Sıcak havaların vücuda etkileri:
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Salih Karakoyun, aşırı sıcakların vücutta çok sayıda sistemi olumsuz etkilediğini belirtiyor. Normalde vücut ısıyı terleme ve cilt damarlarının genişlemesiyle dengelemeye çalışır; ancak sıcaklık ve nem yükseldiğinde terin buharlaşması azalır ve ısı dengesi bozulur. Bunun sonucunda sıvı-mineral kaybı, sıcak krampları, sıcak bitkinliği ve en ağır formda sıcak çarpması gelişebilir.
Karakoyun, yüksek sıcaklıkların kalbin iş yükünü artırdığını, böbreklere giden kan akımını azaltabileceğini ve solunum sistemini zorlayabileceğini; bu nedenle kalp-damar, akciğer, böbrek hastalıkları ile hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların ağırlaşabileceğini ifade etti. Ayrıca ritim bozukluğu, bayılma, düşme ve akut böbrek hasarı gibi komplikasyonların görülebileceğine dikkat çekti.
Risk grupları ve sık görülen şikayetler:
Dr. Karakoyun, sıcak havalarda acil servislere en sık halsizlik, baş dönmesi ve sıvı kaybına bağlı şikâyetlerle başvurulduğunu aktardı. Sık gözlemlenen belirtiler arasında halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, aşırı terleme, susuzluk, ağız kuruluğu, çarpıntı, kas krampları, idrar azalması ve bayılma yer alıyor. Güneş yanıkları ve sıcak döküntüleri de sık başvuru nedenleri arasında bulunduğunu belirtti.
Özellikle 65 yaş üzerindekiler, bebekler, küçük çocuklar, gebeler, emzirenler, yalnız yaşayanlar, bakıma ihtiyaç duyanlar, açık alanda çalışanlar ve sporcular başlıca risk gruplarıdır. Kalp-damar, beyin-damar, akciğer, böbrek, karaciğer veya şeker hastalığı olanlar ile obezitesi, demansı, hareket kısıtlılığı veya psikiyatrik hastalığı olanlarda riskin daha yüksek olduğunu vurguladı.
Sıcak çarpması: belirtiler ve acil çağrı:
Karakoyun, sıcak çarpmasının yaşamı tehdit eden bir acil olduğunu ve belirtilerin iyi bilinmesi gerektiğini söyledi. Vücut ısısının tehlikeli düzeyde yükselmesi, beyin fonksiyonlarının etkilenmesiyle bilinç bulanıklığı, anlamsız konuşma, dengesizlik, nöbet veya bayılma gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir. Sıcak çarpması doğrudan güneş altında olmayı gerektirmez; sıcak ve nemli kapalı ortamlarda da gelişebilir.
Belirtiler yüksek vücut sıcaklığı, bilinç bozukluğu, nöbet veya ani şuur kaybı içeriyorsa derhal 112 aranması gerektiğini vurguladı.
İlk müdahale ve günlük korunma önerileri:
Sıcak çarpması şüphesi olan kişiye sağlık ekipleri gelene kadar yapılacak ilk müdahalenin hayati önem taşıdığını söyleyen Karakoyun, izlenecek adımları şöyle özetledi: kişiyi serin, gölgeli veya klimalı alana almak; sıkı giysileri gevşetmek; vücudu serin suyla ıslatmak; boyun, koltuk altı ve kasıklara soğuk uygulama yapmak. Bilinci bulanık, nöbet geçiren, kusan veya bilinci kapalı kişiye ağızdan hiçbir şey verilmemelidir; sıcak bitkinliği olup bilinci tamamen açık kişiye ise küçük yudumlarla su verilebilir.
Yanlış uygulamaların tabloyu ağırlaştırabileceğini de hatırlatan Karakoyun, toplumda sıkça yapılan hatalar arasında bilinci kapalı kişiye su içirmek, susamayı beklemek ve güneş yanıklarına yoğurt, salça, diş macunu ya da yağ sürmek gibi uygulamaların bulunduğunu; su kabarcıklarının patlatılmaması gerektiğini belirtti. Ayrıca çocuklar, yaşlılar, engelliler ve hayvanlar park edilmiş araçlarda bırakılmamalıdır.
Pratik sıvı ve yaşam tarzı uyarıları:
Sıvı alımına ilişkin önerilerde bulunan Karakoyun, susamayı beklemeden gün boyunca küçük ve düzenli aralıklarla su içilmesi gerektiğini söyledi. Genel olarak günlük 2–2,5 litre sıvı pratik bir hedef olarak belirtilse de yaş, aktivite düzeyi, terleme, gebelik ve kişisel hastalıklara göre değişebileceğini; kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması olanların hekim önerisine göre hareket etmesi gerektiğini ekledi. Alkol, çok şekerli ve aşırı kafeinli içeceklerin suyun yerini almayacağı uyarısını yaptı.
Korunma açısından, özellikle 10.00–16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması; spor ve ağır işlerin sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması; açık renkli, bol kıyafet, şapka, ultraviyole korumalı gözlük ve en az 30 faktörlü güneş kremi kullanılması önerildi. Evlerin gündüz gölgelendirilmesi ve gece serinliğinde havalandırılması, riskli yakınların düzenli kontrol edilmesi gerektiği de vurgulandı.
Son olarak, bilinç değişikliği, nöbet, bayılma, göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, tekrarlayan kusma veya belirgin idrar azalması gibi durumlarda en yakın acil servise başvurulması veya 112 aranması gerektiği hatırlatıldı.
DÜZCE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI DR. ÖĞR. ÜYESİ SALİH KARAKOYUN,