ANTGİAD yeni sezonu geniş katılımla açtı:
Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2026-2027 çalışma sezonunu 29 Eylül Salı günü düzenlenen Genişletilmiş Üye Toplantısı ile açtı. Toplantı, ANTGİAD üyelerinin yoğun katılımına sahne olurken programın ana temasını "Jeopolitik Dönüşüm Çağında Türkiye Ekonomisini Neler Bekliyor" oluşturdu. Oturumun moderatörlüğünü gazeteci Hakan Güldağ üstlenirken konuşmacılar ekonomist Dr. Şeref Oğuz ve gazeteci-dış politika yazarı Zeynep Gürcanlı oldu.
Altı ayda 63 faaliyet, beş ana eksen:
Toplantıda açılış konuşmasını yapan ANTGİAD Genel Sekreteri Av. Neslihan Yalçın, nisan-eylül dönemine ait faaliyet raporunu üyelerle paylaştı. Yalçın, ANTGİAD’ın son altı ayda 63 ayrı faaliyet yürüttüğünü belirterek bunun neredeyse her üç günde bir örgütün bir etkinlikte yer aldığı anlamına geldiğini vurguladı. Çalışmaların Antalya ekonomisi ve kentin geleceği, ticaret ve iş birlikleri, üye ilişkileri, gençlik ve eğitim ile sosyal sorumluluk ve kültür olmak üzere beş ana eksende yoğunlaştığı aktarıldı.
Yalçın, yapılan etkinlikler arasında "Turizmin Geleceği: Antalya 2026" panelinden "Antalya Risk Zirvesi"ne, GİAD’lar arası ticari köprülere, Kadın Gücü Mentörlük Programı’na, ödüllü bilgi yarışmasına ve satranç turnuvasına kadar geniş bir yelpaze olduğunu ifade etti. Ayrıca derneğin 36 yıllık kurumsal birikimini geleceğin ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedeflediği belirtildi.
ANTGİAD’ın sorumluluğu ve gelecek vizyonu:
ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş konuşmasında üç yıllık görev dönemini değerlendirdi, derneğin ekonomi, turizm, tarım, ihracat, istihdam, mesleki eğitim, gençlik, dijital dönüşüm ve sosyal sorumluluk alanlarında güçlü çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Yavaş, ANTGİAD’ın Antalya’ya karşı sorumluluğunun arttığını vurgulayarak, iş dünyasının toplumsal sorumluluğuna dikkat çekti: "Ürettiğimiz şehir güçlüyse biz güçlüyüz. Gençlerimizin geleceği güçlüyse biz güçlüyüz."
Yavaş, dernekteki görev anlayışını bir bayrak yarışı olarak tanımladı ve geçmiş başkanlara teşekkür ederek görevi devralacaklara daha güçlü bir ANTGİAD bırakma hedefini yineledi.
yatırımcı mağduriyet fonu önerisi ve gerekçesi:
Konuşmasında sermaye piyasalarındaki son gelişmelere de değinen Yavaş, yatırımcı güveninin korunmasının ekonominin geleceği açısından kritik olduğuna işaret etti. Fonlarda yaşanan aksaklıklar ve manipülatif işlemlerin tasarruf sahipleri kadar reel sektörü de etkilediğini belirterek yeni bir mekanizma önerdi: "Yatırımcı Mağduriyet Fonu".
Yavaş, önerilen modelin finansmanının kamu maliyesine yeni bir yük getirmemesi gerektiğini vurguladı ve şu değerlendirmeyi paylaştı: "Hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde ettiği yargı kararıyla kesinleşenlerden tahsil edilen mal varlıkları, kazançlar, cezalar ve ilgili diğer tahsilatlar kurulacak havuzun finansmanında değerlendirilmelidir. Haksız kazanç kişide kalırken zarar topluma yüklenmemelidir. Kar özelse, zarar kamusal olamaz."
Yavaş, haksız kazançların etkin takibiyle hem mağdur yatırımcıların korunabileceğini hem de faturanın Hazineye yüklenmesinin önüne geçilebileceğini belirtti. "Türkiye yatırımcısını korumalıdır" diyen Yavaş, güvenin korunmasının yatırım, üretim ve istihdam için belirleyici olduğunu vurguladı.
panel: jeopolitik dönüşüm çağında ekonomi:
Yavaş’ın konuşmasının ardından düzenlenen panelde gazeteci Hakan Güldağ moderatörlüğünde Dr. Şeref Oğuz ve Zeynep Gürcanlı, küresel güç dengelerindeki değişimin Türkiye ekonomisine yansımalarını değerlendirdi. Oturumda, jeopolitik risklerin enerji fiyatlarından enflasyona, ihracattan lojistiğe kadar ekonomik hayatın pek çok alanını doğrudan etkilediği ifade edildi.
Dr. Şeref Oğuz, Türkiye için çözümün üretim kapasitesi ve rekabet gücünü artırmak olduğunu söyledi. Oğuz, güçlü üretim altyapısının avantaj olduğunu vurgulayıp asıl meselenin katma değerli üretim ve küresel rekabetçilik olduğunu belirtti. Oğuz, jeopolitik risklerin ekonomi politikalarına mazeret olarak değil, daha sağlam bir üretim stratejisi geliştirmek için uyarı niteliğinde görülmesi gerektiğini aktardı.
Zeynep Gürcanlı ise jeopolitiğin artık sadece askeri veya diplomatik bir mesele olmadığını; enerji hatları, ticaret koridorları, lojistik ağlar ve dijital altyapıların da küresel güç mücadelesinin bir parçası haline geldiğini söyledi. Gürcanlı, Türkiye’nin coğrafi konumunun sunduğu fırsatların çok kutuplu yeni dünya düzeninde ekonomik ve diplomatik politikalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Moderatör Hakan Güldağ, panel boyunca jeopolitik gelişmelerin şirketlerin bilançosuna kadar uzandığını, kısa vadede maliyetler, ihracat pazarları ve finansmana erişim üzerinde etkiler yaratabildiğini vurguladı. Toplantının soru-cevap bölümünde üyeler, enflasyon, döviz kuru, enerji maliyetleri, finansmana erişim ve yeni ticaret koridorlarının Türkiye’ye etkileri gibi somut gündemleri konuklara yöneltti; panelistler bu sorular üzerinden iş dünyasının izlemesi gereken ekonomik ve jeopolitik göstergeleri paylaştı.
kapanış: aldığımızdan daha güçlü bir antgiad bırakacağız:
Toplantının sonunda ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, 2026-2027 dönemi için ekonomi, kent, gençlik, eğitim ve iş dünyasının geleceğine yönelik projelere devam edeceklerini açıkladı. Yavaş sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Önümüzde yapacak çok işimiz var. 36 yıl önce yakılan meşale bugün bizim elimizde. Biz bu meşaleyi daha yukarı taşıyacağız. Görev süremizin sonunda, bizden sonra gelecek arkadaşlarımıza aldığımızdan çok daha güçlü bir ANTGİAD bırakacağız."
ANTALYA GENÇ İŞ İNSANLARI DERNEĞİ (ANTGİAD), 2026-2027 ÇALIŞMA SEZONUNU GENİŞ KATILIMLI BİR TOPLANTIYLA AÇTI.