65 yaşındaki Remziye Demir, Halk Eğitim dikiş kursuna devam edebilmek için sınıfta kalma talebinde bulunuyor
Adapazarı'nda yaşayan 65 yaşındaki Remziye Demir, yıllarca çocuklarını okutmak için yaptığı fedakârlıkların ardından emeklilik günlerini Adapazarı Halk Eğitim Merkezindeki dikiş kursunda geçiriyor. Demir, kursa olan bağlılığı nedeniyle gelecek yıl da katılabilmek için usta öğreticisinden kendisini bilerek sınıfta bırakmasını istiyor.
Hayat mücadelesi ve kursa geliş
Remziye Demir, çocuklarını Almanya'da üniversitede okutabilmek amacıyla önce dükkan çalıştırdı, ardından başkalarının çocuklarına bakıcılık yaparak dershane masraflarını karşıladı. Evlatlarını evlendirdikten sonra dikiş kursuna başlayan Demir, kursu hem meslek öğrenme hem de sosyalleşme alanı olarak tanımlıyor.
Demir, yaşadıklarını ve kursa duyduğu tutkuyu şöyle aktarıyor: "Kursa isteyerek başladım. Çocuklarım vardı; onlar okudular, evlendiler ve evden gittiler. Onları okutmak, dershane paralarını çıkartmak için dışarıda başkalarının çocuklarına bakıcılık yaptım, dükkan çalıştırdım. Herkes evlenince ben de rahatladım ve şu anda kendi hayatıma bakıyorum. Yalnız yaşıyorum ve kendimi eve kapatmak istemediğim için burayı tercih ediyorum. Sevmesem gelmem; önceleri akşam kurslarına bile katılıyordum."
Neden "sınıfta kalma" isteği?
Kursu "dünyadan kopma noktası" olarak nitelendiren Demir, dikişi ve el sanatlarını çok sevdiğini belirtiyor. Kendisini bilinçli olarak başarısız kılarak kursa dönme gerekçesini şu sözlerle açıklıyor: "Bazen hocama 'Hocam beni bırakır mısın, seneye tekrar geleyim' diyorum. Sırf seneye de gelebilmek için kendimi sınıfta bıraktırmaya çalışıyorum. Çarşamba günleri pazardan aldığım kumaşları değerlendirmek, ortaya bir ürün çıkarmak bana zevk veriyor. Kendime, çocuklarıma, torunlarıma dikiyorum. Onlar mutlu olunca ben de mutlu oluyorum."
Kursun kadınlara sağladığı katkılar
Usta öğretici Gül Esin Balık kursun katılımcılar üzerindeki psikolojik ve ekonomik etkisine dikkat çekiyor. Balık, kursa farklı yaş gruplarından kadınların katıldığını, katılımcıların ev ortamından çıkarak kendilerine veya yakınlarına üretim yapmanın moral verdiğini belirtiyor: "İnanın bazen sadece sohbet etmek için bile geliyorlar. Bu kurslar özellikle emekli kadınlar için müthiş bir imkan. Modülleri tamamlayanlar ustalık belgesi kazanıyor. Usta öğreticilik sınavlarında başarılı olurlarsa öğretmenlik yapabiliyorlar. Belirli bir krediyi doldurduktan sonra ise kendi iş yerlerini açma belgesi elde edebiliyorlar."
Remziye Demir'in hikâyesi, Halk Eğitim Merkezlerinde düzenlenen dikiş-nakış kurslarının hem bireysel tatmin hem de toplumsal fayda sağladığını gösteren örnekler arasında yer alıyor.
65 yaşındaki Remziye Teyze'nin "sınıfta kalma" azmi