Yargıtay'ın açılışında güçlü katılım
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmayla yeni adli yılın başladığını ilan etti. Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, yüksek mahkemelerin başkan ve üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Kerkez, konuşmasının başında görev başında hayatını kaybeden yargı mensupları ve adalet çalışanlarını minnetle andı ve 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümünü kutladı.
Adaletin ölçüsü: haklılık ve eşitlik
Kerkez, adaletin temel kıstası olarak gücü değil hakkı işaret ederek, "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur" sözünü vurguladı. Konuşmasında adalet arayışının tarih boyunca devletin kuruluşundan bireysel vicdana kadar birçok zeminde sürdüğünü belirtti ve adaletin, haksızlığa uğrayanların hak arama mücadelesiyle şekillendiğini söyledi.
Kerkez, adaletin tarafsızlığına dikkat çekerek, "Adalet haklı ile güçlü arasındaki tercihini yaparken yalnızca hakkı esas alır. Tarafların haklı veya haksız olmasına karar verirken hiç kimsenin güçlü veya güçsüz olmasına bakmaz" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın, vatandaşın devlete duyduğu güvenin temel unsurunu oluşturduğunu belirtti.
Adaletin toplumsal algısı:
Başkan Kerkez, adalet duygusunun toplumun vicdanında tecelli etmesi gerektiğini ve bunun için artık kimsenin haksızlığa uğramasına ihtiyaç olmadığını söyledi. Adaletin gerçekleşmesinin, yalnızca kanun yapımıyla değil, kanunların herkese eşit uygulanmasıyla sağlanabileceğini vurguladı.
Hakimin bağımsızlığı ve mesleğin sorumluluğu
Konuşmada hakimliğin doğasında var olan yalnızlık ve sorumluluk temaları ön plana çıktı. Kerkez, "Hakim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir" sözleriyle bağımsızlığın gerekliliğini dile getirdi ve bağımsızlık ile tarafsızlığın, toplumun adalete güveni açısından belirleyici olduğunu belirtti.
Her kararın arkasında gerçek hayatlar olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Mahkeme salonundaki kürsünün yüksek olması, hakimin taraflardan uzaklaşması için değil; dava konusunun bütününü daha iyi görebilmesi ve tarafların halini daha iyi anlayabilmesi içindir." Kerkez, kararların gerekçeli, anlaşılır ve ikna edici olmasının önemine dikkat çekti ve hakimlerin zaman yönetimini iyi yapmaları gerektiğini kaydetti.
Zamanında karar vermek:
Kerkez, "Geciken adalet, adalet değildir" prensibini hatırlattı ve hızlı karar vermek ile zamanında karar vermek arasındaki farkı vurguladı: "Yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir. Hakim doğru karar verir, gerekçeli karar verir, anlaşılır karar verir, makul sürede karar verir, en önemlisi adil bir karar verir." Ayrıca uyuşmazlıkların dava açılmadan çözülmesi, arabuluculuk ve uzlaştırma mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Teknoloji, yapay zeka ve hukuk güvenliği
Kerkez, UYAP, elektronik dosya, dijital mevzuat, içtihat veri tabanları, elektronik tebligat, e-Duruşma ve SEGBİS gibi uygulamaların yargının çalışma biçimini köklü şekilde değiştirdiğine dikkat çekti. Yapay zekanın, milyonlarca kararın kısa sürede incelenmesi, benzer içtihatların tespit edilmesi ve dosyaların tasnifinin kolaylaştırılması gibi alanlarda yarar sağlayabileceğini belirtti.
Ancak bu kazanımların, hukuk sisteminin güvenceleri ve kontrol mekanizmaları korunarak kullanılmasını şart koştu: "Teknoloji insanın yerinde değil, insanın yanında olmalıdır. Çünkü teknoloji hızlı olabilir ama sağduyu gösteremez. Veri sunabilir ama sorumluluk üstlenemez. Benzer kararları bulabilir ama vicdani kanaat oluşturamaz." Kerkez, teknolojinin kullanımının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle uyumlu olması gerektiğini söyledi.
İçtihat birliği, deprem dosyaları ve adli koordinasyon
Yargıtay olarak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleriyle içtihat birliğini güçlendirme çalışmaları yürütüldüğünü belirten Kerkez, 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesindeki mahkemelerin ve Yargıtay dairelerinin katılımıyla İzmir'de geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildiğini aktardı. Toplantının amacının deprem dosyalarının tüm yönleriyle ele alınarak yargılamaların hızlandırılması ve içtihat uyumunun sağlanması olduğunu ifade etti.
Adliye personeli, avukatlar ve yeni hedefler
Kerkez, zabıt katiplerinden mübaşirlere, yazı işleri müdürlerinden infaz koruma memurlarına kadar adalet teşkilatının tüm çalışanlarına teşekkür etti ve avukatların "vatandaşımızın mahkemedeki sesi" olduğunu vurguladı. Yeni adli yıl için hedefleri şöyle sıraladı: vatandaşın hakkına daha hızlı ve eksiksiz ulaşmasını sağlamak, yargılamaların makul sürede tamamlanması için daha fazla çalışmak, içtihat birliğini güçlendirmek, kararların niteliğini ve gerekçesini geliştirmek ve meslek etiğini her şeyin üzerinde tutmak.
Konuşmasını, Yargıtay binasında protokol giriş katında açılan Yargıtay Hukuk Müzesi'nin duyurusuyla tamamlayan Kerkez, projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve emeği geçenlere teşekkür etti. Son olarak, Mustafa Kemal Atatürk'ün sözünü hatırlatarak 2026-2027 Adli Yılı'nı açtı: "Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz."
Yargıtay Başkanı Kerkez: "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur"