Erdoğan'ın BM zirvesindeki COP31 mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu çerçevesinde düzenlenen BM İklim Zirvesi oturumunda Türkiye'nin ev sahipliğine hazırlandığı COP31 ile ilgili yol haritasını paylaştı. Erdoğan, zirvenin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirileceğini hatırlatarak, hazırlıkları farklı coğrafyaların beklentilerini gündeme taşıyacak bir anlayışla yürüttüklerini belirtti.
Hazırlık anlayışı ve uygulanabilir hedefler:
Erdoğan, Paris Antlaşması'nın ilk on yılında ortak hedeflerin belirlendiğini, ikinci on yılda ise uygulamaya dönük sonuçlar elde etmenin gerekliliğini vurguladı. Geçen yıl Belem'de alınan kararların ardından Antalya'da çok daha fazlasının başarılmasının hedeflendiğini ifade etti. Bu çerçevede iddia ile imkanı, hedef ile uygulamayı birbirine yaklaştırmalıyız mesajını öne çıkardı. Konuşmasında özellikle elektrifikasyon ve sıfır atık gibi öncelikli alanların vurgulandığını, 2035'e giden süreçte yeni hedeflerin belirlendiğini söyledi ve uluslararası iş birliği ile güçlü destek talep etti.
Eşitsizlik, finansman ve adil geçiş:
Erdoğan, iklim hedeflerinin toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşamadığı her önerinin başarısızlığa mahkum olacağını belirtti. Ülkelerin refah seviyeleri, finansman ve teknolojiye erişim farklılıkları nedeniyle aynı hızda ilerleyemeyeceğini ifade ederek, adil geçişin ancak kalkınma önceliklerini gözeten yaklaşımlarla kalıcı hale geleceğini savundu. Ayrıca konuşmasında Pasifik bölgesine yönelik girişimlere de değinerek, Fiji'de düzenlenecek Pre-COP ve Tuvalu'daki liderler buluşmasının Pasifik ülkelerinin seslerini duyuracağına inandığını belirtti.
Erdoğan, son 11 yılın kayıtlara geçen en sıcak dönem olduğunu hatırlatarak, Nepal'de yaşanan sel felaketine ilişkin geçmiş olsun dileklerini iletti. Konuşmasını, Antalya'da yapılacak COP31'e ilişkin beklentilerini yineleyerek ve katılımcılardan güçlü destek talep ederek tamamladı; toplantının hayırlı olmasını diledi ve selamlarını iletti.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: "(COP31) FARKLI COĞRAFYALARIN BEKLENTİLERİNİ GÜNDEME TAŞIYACAK BİR ANLAYIŞLA HAZIRLIKLARI YÜRÜTÜYORUZ"