Ankara'daki NATO zirvesi yeni dönemin yol haritasını çizecek
Milli İstihbarat Akademisi Doktor Öğretim Üyesi Merve Önenli Güven, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO 36. Liderler Zirvesi'nin ittifakın güvenlik anlayışında belirleyici bir dönemeç olacağını söyledi. Güven, toplantının yalnızca diplomatik protokolden ibaret olmadığını, NATO'nun hibrit tehditler, terörle mücadele, yük paylaşımı ve NATO 3.0 başlıklarında somut dönüşüm adımlarının tartışılacağı bir zemin sağlayacağını belirtti.
Zirvenin kapsamı ve katılımcılar
Zirve, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO 36. Liderler Zirvesi olarak planlanıyor. Metinde yer aldığı biçimiyle ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılacağı toplantıda 32 müttefik ülkenin lideri, yaklaşık 100 bakan, Asya-Pasifik ortakları ile İstanbul İşbirliği Girişimi ülkelerinin temsilcileri bulunacak. Yaklaşık 3 bin yabancı basın mensubu ve binlerce konuğun izleyeceği etkinlik, ittifakın geleceğinin tartışıldığı kritik bir dönemde düzenleniyor.
Türkiye'nin rolü ve stratejik önemi
Merve Önenli Güven, Türkiye'nin sadece jeopolitik değil jeostratejik konumuyla da NATO içinde merkezi bir rol üstlendiğini vurguladı. Güven, Türkiye'nin 1952'de ittifaka katıldığı dönemdeki konumundan farklı olarak bugün Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Karadeniz ve Afrika arasında stratejik bir merkez hâline geldiğini ifade etti. Ayrıca Türkiye'nin bölgesel istikrarın sağlanması ve ortak istihbarat paylaşımına yaptığı katkıların ittifak açısından belirleyici olduğuna dikkat çekti.
Hibrit tehditler ve ittifakın dönüşümü
Güven, güncel güvenlik ortamının yalnızca devletler arası çatışmalarla sınırlı olmadığına işaret ederek, hibrit tehditler, terörizm, radikalleşme ve asimetrik savaş yöntemlerinin uluslararası güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Terör örgütlerinin değişen güvenlik ortamına uyum sağladığını ve şiddetin günlük hayatta farklı görünümler alabildiğini söyleyen Güven, NATO'nun da bu yeni tehditler karşısında adaptasyon göstererek yeni politikalar üretmek zorunda olduğunu kaydetti.
Zirve gündemi: NATO 3.0 ve yüzde 5 hedefi
Zirvenin ana gündem maddeleri arasında yük paylaşımı ve NATO 3.0 yaklaşımı öne çıkıyor. Metinde aktarıldığı üzere NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin "delivery summit" olarak tanımladığı çerçevede müttefiklerin, 2025 Lahey Zirvesi’nde kararlaştırılan Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 5 oranındaki savunma harcaması hedefine ulaşmak için attıkları adımların açıklanması bekleniyor. Bu hedefin uygulama detayında savunma harcamalarının yüzde 3,5'inin doğrudan savunmaya, yüzde 1,5'inin ise savunmayla bağlantılı altyapı ve güvenlik yatırımlarına ayrılması öngörülüyor.
Türkiye'nin öncelikleri: savunma sanayi kısıtlamalarının kaldırılması
Ankara'nın zirvede gündeme getirmesi beklenen konulardan biri, müttefikler arasındaki savunma sanayi kısıtlamalarının kaldırılması olacak. Türkiye, bir NATO üyesinin başka bir NATO üyesine uyguladığı yaptırım ve ihracat kısıtlamalarının ittifakın bütünlüğüne zarar verdiğini savunuyor. Bu kapsamda geçmişte uygulanan savunma sanayi ambargoları, ABD'nin CAATSA yaptırımları ve Avrupa'daki bazı ayrımcı uygulamalar Ankara'nın gündeminde yer alacak.
Uzmanlara göre Ankara Zirvesi, ittifakın yeni güvenlik mimarisinin şekilleneceği bir platform olmasının yanı sıra, Türkiye'nin uluslararası güvenlik diplomasisindeki ağırlığını da gösterecek kritik bir toplantı niteliği taşıyor.
MİLLİ İSTİHBARAT AKADEMİSİ DOKTOR ÖĞRETİM ÜYESİ MERVE ÖNENLİ GÜVEN, ANKARA’DA DÜZENLENECEK NATO ZİRVESİ’NİN, İTTİFAKIN HİBRİT TEHDİTLER, TERÖRİZMLE MÜCADELE, YÜK PAYLAŞIMI VE NATO 3.0 YAKLAŞIMI KAPSAMINDA DÖNÜŞÜMÜNÜ ORTAYA KOYACAĞINI BELİRTEREK, TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK VE JEOSTRATEJİK KONUMUYLA NATO’NUN 360 DERECE GÜVENLİK STRATEJİSİNİN MERKEZİNDE YER ALDIĞINI SÖYLEDİ.