Antalyada tarım odaklı ihracat artışı sürüyor, finansman baskısı artıyor

ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya ihracatının ilk yedi ayda yüzde 14,2 artışla Türkiye ortalamasının 10 puan üzerinde büyüdüğünü, finansman risklerinin yükseldiğini söyledi.

Yayın Tarihi: 26.08.2026 15:53
Güncelleme Tarihi: 26.08.2026 15:53

Antalyada tarım odaklı ihracat artışı sürüyor, finansman baskısı artıyor

toplantı ve genel değerlendirme:

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci yönetiminde ATB Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 2026 yılının ilk yedi ayına ilişkin ekonomik verileri ve bölgesel riskleri paylaştı. Çandır, Antalya ihracatının ülke ortalamasının üzerinde büyümesine dikkat çekerek, aynı zamanda ödeme ve kredi risklerinin hızla arttığını vurguladı.

Çandır, milli kırılma ve anma günleri vesilesiyle Malazgirt Zaferi’nin 955’inci ve Büyük Taarruz’un 104’üncü yıldönümlerinde şehitleri saygı ve rahmetle andığını belirtti. Ayrıca Alanya, Gazipaşa, Kaş ve Kumluca başta olmak üzere yangından etkilenen bölgelere geçmiş olsun dileklerini ileterek yangınla mücadelede görev alanlara teşekkür etti.

ihracatın yapısı ve tarımın rolü:

Çandır, 2026 yılının ilk yedi ayında Türkiye ihracatının yüzde 4,2 artışla 141 milyar dolar seviyesine ulaştığını; Antalya’nın ihracatının ise yüzde 14,2 artışla 1,38 milyar dolar olarak kaydedildiğini açıkladı. Bu büyüme, Antalya’nın ülke ortalamasının yaklaşık 10 puan üzerinde gerçekleşti.

Antalya ihracatının sektör dağılımında tarımın belirgin ağırlığı göze çarpıyor: ilk yedi ayda tarımın toplam ihracattaki payı Antalya’da yüzde 59 iken Türkiye genelinde yüzde 15. Sanayinin payı Antalya’da yüzde 26, madenciliğin payı yaklaşık yüzde 12 olarak bildirildi. Çandır, "Türkiye’nin ihracatını sanayi, Antalya’nın ihracatını ise tarım sürüklüyor" diyerek tarımın kent ekonomisindeki kritik rolünü vurguladı.

Tarım ve gıda ihracatı Antalya’da 817 milyon dolar seviyesine ulaşırken, yaş meyve ve sebze ihracatı miktarda %14 düşmesine rağmen değerde %24 artışla 497 milyon dolar olarak gerçekleşti. Süs bitkileri ihracatı ise 43,6 milyon dolar oldu. Çandır, hedefin sadece miktarı artırmak değil, daha yüksek katma değer, rekabetçilik ve dış şoklara dayanıklı bir yapı olduğunu belirtti.

ödeme, çek ve kredi verileri:

Temmuz ayı verileri Antalya’da üretim ve ticaretin sürdüğünü gösterse de finansman tarafındaki baskının ağırlaştığını belirten Çandır, ibrazında ödenen çek tutarının yılın ilk yedi ayında Türkiye’de yüzde 18, Antalya’da yüzde 25 arttığını açıkladı. Karşılıksız çek tutarındaki artış ise Türkiye’de yüzde 52, Antalya’da yüzde 85 seviyesine ulaştı; Temmuz ayında Antalya’daki karşılıksız çek tutarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 99 artması dikkat çekti.

Kredi cephesinde Haziran itibarıyla toplam nakdi krediler Türkiye’de yüzde 38, Antalya’da yüzde 42 yükseldi. Takipteki alacaklar Türkiye’de yüzde 81, Antalya’da yüzde 89 arttı. Sektörel dağılımda Antalya’da kredi kullanımındaki artışlar ticaret ve inşaatta %38, tarımda %34, turizmde %30 oldu; Antalya turizm kredilerinin Türkiye toplamındaki payı %41 olarak ifade edildi.

Yılın ilk altı ayında nakdi krediler Antalya’da %14,3, Türkiye’de %13,8 artarken, aynı dönemde enflasyon %18 seviyesindeydi; bu durum kredi hacminin reel olarak daraldığını gösteriyor. Hane halkı kredilerinde Antalya’da konut kredileri %50, diğer tüketici kredileri %43, bireysel kredi kartları %46 artarken taşıt kredileri %22 geriledi.

Çandır, bu veriler ışığında temel sorunun net olduğunu söyledi: kredi büyüyor ancak ödeme gücü aynı hızda büyümüyor. Takipteki alacakların kredi hacminden hızlı artışı, işletmelerin finansman yükünün ağırlaştığına işaret ediyor. Kullanılan kredilerin büyük bölümünün yeni yatırımlar için değil, mevcut faaliyetleri sürdürme ve borç çevirmeye odaklandığını vurguladı.

