Alzheimer Türkiye'yi 2050'de bekleyen sağlık yükü olabilir

Dünya genelinde 57 milyon demans vakası var; Türkiye'de yaklaşık 700 bin kişi demansla yaşıyor ve 2050'de vaka sayısı 2–2,5 kat artabilir.

Yayın Tarihi: 20.09.2026 10:15
Güncelleme Tarihi: 20.09.2026 10:15

Alzheimer Türkiye'yi 2050'de bekleyen sağlık yükü olabilir

küresel ve ulusal boyut

Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli'nin 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü açıklamasına göre, Dünya Sağlık Örgütü verilerinde yaklaşık 57 milyon kişinin demansla yaşadığı ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka görüldüğü belirtiliyor. Alzheimer hastalığı, demans vakalarının yaklaşık %60-70'ini oluşturuyor.

Türkiye'de ise şu an için yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşadığı tahmin ediliyor. Nüfusun hızla yaşlanması nedeniyle Prof. Dr. Gömceli, bu sayının 2050 yılına kadar 2-2,5 katına çıkabileceğini ve 65 yaş üstü nüfus oranının yüzde 10 seviyelerinden 2050'de yüzde 23'e yükselmesinin beklendiğini vurguluyor.

hastalık nasıl seyreder ve risk faktörleri

Alzheimer, beyindeki sinir hücrelerinin ilerleyici hasarı ve ölümü ile seyreden nörodejeneratif bir hastalık. Hastalık bellek, düşünme, dil, yargı ve günlük yaşam becerilerinde zaman içinde bozulmaya yol açıyor. Genellikle 65 yaş üzerinde başlamakla birlikte daha genç yaşlarda da görülebiliyor. Başlangıçta hafif unutkanlık olarak görülen belirtiler; yakın geçmişi hatırlamada zorlanma, eşyaları yanlış yerlere koyma, kelime bulmada güçlük ve yönünü şaşırma şeklinde ilerleyebilir. İlerleyen evrelerde bağımsız yaşam neredeyse imkansız hale gelebiliyor. Prof. Dr. Gömceli, alzheimer'ın yaşlanmanın doğal bir sonucu olmadığını belirtiyor.

yaş ve diğer risk faktörleri

Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmiyor; ancak beyinde beta-amiloid plaklar ve tau proteinlerinin birikimi sinir hücrelerini bozup hücre ölümüne yol açıyor. Yaş en güçlü risk faktörü olarak öne çıkıyor; 65 yaş sonrası risk belirgin şekilde artıyor. Aile öyküsü ve APOE 4 gibi genler riski yükseltebiliyor, ancak genetik yatkınlık tek başına belirleyici değil.

Genetik olmayan ve önem taşıyan diğer risk faktörleri arasında yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite, kalp-damar hastalıkları; ayrıca fiziksel hareketsizlik, sigara, aşırı alkol tüketimi, sosyal izolasyon, işitme kaybı, kafa travmaları ve hava kirliliği yer alıyor.

mücadelede erken tanı ve önlenebilir faktörler

Prof. Dr. Gömceli, Dünya Sağlık Örgütü'nün güncel rehberlerine atıfla demans riskini etkileyen birçok değiştirilebilir faktör bulunduğunu belirtiyor. Erken tanı konulduğunda başlayan destek ve tedavilerin hastalığın seyrini yavaşlatabileceğini ve yaşam kalitesini artırabileceğini vurguluyor. Unutkanlık, kelime bulma güçlüğü veya davranış değişiklikleri fark edildiğinde vakit kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini söylüyor.

risk azaltma ve yaşam tarzı önerileri

Alzheimer'ı kesin olarak önleyen bir yöntem olmamakla birlikte, hastalığın ortaya çıkışını geciktirmek ve riski azaltmak mümkündür. Prof. Dr. Gömceli'nin önerileri şunlar:

- Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmak.

- Akdeniz veya DASH tipi beslenme düzenini benimsemek.

- Tansiyon, kan şekeri ve kolesterolün kontrol altında tutulmasını sağlamak.

- Sosyal ve zihinsel aktiviteleri sürdürmek, sosyal izolasyondan kaçınmak.

- İşitme ve görme sorunlarını ihmal etmemek.

- Sigara ve aşırı alkolden uzak durmak.

- Kaliteli uyku ve stres yönetimine dikkat etmek.

- Kafa travmalarından korunmak.

Gömceli, Alzheimer'ın bireyi, aileyi ve toplumu derinden etkilediğini belirterek farkındalığın artırılmasını, risk faktörlerinin kontrol altına alınmasını ve bilimsel gelişmelerin yakından takip edilmesini mücadelede önemli adımlar olarak sıralıyor.

ÖROLOJİ UZMANI PROF. DR. YASEMİN BİÇER GÖMCELİ

ÖROLOJİ UZMANI PROF. DR. YASEMİN BİÇER GÖMCELİ

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.