Ustalığın 50 yılı: Ali Doğan
Antalyada çocukluk yıllarından gelen bağlama tutkusunu mesleğe dönüştüren Ali Doğan, 50 yıldır sürdürdüğü saz yapımını ilerlemiş yaşına rağmen sürdürüyor. 73 yaşındaki ustanın üretim süreci, hem geleneksel el aletleri hem de elektrikli makinelerle şekilleniyor; mesleğin bilgisini şimdi oğullarıyla paylaşıyor.
Ustalık yolculuğu ve mesleğe başlangıç
Askerliğini Antalya'da tamamladıktan sonra ustasının yanında çalışmaya başlayan Doğan, saz yapımının inceliklerini burada öğrendi ve kendi dükkanını açtı. Kendi anlatımıyla:
"Antalya da askerlik yaptım. Askerden sonra aşağı yukarı bir sene sonra Antalya’da Ramazan usta vardı, ustamın yanında çalışmaya başladım. Orada saz yapımını ve inceliklerini öğrendim. Daha sonra kendi dükkanımı açtım. 1976’dan bu yana saz yapımı ile uğraşıyorum. Yıllar içinde 5-6 işyeri değişti, ama saz yapımını hiç bırakmadım. Buradan önce pasajın içindeydik kale kapının orada bir pasaj vardı orada çalıştık"
Çocukluktan mesleğe uzanan tutku
Doğan, mesleğe yönelmesinde çocukluktan gelen bir ilgi ve merakın belirleyici olduğunu vurguluyor. Kendi ifadesiyle bu istek erken yaşlarda içinde şekillenmiş:
"Beni bu mesleğe çeken şey sazı çok sevmem. Meraklı olduğum için yapacağım diye de içime doğmuştu. Ben saz yapacağım diye küçükken bile aklımdan geçirmiştim. Benim bu sazı yapmam lazım veya çalmam lazım diye öyle bir his vardı ve de oluştu. Çok sevdiğim için oldu galiba"
Geleneksel ve modern yöntemlerin birleşimi
Usta, saz imalatında el aletleri ile elektrikli makineleri birlikte kullanıyor. Malzeme hazırlığından sap gövdesinin inceltilmesine, vurguların şekillendirilmesine kadar her aşamada hem el işçiliği hem makine desteği uygulanıyor. Kendi sözleriyle:
"Sazın malzemesi daha önce hazırlanıyor. Hazırlandıktan sonra planya ya da el planyaları elektrikli aletleri bunları kullanıyoruz işte keser, çekiçtir el aletlerini de kullanıyoruz. Bunlarla yapıyoruz tabii ki de teknolojiden yararlanıyoruz. Sadece el ile yapmıyoruz, elektrikli aletlerde kullanıyoruz"
Üretim temposu, kalite ve kuşaktan kuşağa aktarım
Doğan, meslek hayatının ilk yıllarında çok daha yüksek bir üretim temposuna sahipti; yaklaşık 30 yıl önce haftada 50 saz üretebildiğini belirtiyor. Bugün üretim sıklığı azalsa da tecrübenin kaliteyi artırdığını ifade ediyor:
"Bundan 30 yıl önce o zaman tabii ki çalışma şeklimiz farklıydı daha seri çalışıyordum. Haftada 50 tane saz yapıyordum. Vurguları dahiL, her tarafını yapmak şartıyla sazın her çeşidini yapıyordum. Daha sonra azaldı tabii ki şuanda sadece meraklı olduğum için yapmaya çalışıyorum. 2-3 ayda bir tane saz ya yapıyorum, ya yapamıyorum. Tabii ki tecrübe artınca kalitede arttı. Kalitesi çok değişti, ama bu sefer üretim çok düştü. Ama ben meraklı olduğum için hem spor amaçlı hem de oturmayı sevmiyorum o yüzden genelde yapmaya çalışıyorum"
Özel siparişlerin eskisi kadar sık olmadığını belirten Doğan, dükkan üretimi ve satışıyla işlerini yürütüyor; ustanın üç oğlu saz yapımı, tamir ve satışa destek veriyor. Kendi ifadesiyle:
"Bundan 5-10 sene önce özel sipariş yapıyordum tabii ki artık fazla yapamıyorum da ara sıra oluyor tabi ki özel sipariş oluyor tek tük olsa da. Sazlar burada yapılıyor dükkanda satılıyor. 3 tane de oğlum var onlarda saz hakkında bir şeyler yapmaya çalışıyorlar, satışa da bakıyorlar, saz tamiri de yapıyorlar. Saz konusunda onlarında biraz tecrübeleri var tabii ki."
Sonuç
Ali Doğan örneği, geleneksel el sanatlarının deneyimle nasıl şekillendiğini ve modern aletlerle nasıl harmanlandığını gösteriyor. Yarım asırlık ustalığın nesilden nesile aktarılması, yerel zanaatın sürekliliği açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
ANTALYA’DA ÇOCUKLUK YILLARINDA BAŞLAYAN BAĞLAMA TUTKUSUNU MESLEĞE DÖNÜŞTÜREN ALİ DOĞAN 50 YILDIR SÜRDÜRDÜĞÜ SAZ YAPIM MESLEĞİNİ İLERLEMİŞ YAŞINA RAĞMEN DEVAM ETTİRİYOR.