Adıyaman'da binlerce yıllık erozyonla şekillenen 200 hektarlık marnlı arazi
Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan ve 200 hektarı bulan alan, rüzgar ve su erozyonunun uzun süreli etkisiyle oluşan sıra dışı yer yüzü şekilleriyle dikkat çekiyor.
Alan, marnlı kireç taşı (killi kireç taşı) yapısı ve açık krem-beyaz tonları ile öne çıkıyor. Rüzgarın etkisiyle oluşan kıvrımlar, dalgalı sırtlar ve kendine has mikro-kanyonlar bölgeye estetik ve mistik bir görünüm kazandırıyor.
Jeolojik özellikler ve nadir kırgıbayır oluşumları
Doğa olaylarının aşındırıcı etkisi sonucunda meydana gelen dalgalı yer şekilleri, bölgenin jeomorfolojik açıdan nadir sayılan kırgıbayır oluşumlarına örnek teşkil ediyor. Ana kayaçların uzun sürede su ve rüzgar erozyonuyla ayrışması, bu özgün morfolojinin temel nedeni olarak gösteriliyor.
Koruma çalışmaları ve bilimsel bulgular
1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresi destekli ve TEMA Vakfı yürütücülüğünde hazırlanan erozyon kontrol projesi, alanda bitkilendirme amaçlı planlandı ve 2000 yılında uygulandı. Yapılan koruma çalışmaları ve takip araştırmaları, zamanla toprak kalitesinde olumlu değişimler olduğunu gösteriyor.
Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik alanla ilgili olarak şunları aktardı: Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozisyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk
Turizm ve yerel algı
Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgenin estetik ve bilimsel değerleri, doğa turizmi açısından potansiyel taşıyor.
Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik