapasitesini öne çıkardı ve ülkenin diplomasi, arabuluculuk, ekonomik iş birliği ve insani yardım üzerinden bölgesel istikrar için çalıştığını belirtti. Türkiye'nin hedefinin Terörsüz Türkiye kapsamında içte kardeşliği güçlendirmek, sınır ötesinde ise egemen devlet düzenini savunmak olduğunu söyledi.

Açıklama, İsrail yönetimine iki yol sunularak sonlandı: ya çatışma ve yayılmacılığı sürdürerek daha fazla yalnızlık ve maliyetlere katlanmak ya da uluslararası hukuka, komşuların egemenliğine ve Filistin halkının haklarına saygı göstererek gerçekçi bir barış yolunu seçmek. Bahçeli, Türkiye'nin izleyeceği tutumun değişmeyeceğini ve gerektiğinde caydırıcı gücünü göstereceğini yineledi.

Son olarak, Bahçeli Türkiye'nin bölgesel düzenin yeniden kurulmasında aktif bir aktör olma sorumluluğunu taşıdığını, kalıcı barışın herkes için güvenlik, adalet ve egemenlik temelinde mümkün olacağını belirtti ve geçmiş uyarıların görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ, "BÖLGESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞİ TEHDİT EDEN...

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ, "BÖLGESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞİ TEHDİT EDEN SALDIRGAN POLİTİKALARI KARŞISINDA İSRAİL’İN ULUSLARARASI HUKUK ÇERÇEVESİNDE ETKİSİZLEŞTİRİLMESİ, ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUK HALİNE GELMİŞTİR" DEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.