ASO resepsiyonunda iş dünyası ile diplomasi merkezde
Ankara Sanayi Odası tarafından Ankara Etnografya Müzesi'nde düzenlenen Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu, iş dünyası ile yabancı misyon temsilcilerini bir araya getirdi. Programa Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ASO Başkanı Seyit Ardıç, çok sayıda ülkenin büyükelçisi, diplomatik misyon temsilcileri, uluslararası kuruluşların yöneticileri ve iş dünyasından temsilciler katıldı.
resepsiyonun amacı ve katılımın kapsamı:
ASO Başkanı Seyit Ardıç, etkinlikte Ankara'da yüzden fazla ülkenin büyükelçisi, diplomatik misyon temsilcileri ve uluslararası kuruluş yöneticilerini iş dünyası ile buluşturduklarını belirtti. Toplantının temel hedefi, Ankara'nın küresel diplomasideki konumunu güçlendirirken iş dünyası ile diplomatik misyonlar arasındaki diyaloğu derinleştirmek ve kalıcı iş birlikleri tesis etmek oldu.
Ardıç, düzenlenen resepsiyonların bugüne kadar yeni dostluklara ve somut iş birliklerine kapı araladığını vurguladı ve başkanlık döneminde yaklaşık 50 ülkenin büyükelçisiyle bir araya geldiğini aktardı. Görüşmelerde ticaret, yatırım ve ortak projelerin yanı sıra firmalarımızın karşılıklı pazarlara erişimi ele alındı.
diyalog, güven ve ekonomik iş birliği:
Ardıç, ekonomi ve ticaretin rakamlarla başladığını ancak kalıcı ortaklıkların yüz yüze kurulan ilişkiler ve karşılıklı güven ile büyüdüğünü ifade etti. Büyükelçiliklerin katkısının, ülkeler arasındaki ekonomik bağları güçlendirerek ortak refahı artıracağına dikkat çekti. Bu çerçevede iş dünyasının girişim gücünün diplomasi kanallarıyla buluşmasının önemine vurgu yapıldı.
jeostrateji ve Türkiye'nin çok boyutlu konumu:
Konuşmasında Türkiye'nin coğrafi avantajlarına değinen Ardıç, ülkenin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika arasında köprü işlevi gördüğünü söyledi. Avrupa ile uzun yıllara dayanan entegrasyon, Orta Asya enerji kaynaklarına yakınlık, Türk dünyasıyla gelişen ilişkiler ve Orta Doğu pazarlarına erişim gibi unsurların Türkiye'ye geniş bir ekonomik hareket alanı sağladığını belirtti.
Ardıç ayrıca Orta Koridor ile Kalkınma Yolu'nun Türkiye'de kesişmesinin ülkeyi ticaret ve lojistik ağlarının doğal merkezlerinden biri hâline getirdiğini vurguladı. Bu nüanslarla Türkiye'nin jeoekonomik ağırlığını artırdığı ifade edildi.
avrupa ilişkileri, gümrük birliği ve vize talebi:
Türkiye'nin yalnızca transit konumuyla değil, aynı zamanda güçlü üretim ve sanayi altyapısıyla da önemli bir üretim ortağı olduğunu söyleyen Ardıç, Avrupa ile ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi gerektiğini belirtti. Gümrük Birliği'nin 30 yılı aşmış olması nedeniyle günümüz ticaret dinamiklerine göre yenilenmesinin Türkiye ve AB yararına olacağını kaydetti.
Ardıç, iş dünyasının önündeki en önemli engellerden birinin vize süreçleri olduğunu ifade etti. Fuar takvimleri ve yatırım görüşmelerinin uzun vize randevularını beklemediğini, hatta randevu alınsa bile vizenin çıkmasının belirsiz olduğunu belirterek, Avrupa büyükelçilerinden bu iki konuda somut destek istedi.
Ankara'nın sanayi-üniversite-teknoloji ekosistemi:
Başkentin sanayi üretimini üniversite, araştırma ve teknoloji altyapısıyla bütünleştiren bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Ardıç, Ankara'nın savunma sanayii, havacılık ve ileri mühendislik alanlarında güçlü birikime sahip olduğunu söyledi. Ankara'da bulunan 15 organize sanayi bölgesi, 168 Ar-Ge merkezi, 39 tasarım merkezi, 14 teknopark, 11 teknoloji geliştirme merkezi ve 22 üniversite bu ekosistemin somut unsurları olarak öne çıktı.
Bu güçlü yapının ihracata da yansıdığını belirten Ardıç, Ankara'nın yıllık ihracatının yaklaşık 20 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve yüksek teknolojili ürünlerin Ankara ihracatındaki payının %13 olduğunu söyledi. Bu oranın ülke ortalamasının üç katından fazla olduğu vurgulandı.
Ankara'nın savunma sanayiindeki önemi de öne çıkarıldı. Türkiye merkezli Top 100 listesinde yer alan 5 savunma şirketinin tamamının Ankara'da bulunduğu ve ASO üyesi olduğu belirtildi. Yurt dışı müteahhitlik alanında da Türkiye'den dünyanın en büyük 250 firmasına giren firma sayısının 45'ten 48'e yükseldiği ve bu firmalardan 22'sinin Ankara merkezli olduğu paylaşıldı.
stratejik projeler: teknoloji üssü, serbest bölge ve sıfır atık osb:
ASO'nun hayata geçirmeyi planladığı projeler de resepsiyonda paylaşıldı. Temelli Sanayi Havzası'nda planlanan ASO Teknoloji Üssünin 1 milyon metrekare alan üzerinde, 440 bin metrekare kapalı alana sahip olması, 800'den fazla firmaya ev sahipliği yapması, 18 bin nitelikli istihdam sağlaması ve Ankara ihracatına yıllık 1,5 milyar dolar katkı sunması öngörülüyor.
Aynı bölgede Oda'ya ait 4,2 milyon metrekare alanda planlanan ASO Serbest Bölgesinin ise 200'ün üzerinde yerli ve yabancı firmayla yaklaşık 40 bin istihdam ve 4 milyar dolar civarında ihracat katkısı sağlaması hedefleniyor.
Resepsiyonda ayrıca Sıfır Atık hareketini sanayinin merkezine taşıyacak projenin ilk kez paylaşıldığı duyuruldu. Emine Erdoğan'ın öncülüğündeki harekete paralel olarak planlanan ASO Döngüsel Sanayi ve Sıfır Atık OSB, yaklaşık 5 milyon metrekare alanda kurulacak ve 250 civarında firmaya ev sahipliği yapacak. Bölgede bir işletmenin firesi, atık ısısı ve suyu başka bir işletmenin girdisine dönüşerek kaynak kullanımı bölge ölçeğinde verimli biçimde yönetilecek.
insani sorumluluk ve kapanış mesajı:
Ardıç, konuşmasında uluslararası gündeme de değinerek Gazze'de yaşanan insani dramın görmezden gelinemeyeceğini belirtti. Uluslararası topluma sivillerin korunması, insani yardımların ulaştırılması ve kalıcı barışın sağlanması için sorumluluk alma çağrısında bulundu. Savaş istemediklerini, silahların sustuğu ve çocukların umutla büyüdüğü bir coğrafya istediklerini yineledi.
Resepsiyon, diplomasi ve iş dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesine yönelik mesajlar ve Ankara'nın üretim, teknoloji ve lojistikteki güçleri ile yeni projelerin paylaşılmasıyla son buldu.
ANKARA SANAYİ ODASI (ASO) BAŞKANI SEYİT ARDIÇ (SOLDA)