Antalya'da çözüm üretme çağrısı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesi öncesi Ankara'da düzenlenen Diplomatik Misyonlar için Bilgilendirme Toplantısı'nda hazırlıkları ve hedefleri paylaştı. Toplantının açılışında Kurum, Girne-Mersin seferini gerçekleştiren yolcu gemisinin Kıbrıs açıklarında alabora olması sonucu yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı diledi ve Nepal'deki sel felaketinin etki ve sonuçlarına dikkat çekti.
Toplantının çerçevesi:
Katılımın geniş olduğu programda, Bakan Kurum küresel iklim krizinin sınır tanımadığına dikkat çekti ve bu gerçeklik karşısında uluslararası dayanışmanın zorunlu olduğunu belirtti. Kurum, iklim krizinin sonuçlarının en ağır şekilde hissedildiği Afrika ülkeleri ve küçük ada devletleri için adaletin önemini vurguladı ve bu ülkelerin yükünü hafifletmenin ortak sorumluluk olduğunu ifade etti.
İklimin öfkesi hiçbir diplomatik kuralı tanımıyor sözleriyle Kurum, afetlerin siyasi sınırları aşan etkisine işaret etti ve krizlerin üstesinden gelebilmek için sınırları aşan bir iradeye ihtiyaç olduğunu savundu.
Uygulama COP'u ve imece ruhu:
Kurum, COP31 sürecini sadece yeni hedefler belirlemek için değil, sahada uygulamaya geçirecek mekanizmaları kurmak için bir fırsat olarak tanımladı. Paris Anlaşması'nı hatırlatarak 2015'teki mutabakat anının sembolik önemine değindi ve bu sefer sözleri eyleme dönüştürme kararlılığının öne çıkacağını söyledi. Bakan, 'Biz, tarihe, Uygulama COP'u olarak geçmeye geliyoruz' ifadesiyle sürecin uygulama odaklı olacağını netleştirdi.
Ayrıca Kurum, geleneksel imece anlayışını iklim eylemine uyarlayarak küresel işbirliğinin önemini vurguladı. Yunus Emre'den alıntılayarak bölüşmenin ve dayanışmanın krizle mücadeledeki rolünü anlattı ve teknolojinin, finansmanın ve bilginin paylaşılmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Antalya için sahada somut planlar:
Bakan Kurum, COP31 hazırlıklarını sadece masa başında yürütmeyeceklerini, sahaya inerek somut işler yapacaklarını aktardı. İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi ile kaynakların etkin kullanılmasına odaklanacaklarını; Sayın Emine Erdoğan ile birlikte Fethiye Körfezi'nde deniz temizliği ve Türkiye'nin en kapsamlı dip çamuru temizliği çalışmasının başlatılacağını, ardından Trabzon'da deniz ve okyanus duyarlılığına yönelik etkinliklerin planlandığını bildirdi.
Program takvimi çerçevesinde Bakü, New York, Londra ve Fiji gibi şehirlerde yapılacak çalışmalara değinen Kurum, özellikle Fiji'deki Pre-COP zirvesinde Pasifik ülkelerinin kırılgan sesinin dünya kamuoyuna taşınacağını söyledi. Nihai hedef olarak Kasım ayında Akdeniz'in kalbinde Antalya'da düzenlenecek zirvenin, dünya liderlerini ve farklı paydaşları bir araya getirerek somut eylemler üreteceği belirtildi.
Antalya, sorunları tekrar tekrar konuşmanın yeri olmasın, çözümün adresi olsun çağrısıyla Kurum, büyükelçilerden ve diplomatik misyon temsilcilerinden ülkelerinin hem umutlarını hem de kaygılarını açıkça masaya getirmesini talep etti. Böylece farklılıkların zenginlik olarak değerlendirilip ortak zemin büyütülecek, sahadaki dönüşümler hızlandırılacak.
Kurum konuşmasında ayrıca Türkiye'nin 2053 Net Sıfır vizyonu, yenilenebilir enerji yatırımları ve saha uygulamalarına dayalı başarı kriterleriyle masada sadece ev sahibi değil, eylem gösteren bir aktör olarak bulunacağını vurguladı. Başarının göstergesinin belge ve bildirgeler değil, tarlada, sanayide ve şehirlerde hissedilen gerçek dönüşümler olacağını sözlerine ekledi.
Toplantı, diplomatik kanallar aracılığıyla Antalya'nın COP31 sürecinin tartışma noktası olmaktan çıkarılarak çözüm üreten bir merkeze dönüştürülmesi hedefinin tüm taraflarla paylaşılması ve uygulamaya dönük taahhütlerin artırılması çağrısıyla sona erdi.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANI MURAT KURUM, COP31 BAŞKANLIĞI, DİPLOMATİK MİSYONLAR İÇİN BİLGİLENDİRME TOPLANTISI'NDA KONUŞTU