Antalya’da berraklığın kayboluşu: mikroplastikler ve karasal kirlilik denizi tehdit ediyor

Konyaaltı dahil Antalya kıyılarında berrak su kayboldu; karasal kaynaklı plastikler parçalanıp mikroplastiklere dönüşerek deniz ve insan sağlığını tehdit ediyor.

Yayın Tarihi: 03.08.2026 10:48
Güncelleme Tarihi: 03.08.2026 10:52

Antalya’da berraklığın kayboluşu: mikroplastikler ve karasal kirlilik denizi tehdit ediyor

Antalya kıyılarında mikroplastik ve karasal kirlilik:

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, bu yıl Konyaaltı Plajında henüz berrak suya rastlamadıklarını bildiriyor. Vatandaşların deniz yüzeyinde gözlemledikleri, toza benzeyen parçacıkların yapılan incelemelerde mikroplastik olduğu tespit edildi. Gökoğlu, bu parçacıkların yalnızca görsel kirlilik yaratmadığını; üzerinde taşıdıkları mikroorganizmalar nedeniyle çocuklar ve yaşlılar için sağlık riski oluşturduğunu vurguluyor.

karasal kaynaklar ve taşınım süreçleri:

Gökoğlu’ya göre kirlilik genellikle karasal alandan başlıyor; dereler ve ırmaklar aracılığıyla denizlere taşınıyor. Kıyılara ulaşan plastik atıklar, güneş ışığı ve dalgaların etkisiyle zaman içinde parçalanarak mikroplastiklere dönüşüyor. Bu parçacıkların bir kısmı deniz dibine inerken, bir kısmı akıntılar ve rüzgârlarla sürüklenerek kıyılarda birikiyor. Özellikle Gazipaşa’dan Kaş’a uzanan yoğun nüfuslu sahil şeridinde, denize ulaşan atık miktarının fazla olması sorunu büyütüyor.

Mevsimsel hareketlilik de belirleyici: kış aylarında kıyıdaki atıkların bir bölümü derin sulara çekiliyor; yazla birlikte nüfus artınca atıklar yeniden kıyılarda görünür hale geliyor. Gökoğlu, meltem ve poyraz gibi rüzgârların yönüne göre yüzeydeki mikroplastiklerin kıyıya yaklaşabildiğini, Konyaaltı’nda suyun üzerinde toza benzeyen küçük parçacıklar halinde yüzdüklerini aktarıyor.

ekosistem ve insan sağlığına etkileri:

Mikroplastikler üzerlerinde mikroorganizmalar barındırıyor; bu durum hem deniz canlıları hem de insan sağlığı açısından endişe yaratıyor. Gökoğlu, mikroplastiklerin deniz canlılarının üzerinde ve vücutlarında birikim yaptığını, etkilerinin tam olarak netleşmemiş olsa da taşıdıkları mikroorganizma yükünün balıklar ve diğer su canlıları için problem oluşturduğunu ifade ediyor.

Ayrıca büyük plastik parçaları deniz canlılarının yaşam alanlarını örterek oksijen alışverişini engelliyor; plastikler deniz canlılarının sindirim sistemini tıkayabiliyor. Gökoğlu, poşet gibi beyaz plastiklerin caretta caretta gibi türler tarafından denizanası zannedilerek yutulduğunu, plastik atıkların kuşlarda ve balıkların midelerinde biriktiğini belirtiyor. Bunun ötesinde, posidonia çayırlarının plastiklerle örtülmesinin fotosentezi ve oksijen üretimini engelleyerek çayırların ölümüne neden olduğunu vurguluyor.

vatandaşlara çağrı ve kullanım alışkanlıkları:

Gökoğlu, kıyılarda son yıllarda daha önce görülmeyen atık türlerinin de arttığını; SUP gibi etkinliklerin yapıldığı falez bölgelerine yiyecek ve ambalaj getirildiğini, atıkların bilinçli ya da bilinçsiz şekilde denize düştüğünü aktarıyor. "Denizi güzel ve doğru bir şekilde kullanalım" çağrısında bulunan Gökoğlu, çevre bilincinin önemine dikkat çekerek "Başka bir Türkiye yok" mesajını yineliyor.

Uzman uyarıları, kirliliğin kaynaklarının karasal olduğunu; dolayısıyla sadece kıyı temizliğiyle çözülemeyeceğini gösteriyor. Hem bireysel davranış değişikliği hem de atık yönetimi, dere ve nehir ağı koruması gibi önlemlerle deniz kirliliğinin azaltılması gerektiği vurgulanıyor.

Özetle: Karasal kaynaklı plastik atıkların parçalanmasıyla oluşan mikroplastikler, Antalya kıyılarında berrak suyu engelliyor, deniz ekosistemini ve insan sağlığını tehdit ediyor. Yetkililer ve vatandaşlar, atık azaltma ve doğru kullanım konusunda sorumluluk almalı.

PROF. DR. MEHMET GÖKOĞLU

PROF. DR. MEHMET GÖKOĞLU

Yazar
EDİTÖR

Mustafa Şahin

Adım Mustafa Şahin, 33 yaşındayım. İstanbul'da yaşıyorum. aksiyon.com.tr'de Gündem editörüyüm, uzmanlık alanım güvenlik ve savunma politikaları. Ciddi ve disiplinli biriyim. Okuyucularımıza derinlemesine analizler ve özel dosyalar hazırlamayı seviyorum.