Antalya'dan Akdeniz'e tarım ağı ve COP31 mutabakatı hedefi

Antalya Tarım Konseyi, COP31 öncesi su, akıllı tarım ve iklim finansmanı ekseninde üç çalışma grubu kurdu; sonuçlar 'COP31 ATAK Mutabakatı'na taşınacak.

Yayın Tarihi: 10.09.2026 12:21
Güncelleme Tarihi: 10.09.2026 12:21

Antalya'dan Akdeniz'e tarım ağı ve COP31 mutabakatı hedefi

Antalya'da tarımın dönüşümü için ortak yol haritası

Antalya Tarım Konseyi (ATAK), 9-20 Kasım tarihlerinde kentte gerçekleştirilecek COP31 öncesinde tarım sektörü beklentilerini ve iklim değişikliğine karşı atılması gereken adımları masaya yatırdı. Toplantı, Antalya tarımının sadece kısa vadeli önlemler değil, uzun soluklu ve uygulanabilir bir yol haritası ile güçlendirilmesi gerekliliğini öne çıkardı.

iklim değişimi, su ve üretim kaygıları:

Vali Hulusi Şahin, Antalya'da son 30 yılda su, toprak, sıcaklık ve iklim koşullarında belirgin değişimler görüldüğünü belirterek "Bir şekilde bu değişimi yönetmek zorundayız" dedi. Şahin, değişimin hem fırsat hem risk barındırdığını; seraların yeniden dizaynı ve yeni tarım modellerine geçişin zorunlu olduğunu vurguladı. Yenilenebilir enerji, su hasadı, akıllı sulama ve ilaç-gübre kullanımında verimlilik artışı öncelikler arasında gösterildi. Şahin ayrıca tarımsal atık yönetiminin ve deniz korunmasının önemine dikkat çekti.

ATAK tarafından paylaşılan "COP31 ATAK Tarım Sektörü Beklenti Anketi" sonuçları, endişeleri sayısal olarak ortaya koydu: katılımcıların %53'ü iklim değişikliğini suya bağlı olaylarla, %30'u sıcaklık ve hava olaylarıyla hissettiğini; tüm katılımcıların önümüzdeki 10 yılda iklim sorunlarının artacağını öngördüğünü belirtti. Ankete göre %70 üretim miktarının azalacağını, %89 üretim deseninin değişeceğini düşünüyor. Katılımcıların %36'sı COP31'de en öncelikli konunun "su" olduğunu bildirirken, %87 akıllı sulama ve akıllı tarım uygulamalarını öncelikli yatırım alanı olarak işaretledi; %55 ise COP31 sonrasında uluslararası bir tarımsal iklim ağı kurulmasını öncelikli somut adım olarak gördü.

mutabakat ve bölgesel işbirliği:

ATAK ve ATB Başkanı Ali Çandır, COP31'in Antalya için sadece uluslararası bir organizasyon olarak kalmaması gerektiğini, kentteki tarım gücünün korunmasının doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimine bağlı olduğunu vurguladı. Çandır, çalışmaların iklim değişikliği ve su, akıllı tarım ve yapay zeka ile iklim finansmanı başlıklarında yürütüleceğini, çalışma gruplarında yalnızca sorunların değil "Ne yapmalıyız? Kim yapmalı? Nasıl yapmalıyız? COP31 sonrasında nasıl sürdürülebilir hale getirmeliyiz?" sorularının da ele alınacağını söyledi.

Bu çabaların somut ürünlerinden biri olarak çalışma gruplarının önerileri bir araya getirilerek "COP31 ATAK Mutabakatı" hazırlanacak. Çandır, mutabakatın COP31'de sunulacak görüş bildirisinin ötesinde, Antalya tarımının dönüşümüne rehberlik edecek ortak bir yol haritası olacağını belirtti.

Ayrıca toplantıda, Antalya'nın örtüaltı üretim, meyvecilik, kesme çiçekçilik, tohumculuk ve fidecilikteki deneyiminin bölgesel işbirlikleri için avantaj sağlayacağı vurgulandı. Bu amaçla önerilen "CityMed-AgriNet -Akdeniz Şehirleri Tarım Ağı" ile Akdeniz şehirleri arasında tarım, iklim, çevre ve su alanlarında bilgi paylaşımı, ortak projeler ve iyi uygulama aktarımı hedefleniyor.

Toplantı sonucunda COP31 ATAK Mutabakatı'nın altyapısını hazırlayacak çalışma grupları oluşturuldu. Çandır, "Diliyorum ki COP31 tamamlandığında geriye yalnızca başarılı bir organizasyon değil, daha dayanıklı bir Antalya tarımı ve uygulamaya dönüştürülebilen ortak bir yol haritası bırakabilelim" ifadelerini kullandı.

ANTALYA TARIM KONSEYİ (ATAK), 9-20 KASIM TARİHLERİNDE ANTALYA’DA GERÇEKLEŞTİRİLECEK COP31...

ANTALYA TARIM KONSEYİ (ATAK), 9-20 KASIM TARİHLERİNDE ANTALYA’DA GERÇEKLEŞTİRİLECEK COP31 KAPSAMINDA TARIM SEKTÖRÜNÜN BEKLENTİLERİNİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI ATILMASI GEREKEN ADIMLARI DEĞERLENDİRMEK ÜZERE COP31 TARIM SEKTÖRÜ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRDİ.

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.