şirket kurulumları ve konkordato uyarısı:

Şirket dinamiklerine dair değerlendirmede Çandır, ilk yedi ayda Antalya’da kurulan şirket sayısının %7 artıp kapanan şirket sayısının %12 azaldığını, Temmuz ayında Türkiye genelinde şirket kuruluşlarının %3 azalmasına karşın Antalya’da %12 artış kaydedildiğini belirtti.

Tarımsal ticarette son dönemde öne çıkan bir risk olarak konkordato uygulamalarına dikkat çeken Çandır, Antalya Halinde bazı firmaların konkordato ilan etmesinin sektörde endişeye yol açtığını fakat bunun sektörün tamamının riski olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Konkordato sürecinde kamu ve banka alacakları ile üretici ve ticari işletmelerin alacaklarının farklı değerlendirilmesi gerektiğini, üreticinin ürünü teslim ettikten sonra alacağını tahsil edememesinin zincirleme finansal sıkıntıya yol açtığını belirtti.

politik beklentiler, su gündemi ve çözüm önerileri:

Çandır, Eylül ayında açıklanacak yeni Orta Vadeli Program’ın (OVP) iş dünyası için kritik önemde olduğunu belirterek yeni OVP’de tarımın stratejik sektör olarak ele alınmasını beklediklerini söyledi. Üreticinin yüksek gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle; tüccar ve sanayicinin ise yüksek finansman maliyeti ve kur baskısıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. OVP’den üreticiyi üretimde, tüccarı ticarette ve sanayiciyi üretim ve ihracatta tutacak bir çerçeve beklediklerini; desteklerin maliyetlerle uyumlu, öngörülebilir ve finansmana erişimin uygun maliyetli, uzun vadeli hale getirilmesinin gerekliliğini söyledi.

ATB’nin 2026 faaliyet programının ana temasının su olduğunu hatırlatan Çandır, suyun tarım, turizm, sanayi, kent yaşamı ve Antalya ekonomisinin geleceği olduğunu ifade etti. 15-16 Eylül tarihlerinde düzenlenecek "Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol" başlıklı sektör toplantıları ve 23 Eylül’de gerçekleştirilecek "Antalya Su Zirvesi" ile sektörlerin su yönetimine dair mevcut durum, iyi uygulamalar ve çözüm önerilerinin ortak akılla değerlendirilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Çandır, COP31’in Antalya için sadece uluslararası bir etkinlik değil, kent politikalarında kalıcı dönüşüm fırsatı olması gerektiğini vurguladı.

coğrafi işaret ve yerli üretimi koruma:

Susam üretimine dair değerlendirmede Çandır, ithal susamın fiyat avantajı ve renk benzerliği dolayısıyla coğrafi işaretli Manavgat Altın Susamı için rekabet riski oluşturduğunu belirtti. Coğrafi işaret tescilinin tek başına yeterli olmadığını, üreticinin korunması, markalaşma ve haksız rekabete karşı etkin önlemler alınmasının önemine dikkat çekti.

Konuşmasını Antalya için temel hedefleri özetleyerek tamamlayan Çandır, "üretimimizi korumak, ticaretimizi güçlendirmek ve ürettiğimiz değeri artırmak" gerektiğini; tarım, turizm, ticaret, finansman ve teknoloji eksenlerinin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini söyledi. ATB olarak üreticinin, tüccarın ve iş dünyasının sorunlarını dile getirmeye, çözüm önerileri üretmeye ve ortak akıl oluşturmaya devam edeceklerini açıkladı.

Son olarak Çandır, 5174 sayılı Kanun gereği oda ve borsaların organ seçimlerinin Ekim-Kasım aylarında yapılması gerekliliğine atıfta bulunarak, Borsa organ seçimlerinin Ekim ayında gerçekleştirilmesi amacıyla ilgili seçim kuruluna başvuru yapılacağını bildirdi.

ANTALYA TİCARET BORSASI (ATB) AĞUSTOS AYI MECLİS TOPLANTISI, ATB MECLİS BAŞKANI ERDOĞAN EKİNCİ...

ANTALYA TİCARET BORSASI (ATB) AĞUSTOS AYI MECLİS TOPLANTISI, ATB MECLİS BAŞKANI ERDOĞAN EKİNCİ BAŞKANLIĞINDA ATB TOPLANTI SALONU’NDA YAPILDI.

Yazar
EDİTÖR

Hasan Polat

Selam, ben Hasan Polat. 24 yaşındayım, Ankara'dan yazıyorum. aksiyon.com.tr Finans ekibindeyim. Ben yeni nesil finans uzmanıyım; kripto paralar, borsa ve girişimcilik üzerine yoğunlaştım. Risk almayı severim, hızlı düşünürüm ve genç yatırımcılara hitap ederim.